Deposers türkçesi Deposers nedir

  • Görevden alan.
  • Azleden.
  • Yeminle şahitlik eden kimse.
  • Başka bir kimseyi bir pozisyondan veya yetkiden azleden kimse.
  • Görevden uzaklaştıran.
  • Yemin altında tanıklık eden kimse.

Deposers ingilizcede ne demek, Deposers nerede nasıl kullanılır?

Deposer : Başka bir kimseyi bir pozisyondan veya yetkiden azleden kimse. Azleden. Görevden alan. Yemin altında tanıklık eden kimse. Yeminle şahitlik eden kimse. Görevden uzaklaştıran.

Depose : Görevden almak. Azletmek. Şahitlik etmek. Zorla görevden çıkarmak. Yeminli ifade vermek. İfade vermek. Kenar etmek. Görevden çıkarmak. Tahtından indirmek. Yeminli şahitlik etmek.

Deposes : Tahttan indirmek. Azletmek. İfade vermek. Yeminli ifade vermek. Zorla görevden çıkarmak. Tahtından indirmek. Görevden almak. Görevden çıkarmak. Yeminli şahitlik etmek. Şahitlik etmek.

Deposable : Görevden alınabilir. Azledilebilir.

Deposal : Azletme. Görevden alma.

Deposit attack : Birikinti yenimi. Bir metal yüzeyindeki birikinti altında oluşan yerel yenim, bir tür çatlak yenimi. Bırakıntı yenimi. Birikinti korozyonu.

Deposit copy : Basılan bir yapıtın, derleme yasası gereğince ayrılan sayısı. Devlet nüshası. Derleme sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Derleme eşlemi. Çevrilen her filmden devletin ilgili kurumunda saklanmak üzere yetkililere verilmesi zorunlu eşlem. (basmalarda genelleşmiş olan bu işin bazı ülkelerde sinemaya da uygulanması sonucu kullanılan bir terimdir).

 

Deposit book : Koruncak yazılığı. Depo işletenlerle, taşıma ambarları iyelerinin tutmakla zorunlu oldukları ambar yazılığı. Banka cüzdanı. Mevduat cüzdanı.

Deposals : Görevden alma. Azletme.

Deposit business : Mevduat işleri.

İngilizce Deposers Türkçe anlamı, Deposers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deposers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring down : Azaltmak. Devirmek. Vurup indirmek. Yıkmak. İndirmek. (yönetimi) düşürmek. Yaralamak. Düşürmek. Aşağıya indirmek. Değerini düşürmek.

Swear : Küfretmek. Sövmek. Yemin ettirmek. Andiçmek. Yemin etmek.

Oust : Yerini almak. Zorla çıkarmak. Ayağını kaydırmak. Defetmek. Çıkarmak. Yerinden etmek. Yerini almak (zorla). Zorla yerini almak. Mahrum etmek. (birini) (yerinden veya koltuğundan) devirmek.

Subvert : Yıkmak. Devirmek. Çökertmek (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Düzeni bozmak. Yıkmak (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Devirmeye çalışmak. Bozmak. Huzuru bozmak. Altüst etmek.

Expel : Uzaklaştırmak. Defetmek. Sürmek. Okuldan atmak. Attırmak. Çıkarmak. Azletmek. Dışarı atmak. Atmak. Kovmak.

Drum out : Yuhalayarak kovmak.

Overthrow : Bozmak. Düşürmek. Çökertmek. Yenmek. Alaşağı etmek. Yıkmak. Altüst etmek. Devirmek (hükümet vb'ni). (hükümet vb) devirmek. Devirmek.

Kick out : İşten atmak. Kovmak. Defetmek. Kırmızı kart göstermek. Künyesini silmek.

Declare : Bildirmek. İlan etmek. Afişe etmek. Deklarasyon yapmak. İddia etmek. Söylemek. Haber vermek. İfade vermek. Deklare etmek. Fikrini belirtmek.

Deposers synonyms : deposer, depone, throw out, expeller, expellers, overturn, force out, boot out.