Escribe türkçesi Escribe nedir

  • (geometri) bir üçgenin çevresine üçgenin bir kenarına ve diğer iki kenarının uzantılarına teğet bir çember çizmek.

Escribe ile ilgili cümleler

English: Ali can't describe how exciting it was.
Turkish: Ali onun ne kadar heyecan verici olduğunu anlatamaz.

English: Ali can't find the right words to describe his feelings for Mary.
Turkish: Ali Mary'ye olan hislerini anlatmak için doğru sözleri bulamıyor.

English: Ali can't describe how painful it was.
Turkish: Ali onun ne kadar acı olduğunu anlatamaz.

English: Ali described exactly what happened.
Turkish: Ali ne olduğunu tam olarak izah etti.

English: Ali can't describe how fun it was.
Turkish: Ali onun ne kadar eğlenceli olduğunu anlatamaz.

Escribe ingilizcede ne demek, Escribe nerede nasıl kullanılır?

Escribed : (geometri) bir üçgenin çevresine üçgenin bir kenarına ve diğer iki kenarının uzantılarına teğet bir çember çizmek. Bir geometrik şeklin dışına çizilen daire.

As described below : Aşağıda tanımlandığı şekilde.

Describe : İzah etmek. İfade etmek. Betimleme yapmak. Betimlemek. Tarif etmek. Anlatmak. Tasvir etmek. Vasıflandırmak. Resmetmek. Tanımlamak.

Describe as : Görmek. Saymak. Gözüyle bakmak.

Described : Çizilmiş. Kelimelerle özellikle ayrıntılarıyla tarif edilmiş. Tanımlı. Çizili. Tanımlanmış.

 

Describer : Muarrif. Tanımlayan kişi. Tanımlayan kimse. Betimleyen. Tanımlayıcı. Anlatan.

Program described data : Program tanımlı veri. Programda tanımlanan veri.

Describers : Tanımlayan kimse. Muarrif. Anlatan. Betimleyen. Tanımlayan kişi. Tanımlayıcı.

Described in detail : Tüm ayrıntılarıyla söylenmiş veya yazılmış. Ayrıntılı bir şekilde tanımlanmış.

Externally described file : Dışarıda tanımlanan dosya. Dışarıda tanımlanan kütük. Program dışı tanımlanan kütük. Dışarıda betimlenen dosya. Dışarda tanımlanan kütük.

İngilizce Escribe Türkçe anlamı, Escribe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Escribe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exposit : Sergileme. Açığa çıkartma.

Draw : Çekim. Cazibe. İlgi çekici şey. Çekmek. Keşide. Karalamak. Berabere kalmak. Çekme. Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Çizmek.

Expound : Açıklamak. Tefsir etmek. Şerhetmek. Açıklama. Açımlamak. Yorumlamak. Belirtmek. İzah etmek. Şerh etmek.

Depict : Betimlemek. Anlatmak. Çizmek. Dile getirmek. Betimleme yapmak. Tarif etmek. Göstermek. Tasvir etmek. Resmetmek. Resmini çizmek.

Delineate : Tarif etmek. Betimlemek. Şeklini çizmek. Resmetmek. Çizerek açıklamak. Taslağını çizmek. Skecini yapmak. Tasvir etmek.

Inform : Bilgilendirmek. Haber vermek. Fitnelemek. Bildirmek. Bilgilendirme yapmak. Haberdar etmek. İhbar etmek. Bilgi vermek. Malumat vermek.

Outline : İskelet. Kontur. Bir oyunluk çalışmasının ilk aşamasını oluşturan, filmin konusunu en kısa yoldan beş altı sayfa içinde anlatan, filmin konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan metin. tamamlanmış bir filmin, çeşitli amaçlarla hazırlanmış kısa öyküsü. Ana hat. Krokisini yapmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir oyunun yazılmadan önce konusunu gösteren kısa bilgi. bir oyunun konusunu en kısa yoldan anlatan, oyunun konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan yazılı bilgi. Bir oyunun konusunu kısaca anlatan, bu konu üzerinde aydınlatıcı noktaları gösteren kısa bilgi. Özet. Dış çizgi.

 

Sketch : Dekor taslağı. Kabaca açıklamak. Ön taslak. Eskiz. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kroki yapmak. İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır. Bir dekorun taslak biçiminde ön hazırlığı. eskiz. Skeç. Taslak çizmek.

Report : Her tür konu üzerinde yapılan izleme, inceleme ve denetleme sonucunda düzenlenen belge. Haber vermek. Borsada erteleme. Rapor. Sunmak (yasa vb.). Anlatmak. Muhabirlik yapmak. Rapor etmek. Borsa oyuncusunun vade sonunda fiyatının yükseleceğini beklediği bir taşınır değeri satın almak için parayı temin edemediği durumda, kendisi adına bu ödemeyi yapacak üçüncü bir kişiyi komisyon karşılığında devreye sokarak vade tarihini dolaylı olarak ertelemesi. Söylemek.

Account : Söylenti. Değer. İtibar. Banka hesabı. Hesap görme. Rapor. Hesap vermek. Hesaplaşma. Hesap verme. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Escribe synonyms : represent, adumbrate, set forth.

Escribe zıt anlamlı kelimeler, Escribe kelime anlamı

Employer : İşçi çalıştıran. Çalıştıran. İstihdam eden. İşletme sahibi. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. İşveren. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. Patron. İş sahibi.