Dengue türkçesi Dengue nedir

  • Eklem ağrılı ateşli bulaşıcı hastalık.
  • Sivrisineklerin bulaştırdığı viral bir hastalık.
  • Kızıl.
  • Dang humması.
  • Sivrisineklerle taşınan, viruslu ve bulaşıcı sıcak ülkeler hastalığı.
  • Dengue ateşi.
  • Şiddetli eklem ve adale ağrıları veren ateşli ve bulaşıcı hastalık.
  • Dang.

Dengue ingilizcede ne demek, Dengue nerede nasıl kullanılır?

Dengue fever : Dang humması. Dang hastalığı. Dengue ateşi.

Dengues : Sivrisineklerin bulaştırdığı viral bir hastalık. Dengue ateşi. Dang. Kızıl. Şiddetli eklem ve adale ağrıları veren ateşli ve bulaşıcı hastalık. Dengue. Dang humması.

Denglish : Almanca ve ingilizce kelimeleri bir araya getiren metin veya lehçe.

Den helder : Batı hollanda'da bir şehir.

Den of thieves : Batakhane. Hırsız yatağı.

Denarcotise : Uyuşturucu bir ilacın narkotik özelliklerini gidermek (denarcotize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) bir maddeden narkotik öğeleri kaldırmak.

Denationalisation : (siyaset) ulusal haklardan yoksun kalma. Milli haklarından mahrum etme. (britanya ingilizcesi) özelleştirme. Bir endüstriyi devlet veya kamu sahipliğinden özel mülkiyete geçirme. Ulussuzlaşma. Milli haklardan yoksun bırakma (denationalization olarak da yazılır). Devletleştirilmiş işletmeleri elden çıkarma. Doğal özelliklerini bozma. Devlet kontrolü veya sahipliğinden çıkarma. Devletin elindeki sanayilerin gayri millileştirilmesi.

 

Gambling den : Kumar yuvası. Kumarhane. Batakhane.

Denary system : Onlu sistem.

Den of vice : Batakhane.

İngilizce Dengue Türkçe anlamı, Dengue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dengue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reddest : Kızarmış. Solcu. Kızılderili. Değersiz. Kırmızı (renk). Al. Kızıl tüylü. Kızgın. Komünist.

Gold : Altın rengi. Altın para. Altın sarısı. Servet. Mineral. (au; metalimsi parıltı, renk ve çizgisi sarı; sertlik 2.5-3, yoğunluk 14. 56-19.3). Yaldız. Doğada az bulunması dolayısıyla para olarak kullanılan ya da devletlerce para karşılığında saklanan değerli maden. Sarı. Altından yapılmış.

Crimsons : Kıpkırmızı olmak. Koyu kırmızı. Fes rengi. Kızarmak. Kıpkırmızı. Kırmızılaştırmak. Kan kırmızı. Al al. Koyu kırmızı renk.

Crimsoned : Kıpkırmızı. Fes rengi. Kan kırmızı. Kırmızılaştırmak. Al al. Kıpkırmızı olmak. Kızarmak. Koyu kırmızı renk. Koyu kırmızı.

Dengue fever : Dang hastalığı.

Redder : Kırmızı. Solcu. Kızıl saçlı. Kızılderili. Rus. Kızgın. Kırmızı (renk). Değersiz. Al.

 

Carmines : Parlak kırmızı. Kıpkırmızı. Parlak kırmızı renkli. Lal. Canlı al. Karmen. Kırmızı. Karmin. Vişneçürüğü (renk).

Redhead : Kızılbaş. Kızıl saçlı kimse. Kızıl saçlı kadın.

Crimson : Koyu kırmızı renk. Kızarmak. Koyu kırmızı. Kırmızılaştırmak. Alamecek. Al al. Fes rengi. Kıpkırmızı.

Ginger : Kızıl saç. Dürtü. Canlılık. Kızılımsı sarı renk. Çaba. Hızlandırmak. Canlandırmak. Zencefil. Kışkırtmak.

Dengue synonyms : dandy fever, breakbone fever, dengues, infectious disease, red, lurid, communist, carmine, crimsoning, dangs.

Dengue ingilizce tanımı, definition of Dengue

Dengue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A specific epidemic disease attended with high fever, cutaneous eruption, and severe pains in the head and limbs, resembling those of rheumatism. Called also breakbone fever. It occurs in India, Egypt, the West Indies, etc., is of short duration, and rarely fatal.