Demodifier türkçesi Demodifier nedir

  • Geriye düzeltici.

İngilizce Demodifier Türkçe anlamı, Demodifier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demodifier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intensifier : Bir negatifin baskı yoğunluğunu arttırmak için kullanılan çözelti. Şiddetlendirici. Koyulaştırıcı (fotoğrafçılık terim). Pekiştirici. Basınçlı hızlandırıcı. Güçlendirici. Koyulaştırıcı. Kuvvetlendirici. Artırıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cistron : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir genin bildirilebilen en alt ünitesi. Bir tek polipeptidi kotlayan genetik birim. Sistron.

Adverb : Fiillerin, sıfatların, sıfat-fiillerin ve görev bakımından zarf niteliğindeki kelimelerin anlamlarını zaman, ölçü, niteleme, yer, yön vasıta, miktar, şart gibi çeşitli bakımlardan etkileyerek daha belirgin duruma getiren veya sınırlayan kelime türü: dün, bugün, yarın, sonra, şimdi vb. (zaman bakımından); ileri, geri, beri, alt (yer, yön bakımından); az, çok, biraz, kısmen, daha, pek vb. (ölçü bakımından); tatlı sert, açık mavi, koyu yeşil, uzun uzun konuştuğu konu, sımsıkı kapatmak, iyi anlamak vb. (niteleme, tarz bakımından): silkindi. yataktan hızla kalktı. başı birdenbire dönmüştü. karyolanın topuzunu zor yakaladı (s. faik, bütün eserleri medarı maişet motoru; berber dükkanının açılma merasimi, s. 147). ateş ilk tereddüdten sonra birdenbire parladı (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 323). olduğu yere kayarcasına çöktü (yaşar kemal, ortadirek, s. 314). gittiniz mi, gerçekten mezarlığa elinizde çiçeklerle? (kemal tahir, yol ayrımı, s. 463). kapkara bir yalnızlık içinde, kendi vücudundan bile habersiz düşünmeyi pek severdi (a. f. abasıyanık, bütün eserleri 3, s. 19) vb. Belirteç. Zarf.

 

Phrase : Kısa ve uygun anlatım. Uygun sözcük ve cümlelerle ifade etmek. Melodinin bir bölümünü oluşturan kısa parça. Birkaç sözcükten oluşan ifade. Kelime seçerek anlatmak. Birkaç sözcükten oluşan anlamlı birim. Deyiş. Cümle veya kelimelerle anlatmak. Anlatım tarzı.

Adjective : Tabi. Sıfat gibi kullanılan. Önad. Sıfat. Bağlı. Biçimsel. Sabitleştiricili. Nitem. Bir özne, konu ya da nesneyi niteleyen ve değerleme ölçeklerinde ölçüm sürekliliği üzerindeki çeşitli kesim noktalarını göstermeye yarayan sözcük. Yüklenç.

Modifier gene : Belirli bir fenotipin görüntü derecesini düzenleyen gen. modifikasyon geni. Düzenleyici gen.

Factor : Biyolojik, iklimsel, besinsel vb. olabilen ve bir etki yapan herhangi bir ajan. bir biyokimyasal olayda görev yapan, henüz tamamıyla tanımlanmamış bir madde ya da etken. çoğunlukla tanımlandıktan sonra da kullanılmaya devam edilir ya da ayrıca isimlendirilir. Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Kahya. Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş. Kahya (isk.). Aracı kuruluş. Neden. Tambölen. Eleman.

 

Qualifier : Niteleyen. Niteleyici. Seçilen sporcu. Nitelendirici.

Gene : Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. tek bir gen belirli bir dna uzunluğunda (bazı virüslerde rna) olur. genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve rna tiplerinin sentezini yaparlar. polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur. Kromozomun belirli kalıtsal özellik aktaran kısmı. Gen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalıt. Dna üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş, bir polipeptit zincirinin veya bir rna zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren dna parçası. Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri. dna molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi.

Intensive : Aşırı. Pekiştirilmiş kelime. Şiddetli. Yoğunlaştırılmış. Türkçede ad, sıfat ve zarf soylu sözlerin açık veya kapalı ilk hecelerinin p, m, r, s ünsüzlerinden biriyle kapatılması ve meydana gelen hecenin, o kelimenin başına eklenmesiyle, benzer hecelerin tekrarı esasına dayanılarak kurulan ve bu yolla ilgili olduğu adın veya fiilin taşıdığı anlamı yoğunluk bakımından güçlendiren kelime: || durum yüzünden zaten sarsılan şerif, handan'ın artık kendisine bambaşka bir gözle baktığını fark eder etmez büsbütün çileden çıktı; bir şeyler yapabilmek hırsıyla yanmaya başladı (t. buğra, dönemeçte, s. 140). en tatlısı kapıyı, pencereyi sımsıkı kapatıp eski yaşantıyı sürdürmekti (t. buğra, göst. e., s. 88). donuk yüzü pembeleşmiş, o her zamanki kıpkırmızı dudakları ise aksine uçuk bir renk almıştı… (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 125). bir haftadır kupkuru kesildi kurabiyeler (p.safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 22) vb. || pekiştirilmiş kelimelerde anlamı daha da güçlü kılmak için ek yığılması olayında görüldüğü gibi, pekiştirme öncesi ile asıl kelime arasında bir (a) ünlüsü daha eklenir: sap-a-sağlam, cep-e-çevre gibi. geçirdiği korkunç kazaya rağmen arabadan sap-a-sağlam çıkabildi. gittikleri yerde etrafları çep-e-çevre sarılmıştı vb. bk. pekiştirme ve pekiştirme ünlüsü. İntansif. Pekiştirmeli. Yoğun. Entansif.

Demodifier synonyms : dangling modifier, open class word, content word, misplaced modifier.