Deposit box türkçesi Deposit box nedir

Deposit box ile ilgili cümleler

English: Ali keeps his passport in a safe deposit box at the bank.
Turkish: Ali pasaportunu bankada bir kiralık kasada tutuyor.

English: I want to rent a safety deposit box.
Turkish: Güvenli bir kiralık kasa kiralamak istiyorum.

English: Do you have safety deposit boxes?
Turkish: Kasan var mı?

English: I asked Tom if he had a safe deposit box.
Turkish: Tom'a bir çelik kasası olup olmadığını sordum.

English: Ali keeps his important papers in a safety deposit box.
Turkish: Ali önemli evraklarını kiralık kasada saklıyor.

Deposit box ingilizcede ne demek, Deposit box nerede nasıl kullanılır?

Deposit : Çökelmek. (tortu) bırakmak. Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para. krş. vadeli mevduat, vadesiz mevduat. Çökel. Para yatırmak. Önödence. Yatırmak. Yumurtlamak. Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme. Depozito vermek.

Box : Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Kasa. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Saplama kutusu. Kutu. Loca. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı.

 

Safe deposit box : Kasa. Emanet kasa. Bankada özel müşteri kasası. Çelik kasa. Emanet kasası. Banka kasası. Özeli müşteri kasası. Özel müşteri kasası. Kiralık kasa.

Deposit account : Mevduat hesabı. Tasarruf hesabı.

Deposit attack : Birikinti korozyonu. Bir metal yüzeyindeki birikinti altında oluşan yerel yenim, bir tür çatlak yenimi. Bırakıntı yenimi. Birikinti yenimi.

Deposit bank : Tevdiat bankası. Mevduat bankası. Depozito bankası. Mevduat kabul eden, kredi açan, ulusal ve uluslararası ödemelerde aracılık, para nakli, senet iskontosu, emanet kabulü vb. hizmetleri sunan, pazarlanabilir taşınır değerler gibi finansal aktifleri elinde tutan ve saymaca para yaratan finansal aracı kurum. Ticari banka. Banka mevduatı.

İngilizce Deposit box Türkçe anlamı, Deposit box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deposit box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Case : Dava. Hasta. Örnekolay. Vaka. Husus. Kovan. Kutu. Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kılıf.

 

Caboose : Gemi mutfağı. Yük treninde bekçi vagonu. Trende personel vagonu. Marşandizin arkasına takılan ve demiryolu görevlilerini taşıyan cumbalı vagon. Kalça. Mutfak (gemi veya tren). Tren personel vagonu. Personel vagonu. Küçük kamara.

Safe custody : Sağlam gözetim. Tutuklama. - ile ilgilenme veya gözetme hakkı. Gözetim hakkı. Alıkoyma. Depo. Gözaltına alma. Vedia.

Body : Esas. Gövde. Karoser. Kütle. Nesne. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Kitle. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır. Yığın. Cüsse.

Lockboxes : Kilit sandığı. Kilitli kutu.

Cab : Aracı kullanan kişinin yeri. Kiralık araba. Fayton. Taksi ile gitmek. Kabin. Taksi. Sürücü yeri. Makinist yeri. Operatör yeri.

Banker : Bankocu. Çeşitli kumar oyunlarında kasa olan kişi. Banka yatırımları ve saygınlık işlemleri dışında belirli bir alanda banka işlemleri yapan kişi. para ve para karşılığı alınıp verilen tecimsel belgitlerin tecimi ile uğraşan kişi. Banka sahibi kişi. bankaların dışında, yasal olarak para, altın, döviz ve taşınır değer gibi varlıkların alım satımıyla uğraşan kişi. Banka. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sarraf. Banker. Kumarda kasa alan. Bankacı.

Bodywork : Beden ve ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek amacıyla yapılan fizik tedavi veya egzersiz gibi yöntemler. Kaportacılık. Kaporta. Karoser. Üst yapı.

Deposit box synonyms : cash box, cashbox, cabs, bank vault, lockbox, safe deposit box, cash point, box, cash desk, strong box, cash register, safe deposit, bodyworks, cabooses, cases.