Escrow türkçesi Escrow nedir

  • Emanet.
  • Belli yükümlülükler gerçekleşene kadar bir şeyin tarafsız bir kişiye emaneti.
  • Üçüncü kişiye yeddi emin olarak bırakılan şey.
  • Sözleşme tarafları arasında belli şartlar karşılanıncaya kadar malın ya da belgenin üçüncü bir şahsın kontrolü altında tutulması.
  • Üçüncü bir şahsa tevdi edilen ve ancak belirli şartların yerine gelmesi halinde geçerli olacak bir taahhütname.
  • Emanet belge.
  • Belirli yükümlülükler gerçekleşene kadar bir şeyin tarafsız bir kişiye emaneti.
  • Akdin ifasını temin için üçüncü kişiye verilen taahhüt belgesi.
  • Malın emaneten üçüncü şahsa verilmesi.

Escrow ingilizcede ne demek, Escrow nerede nasıl kullanılır?

Escrowed : Belli şartlar karşılanıncaya kadar üçüncü bir şahsın kontrolü altında tutulmuş. Emanet edilmiş.

Escrowee : Belli şartlar karşılanıncaya kadar kontrolü altında tutan.

Escrowing : Belli şartlar karşılanıncaya kadar malın üçüncü bir şahsın kontrolü altında tutulması.

Escrows : Malın emaneten üçüncü şahsa verilmesi. Escrow.

Escribe : (geometri) bir üçgenin çevresine üçgenin bir kenarına ve diğer iki kenarının uzantılarına teğet bir çember çizmek.

Be descriptive of : Tanımlamak. Tarif etmek. Tanımlayıcı olmak.

Answer the description : Yapılan tarifin ayrıntılarına uymak. Tanıma uymak. Yapılan tarife uymak.

 

As described below : Aşağıda tanımlandığı şekilde.

Accurate description : Doğru tanımlama. Tam tanım. Kesin tarif.

Answer to a description : Tanıma uymak. Yapılan tarifin ayrıntılarına uymak. Yapılan tarife uymak.

İngilizce Escrow Türkçe anlamı, Escrow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Escrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Safety deposit : Bir kimseyle gönderilen şey. Otel vb kurumlarca müşterilerinin değerli eşyalarının korunması. Korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya.

Bailment : Teminat olarak vermek. Belli bir taşınır malın kullanım hakkının, geri verilmek koşuluyla, bedelsiz olarak bir başkasına bırakılması. Tevdi. Malları teminat olarak verme. Bir kimsenin bir malı tekrar geri almak üzere başkasına bırakması. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ariyet. Emanet verme. Emanet senedi.

Checkroom : Vestiyer. Emanet bürosu.

Depositum : Birikim. Mevduat. Rehin. Depozit. İvazsız vedia. Pey. Saklama. Vedia. Tortu.

Fiduciary : Güvene dayanan. İtibari. Mutemede ait. Yedi emin. Saymaca. Mutemet. İtimada dayanan. Emanet olan. Başkasına ait mal.

Custodial : Koruma ile ilgili. Koruyucuya ait veya ilgili. Gözetim ve vesayete ait veya ilgili.

Consignation : Sevk etme. Muhayyer. Muhayyer; depozito. Belirleme. Konsinyasyon. Görevlendirme. Depozito.

Deposit : Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Önödenceye bağlama. (tortu) bırakmak. Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca. Ön ödeme. Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme. Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para. krş. vadeli mevduat, vadesiz mevduat. Depozito. Çökelmek. Çökel (çükelti).

 

Written agreement : Yazılı mukavele. Sözleşme. Yazılı sözleşme. Yazıtı anlaşma. Kontrat. Yazılı anlaşma veya kontrat. Yazılı anlaşma.

Security : Güvenlik. Kefil. İnanca. Güvenlik önlemleri. Kefalet. Rehin. Kefillik. Hisse senedi, devlet tahvilleri, özel kesim tahvilleri ve poliçe gibi finansal varlıklara verilen genel ad. İpotek. Taşınır değer.

Escrow synonyms : fiduciaries, baggage room, checkrooms, left luggage, consignations, safe custody.

Escrow ingilizce tanımı, definition of Escrow

Escrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A deed, bond, or other written engagement, delivered to a third person, to be held by him till some act is done or some condition is performed, and then to be by him delivered to the grantee.