Cash box türkçesi Cash box nedir
- Kasa.
Cash box ingilizcede ne demek, Cash box nerede nasıl kullanılır?
Cash : Ödenili. Nakit. Peşin para. Mal alınırken parasının ödenmesi. Mangır. Peşin ödeme. Bozdurmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Paraya çevirmek. Bozmak.
Box : Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Saplama kutusu. Özel bölme. Kasa. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Loca. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu.
Cash a bill : Bir senedi tahsil etmek. Çekin paraya çevirmek. Çeki bozdurmak.
Cash a check : Çeki bozdurmak. Paraya çevirmek. Bir çeki tahsil etmek. Çek bozdurmak.
Cash a cheque : Çek için nakit para alma. Çek bozdurma. Çek tahsil etmek. Çek bozdurmak. Çek kırdırmak. Çek kırdırma. Bankaya çek verme ve karşılığında onun nakit değerini alma.
Cash account : Tecimsel kuruluşa ilişkin kasa değişim ve devinimlerini kasaya giren, kasadan çıkan ve kasada kalan değerleriyle kapsayan sayışım. Tecimsel örgüte giren ve çıkan paraların tümünü gösteren vezne sayışımı. Nakit hesabı. Kasa hesabı. Kasa nakit giriş ve çıkışlarının gösterildiği hesap. Vezne sayışımı. Para sayışımı. Kasa sayışımı. Vezne hesabı. Yapılagelen işlemler nedeniyle alınacak ve ödenecek paraların akımı izlenilmek üzere açılan para sayışımı.
İngilizce Cash box Türkçe anlamı, Cash box eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cash box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Box : Loca. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Saplama kutusu. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kutu. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Özel bölme.
Cash point : Para çekme makinası. Bankamatik. Büyük bir satış yerinde kasa yeri. Vezne.
Body : Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Kütle. Nesne. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Gövde. Yoğunluk. Hacim. Zümre. Cisim. Büyük kısım.
Case : Neden. Sandık. Vaka. Sorun. Yerine koymak (kasa veya kılıf vb). Hasta. Hal. Kap. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay.
Banker : Bahisçinin garanti alacağını düşündüğü bir maç. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Banka sahibi kişi. bankaların dışında, yasal olarak para, altın, döviz ve taşınır değer gibi varlıkların alım satımıyla uğraşan kişi. Kumarda kasa alan. Banker. Banka. Sarraf. Çeşitli kumar oyunlarında kasa olan kişi. Banka yatırımları ve saygınlık işlemleri dışında belirli bir alanda banka işlemleri yapan kişi. para ve para karşılığı alınıp verilen tecimsel belgitlerin tecimi ile uğraşan kişi. Bankacı.
Cabooses : Personel vagonu. Küçük kamara. Kalça. Marşandizin arkasına takılan ve demiryolu görevlilerini taşıyan cumbalı vagon. Mutfak (gemi veya tren). Tren personel vagonu. Trende personel vagonu. Gemi mutfağı.
Caboose : Trende personel vagonu. Personel vagonu. Yük treninde bekçi vagonu. Tren personel vagonu. Küçük kamara. Mutfak (gemi veya tren). Gemi mutfağı. Kalça. Marşandizin arkasına takılan ve demiryolu görevlilerini taşıyan cumbalı vagon.
Cabs : Operatör yeri. Tek atlı binek arabası. Kiralık araba. Makinist yeri. Taksi. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Taksi ile gitmek. Fayton. Kabin. Aracı kullanan kişinin yeri.
Cash register : Otomatik yazar kasa. Yazar kasa. Yazarkasa. Kaydedici kasa. Otomatik kasa. Otomatik makineli vezne. Yazar kasa makinası. Ödeme kaydedici cihazlar.
Cash box synonyms : cashbox, bodywork, bodyworks, cab, cash desk, cases.

Bu kısımda Cash box kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cash box ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cash box anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cash box ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.