Emanet nedir, Emanet ne demek

Emanet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunmagereken eşya, kimse vb., inam, vedia
  • Can, ruh.
  • Bir kimse ile birine gönderilen şey.
  • Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer.

"Emanet" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Emaneti olanlar burada her vakit bunlarla ilgilenecek bir çırak bulurlar." - S. Birsel
  • "İstanbul'dan getirdiğim emanetinizi akşam benden alınız."
  • "Allah emanetini alsın da kurtulayım."

Yerel Türkçe anlamı:

Emanet

Hukuki terim anlamı:

[Bakınız: vedia]

Emanet isminin anlamı, Emanet ne demek:

Erkek ismi olarak; Korunmak için birine veya bir yere bırakılan kimse. Can. Kız ismi olarak; Korunmak için birine veya bir yere bırakılan şey. mec. Can.

Emanet tanımı, anlamı:

Emanet ata binen tez iner : "ödünç alınmış araçlarla girişilen işler çok kez yürütülemez" anlamında kullanılan bir söz.

Emanet eşeğin yuları gevşek olur : "bir kimseye emanet edilen şeyin o kimse tarafından iyi korunmadığı her zaman görülen olaylardandır" anlamında kullanılan bir söz.

Emanet hayvanın kuskunu yokuşta kopar : "eğreti olarak kullanılmak üzere verilen şey uydurma olur, hiç umulmadık bir anda bozulur" anlamında kullanılan bir söz.

Emanet bırakmak : Bir şeyi veya bir kimseyi birine veya bir yere bir süreliğine bırakmak.

 

Emanete hıyanet olmaz : "emanet olarak bırakılan şey titizlikle korunmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Emanet dolabı : Emanetçinin aldığı para veya eşyayı sakladığı mobilya.

Şehremaneti : Osmanlı Devleti'nde, bugünkü belediye zabıtası görevini yapan, şehrin temizlik ve güzelliğiyle ilgilenen yerel yönetim. Belediye.

Emanetçi : Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse. Bir görevi geçici olarak üstlenen.

Emanetçilik : Emanetçinin yaptığı iş.

Emaneten : Emanet olarak.

Geçici : Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı. Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu.

Teslim : Bir şeyi sahibine verme. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama.

Kişi : Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Korunma : Korunmak işi.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Can : Güç, dirilik. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. Yaşama, hayat. İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Kişi, birey. İnsanın kendi varlığı, özü. Gönül. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi.

 

Ruh : Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu. Duygu. Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü. En önemli nokta, öz. Esans.

Emanet usulü alınan vergi : Osmanlı İmparatorluğunda verginin yükümlüden alınıp hazineye devredilmesi sürecinde vergi tahsilatının resmi kurumlar ve memurlar aracılığı ile yapılması.

Emanet ile ilgili Cümleler

  • Emanet aldığım bıçağı geri verdim.
  • Benim emanet anahtarını bulamıyorum.
  • O, çocuğunun bakımını halasına emanet etti.
  • O, bir öğrenci olarak devam etmediği üniversitenin tek emanetçisi.
  • Ona bir emanet verdim ve sonra o ortadan kayboldu.
  • Üzgünüm, bilmediğim insanlara emanet etmem.
  • Emanet anahtarın nerede?
  • Beyninizi Allah size emanet olsun diye vermemiş.
  • Jale bana Allah'ın emaneti.

Diğer dillerde Emanet anlamı nedir?

İngilizce'de Emanet ne demek? : n. trust, deposit, luggage locker

Fransızca'da Emanet : dépôt [le]

Almanca'da Emanet : n. Depot, Gepäckaufbewahrung

Rusça'da Emanet : n. депозит (M)