Deposer türkçesi Deposer nedir
- Yemin altında tanıklık eden kimse.
- Görevden alan.
- Yeminle şahitlik eden kimse.
- Başka bir kimseyi bir pozisyondan veya yetkiden azleden kimse.
- Görevden uzaklaştıran.
- Azleden.
Deposer ingilizcede ne demek, Deposer nerede nasıl kullanılır?
Deposers : Başka bir kimseyi bir pozisyondan veya yetkiden azleden kimse. Görevden uzaklaştıran. Görevden alan. Azleden. Yemin altında tanıklık eden kimse. Yeminle şahitlik eden kimse.
Depose : Yeminli ifade vermek. Görevden almak. Kenar etmek. Yeminli şahitlik etmek. Tahtından indirmek. İfade vermek. Görevden çıkarmak. Tahttan indirmek. Şahitlik etmek. Azletmek.
Deposes : Tahttan indirmek. Tahtından indirmek. Yeminli ifade vermek. Görevden çıkarmak. Zorla görevden çıkarmak. İfade vermek. Görevden almak. Yeminli şahitlik etmek. Şahitlik etmek. Azletmek.
Deposable : Azledilebilir. Görevden alınabilir.
Deposal : Görevden alma. Azletme.
Deposit book : Koruncak yazılığı. Depo işletenlerle, taşıma ambarları iyelerinin tutmakla zorunlu oldukları ambar yazılığı. Banka cüzdanı. Mevduat cüzdanı.
Deposit box : Kiralık kasa. Kasa. Banka kasası. Emanet sandığı.
Deposing : Yeminli ifade vermek. Şahitlik etmek. Tahttan indirmek. Azletmek. Yeminli şahitlik etmek. Zorla görevden çıkarmak. Tahtından indirmek. Görevden çıkarmak. İfade vermek. Görevden almak.
Deposals : Görevden alma. Azletme.
Deposit business : Mevduat işleri.
İngilizce Deposer Türkçe anlamı, Deposer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deposer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deponent : Etken anlamlı edilgen yapılı fiil. Şahit. Yeminli şahit. Etken anlamlı edilgen yapılı. Tanık. Yeminle şahitlik eden.
Informant : Denek. İtirafçı. Bir alan tarama sürecinde kendilerinden bilgi sağlanan sözlü kaynak. Haber veren. İspiyoncu. Haber veya bilgi veren kimse. Muhbir. Bilgi veren. İhbarcı. Bilgi veren kimse.
Expeller : Kovan veya sürgün eden kimse. Süren. Defeden ilaç. Kovan veya defeden kimse veya şey. Tardeden. Defeden. Sürekli cendere. Kovan. Ekspeller.
Testifier : Tanık. Şahit.
Witnesser : Tanık. Görgü tanığı. Şahit. Şahitlik yapan kimse.
Expellers : Defeden ilaç. Ekspeller. Sürekli cendere. Kovan veya defeden kimse veya şey. Defeden. Süren. Tardeden. Kovan veya sürgün eden kimse. Kovan.
Witness : Kabul etmek. Şahitlik etmek. Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme. Tanık. Tanıklık. Göstermek. Kanıtlamak. Tanıklık etmek. Onaylamak. Tanık olmak.
Deposer synonyms : deposers.
Deposer ingilizce tanımı, definition of Deposer
Deposer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who deposes or degrades from office.

Bu kısımda Deposer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deposer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deposer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deposer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.