Snacks türkçesi Snacks nedir

  • Kuru yemiş.
  • Meze.
  • Atıştırmalık aperatif.
  • Hafif yemek.
  • Pay.
  • Mezeler.
  • Aperatif.

Snacks ile ilgili cümleler

English: We prepared snacks beforehand.
Turkish: Biz önceden aperatifleri hazırladık.

English: Ali is eating snacks.
Turkish: Ali aperatifler yiyor.

English: What snacks do you have?
Turkish: Ne çeşit mezeleriniz var?

English: What snacks do you enjoy eating?
Turkish: Hangi aperatifleri yemekten hoşlanıyorsun?

English: You shouldn't eat snacks between meals.
Turkish: Öğünler arasında abur cubur yememelisin.

Snacks ingilizcede ne demek, Snacks nerede nasıl kullanılır?

Salty snacks : Tuzlu meze. Tuzlu atıştırmalık (tuzlu krakerler, kuruyemişler, cipsler, vb. gibi).

Snack bar : Hafif yiyecek ve çeşitli içeceklerin satıldığı küçük restoran. Müşterilerinin bar gibi bir tezgahın önünde oturduğu ufak lokanta. Büfe. Snekbar. Ayakta meze gibi yiyeceklerin atıştırıldığı lokanta. Aperatif ve sandviç servisi yapılan bar. Hafif yemek yenen yer. Genellikle bir tezgah çevresinde oturulan. Hafif yemek büfesi.

Snack food : Atıştırmalık gıda. Hafif yemek. Çerez.

Afternoon snack : Öğleden sonra kahvaltısı. Öğleden sonra yenilen hafif yemek.

Have a snack : Aperatif almak. Atıştırmak.

Snaffle bit : Hafif gem.

Snaffle : Hafif gem vurmak. Ağzına gem vurmak. Aşırmak. Yürütmek. Hafif gem.

 

Snack : Çerez. Çerezlenmek. Lokma. Hafif şeyler yemek. Hisse. Aperatif. Tatlı (yemek aralarında yenilen). Meze. Ara öğün. Hafif yemek.

Non sna : Sna olmayan.

Snaffles : Aşırmak. Hafif gem vurmak. Hafif gem. Yürütmek.

İngilizce Snacks Türkçe anlamı, Snacks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snacks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blind snake : Hint kör yılanı. Kör yılan. Pullu sürüngenler (squamata) takımının, kör yılangiller (typhlopidae) familyasından, 75 cm kadar uzunlukta, yunanistan ve batı asya'da yaşayan bir tür. Pullu sürüngenler (squamata) takımının, kör yılangiller (typhlopidae) familyasından, hindistan'da toprak altında yaşayan bir tür.

Light meal : Orta büyüklükteki yemek.

Side order : Garnitür.

Worm snake : Yılan.

Antipastos : Antıpasto. Ordövrün italyan eşdeğeri.

Tiffin : İowa eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde şehir. İkindi kahvaltısı.

Refreshments : Yiyecek. Dinçleşme. Serinletme. Canlanma. Serinletici içkiler. Yeme içme. Yiyecek ve içecek. Serinletici içki. İçecek.

Barrier : Start sınırı. Bir aracın gidişini engelleyen nesne. Set. Hail. Engel. Antartika'daki buz engeli. Engelleme. Duvar. Çit.

Starter : Başlatan. Çıkış yargıcısı. Ordövr. Yolverici. Başlatıcı. Yarışa katılan kimse. Başlatan kimse. Bisiklet, madencilik alanlarında kullanılır.

Dole : Yoksulluk yardımı. İşsizlik parası. Keder. (yoksullara para veya yiyecek) dağıtmak. Kısım. İşşizlik maaşı almak. İşsizlik yardımı. Hüzün. Yardım.

Snacks synonyms : suborder ophidia, colubrid snake, diapsid reptile, colubrid, diapsid, elapid snake, suborder serpentes, serpentes, elapid, trouser, delis, cut, starters, refection, contribution, appetizers, deli, collation, pant, ophidia, serpent, antipasto, constrictor, commons, ophidian, snack food, collations, aperitifs, nosh, side dish, appetiser, noshes, luncheons.

 

Snacks zıt anlamlı kelimeler, Snacks kelime anlamı

Tense : Gerilmiş. Gerginleştirmek. Çekmek. Stresli. Kip. Gergin. Stres içinde. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Germek.

Snacks antonyms : anapsid.