Delis türkçesi Delis nedir

Delis ingilizcede ne demek, Delis nerede nasıl kullanılır?

Delish : Tatlı. Enfes. Lezzetli. Nefis.

Delist : Borsa kotundan çıkarmak. (menkul kıymetler borsası) borsa kotundan çıkarmak. Bir kimseyi veya şeyi bir listeden çıkarmak. Birleşme suretiyle bir araya gelmiş olan şirketler grubunu ayrı şirketlere ayırmak. İşlem sırasını kapatmak. Borsadaki listeden silmek. Listeden çıkarmak. Listeden silmek.

Delisting : (menkul kıymetler borsası) borsa kotundan çıkarma. Borsa kotundan çıkarma. Listeden silme. Bir kimseyi veya şeyi bir listeden çıkarma. Borsadaki listeden silme. Listeden çıkarma.

Fleurdelis : Süsen çiçeği. Susam.

Mendelism : Mendelizm. Mendelcilik. Mendel tarafından bulunan ve bitki ve hayvanlarda karakterlerin kalıtımının mendel yasalarına (alellerin ayrılması ve bağımsız dağılım yasası) göre açıklanması. mendelizm.

Deliberated : Tartışmak. Ölçünmek. Düşünmek. Kasti. Tartmak. Ölçüp biçmek. Danışmak. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Temkinli olmak. Üzerinde tartışmak.

Deliberately : Mahsus. İnadına. Tasarlayarak. Bilerek. Kasten. Kasıtlı olarak. İncelikli bir şekilde. Kasti olarak. Bile bile.

Deliberate entry barriers : Aksak rekabet piyasalarında firmaların sınır limit fiyat uygulaması gibi bilinçli olarak seçtikleri yöntemlerle yeni firmaların piyasa girişini engellemesi. Kasıtlı giriş engelleri.

 

Deliberate attack : Amaçlanmış saldırı. Planlı saldırı. Tasarlanmış saldırı. Kasti saldırı. Planlı taarruz. Hazırlıklı taarruz.

Deliberate : Ölçünmek. Danışmak. Tedbirli. Kasıtlı. Düşünmek. Ağır. Tasarlanmış. Emin. Temkinli olmak. Temkinli.

İngilizce Delis Türkçe anlamı, Delis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snack : Atıştırmalık. Tatlı (yemek aralarında yenilen). Hafif yemek. Aperatif. Hisse. Lokma. Pay. Ara öğün. Çerezlenmek.

Appetizers : Aperitifler. İştah açıcılar. İştah açıcı yiyecek. Çerezlik. Aperatif. Atıştırmak için. İştah açıcı. Çerez.

Fast food : Ev yemeğine alternatif teşkil eden, çabuk hazırlanan ve servisi yapılan, uygun fiyatta yiyecek, fast food. Hamburger türü yiyecek. Hızlı yiyecek. Pizza gibi hazır yiyecekler. Ayaküstü yenilen yiyecek. Fast food. Ayak üstü yemek. Ayaküstü yemek.

Store : Ambar. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Hafızaya almak. Yüklemek. Ardiyeye koymak. Depolamak. Mağaza. Biriktirmek. Doldurmak. Stok.

Appetizer : İştah açıcı. İştah açıcı şey. Çerez. İştah açar. İştah açıcı yiyecek. Atıştırmak için. Aperatif. Aperitif. Çerezlik.

Antipasto : Ordövr. Meze (italyanca). Ordövrün italyan eşdeğeri. Antıpasto. Ana yemekten önce servis yapılan yiyecek.

Snacks : Aperatif. Pay. Hafif yemek. Atıştırmalık aperatif. Kuru yemiş.

 

Side order : Garnitür.

Delly : Bu tür dükkanlarda satılan ürünler (pişmiş et ve hazır salata gibi). Peynir hazır salata ve pişmiş et satan dükkan. Mezeci. Hazır yemekçi.

Delis synonyms : food shop, frederick delius, deli, bodega, charcuterie, horsdoeuvre, appetiser, side dish, convenience food, delicatessen, ready to serve food, delicatessens, starter, convenience foods, shop, bodegas, antipastos, delicatessen food.