Safe custody türkçesi Safe custody nedir

  • Saklama.
  • Vedia.
  • Gözaltına alma.
  • Emanet.
  • Depo.
  • Tutuklama.
  • Kiralık kasa.
  • Gözetim hakkı.
  • Güvenli bakım.
  • Kasa.
  • Alıkoyma.
  • - ile ilgilenme veya gözetme hakkı.
  • Sağlam gözetim.

Safe custody ingilizcede ne demek, Safe custody nerede nasıl kullanılır?

Safe : Kurtulmuş. Değerli belgelerle yine dağerli nesnelerin koruyum ve saklanılması sağlanılmak üzere bankalarca kişilere kiralanan küçük kasalar. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Emniyette. İhtiyatlı. Önemli. Olumlu sonuçlanacağı kesin. Güvenilir. Sağlam. Dolap.

Custody : Hapis. Nezaret. Sorumluluk. Bakım. Hapsetmek. Tutukluluk. Velayet. Tevkif. Gözetim bakım. Gözetim.

Safe custody charge : Depo vergini. Saklama ücreti. Depo ücreti. Saklama vergini.

Safe anchorage : Güvenli demirleme yeri.

Safe and sound : Sapasağlam. Salimen. Sağ salim. Kazasız belasız.

Safe area : Güvenli alan. Emin saha. Güvenilir alan. Güvenlikli alan. Televizyon yayınında, resimdeki çevresel kayıp çıktıktan sonra kalan, resimdeki başlıca devinimlerin ve yazıların, içinde yer alması gereken alan. Güvenli saha. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Safe custody Türkçe anlamı, Safe custody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Safe custody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Body : Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Cüsse. Birlik. Kurul. Hacim. Kuruluş. Grup. Esas. Yığın. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü.

Cabooses : Gemi mutfağı. Marşandizin arkasına takılan ve demiryolu görevlilerini taşıyan cumbalı vagon. Mutfak (gemi veya tren). Personel vagonu. Tren personel vagonu. Trende personel vagonu. Kalça. Küçük kamara.

Constraints : Kendini tutma. Sınırlama. Çekinme. Sabitler. Zorlama. Zor. Baskı. Kısıtlar.

Chandlers : Mumcu. Minnesota eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir. Antrepo. Mum satan kimse. Gemi levazımatçısı. Belirli türde mal veya malzeme satan kimse. Oklahoma eyaletinde şehir. Mum yapımcısı.

Box : 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Özel bölme. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Kutu. Saplama kutusu. Loca.

Cab : Tek atlı binek arabası. Aracı kullanan kişinin yeri. Sürücü yeri. Makinist yeri. Operatör yeri. Kabin. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Taksi ile gitmek. Taksi.

 

Retardation : Geciktirici şey. Erteleme. Yavaşlatma. Engel. Geciktirme. Hızım kesme. Gecikme. Geciktiren şey.

Retaining : Alıkoyan. Unutmamak. Elinden kaçırmamak. İstinad. Destekleme. Tutma. Tutturma. Kaybetmemek. Parayla tutmak.

Bunker : Sığınak. Yığak. Yakıt bölmesi (gemi). Golfte topu engelleyen tümsek veya çukur. Kömürlük. Yakıt almak. Kömür ambarı. Dökme gereç deposu.

Retentions : Tutma. Akılda tutma. Koruma. Durdurma. Harekat alanı nakliye gemileri. Bellek. Kaybetmeme. Çişini tutma. Hafıza.

Safe custody synonyms : conservations, baggage room, checkrooms, embedding, auxiliary storage, depositary, case, hides, constraint, arsenals, hiding, interceptions, cash point, deposit box, disguisements, lockboxes, apprehension, fiduciary, arresting, lockbox, detentions, bailment, distraint, captions, preclusion, concealing, embosoming, attachment, checkroom, disguisement, depositories, concealment, depot.