Checkroom türkçesi Checkroom nedir

Checkroom ingilizcede ne demek, Checkroom nerede nasıl kullanılır?

Checkrooms : Vestiyer. Emanet bürosu. Emanet.

Checkrow : (ziraat) yanyana ağaçlar veya bitkiler arasındaki mesafenin yanyana sıralar arasındaki mesafeye eşit olduğu ağaç veya bitkiler sırası.

Checkrein : Kantarma. At dizgini. Dizgin.

Check account : Süresiz sayışım ya da yatırım. Çek hesabı. Para yatıran tarafından çekle para çekmeye konu olan banka hesabı. Cari hesap. Çek sayışımı.

Check again : Yeniden kontrol etmek. Tekrar kontrol etmek.

Check box : Onay kutusu.

Check against : Kıyaslamak. Karşılaştırmak.

Check box enabled : Onay kutusu etkin.

Check bank : Çek keşide eden banka.

Check answer : Soruyla birlikte sunulan seçeneklerden biri ya da birkaçının belirtilmesiyle verilen yanıt. Belirtimıi yanıt.

İngilizce Checkroom Türkçe anlamı, Checkroom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Checkroom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coatracks : Şapka ve ceketleri geçici olarak asmak için raf. Palto askısı.

Bailment : Ariyet. Teminat verme (mal). Belli bir taşınır malın kullanım hakkının, geri verilmek koşuluyla, bedelsiz olarak bir başkasına bırakılması. Emanet senedi. Kefalet. İnam bağıtı. Teminat olarak vermek. Tevdi. Verilen nesnenin ilgilisince yeterli bir korunumla saklanılmasını gerektiren bağıt.

 

Security : Bilgisayar, hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Teminat. Rehin. Kefalet. Güvenlik. İpotek. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Hisse senedi, devlet tahvilleri, özel kesim tahvilleri ve poliçe gibi finansal varlıklara verilen genel ad. Güvenlik önlemleri.

Check room : Emanet eşya bürosu.

Fiduciary : İtimada dayanan. Emanet olan. Mutemede ait. Saymaca. Güvene dayanan. Emin. Yedi emin. Başkasına ait mal. Mutemet.

Hatcheck : Şapka dolabı. Şapka ve montların muhafaza edildiği oda (örn. restoranda).

Escrow : Üçüncü bir şahsa tevdi edilen ve ancak belirli şartların yerine gelmesi halinde geçerli olacak bir taahhütname. Akdin ifasını temin için üçüncü kişiye verilen taahhüt belgesi. Üçüncü kişiye yeddi emin olarak bırakılan şey. Sözleşme tarafları arasında belli şartlar karşılanıncaya kadar malın ya da belgenin üçüncü bir şahsın kontrolü altında tutulması. Belli yükümlülükler gerçekleşene kadar bir şeyin tarafsız bir kişiye emaneti. Belirli yükümlülükler gerçekleşene kadar bir şeyin tarafsız bir kişiye emaneti. Malın emaneten üçüncü şahsa verilmesi. Emanet belge.

Left luggage office : Emanetçi. Kayıp eşya bürosu.

Checkroom synonyms : checkrooms, cloak room, room, coat check, coatrack, consignation, safe custody, left luggage, coatroom, safety deposit, deposit, depositum, custodial, fiduciaries, baggage room, cloakroom, coatrooms, consignations, cloakrooms.