Devein türkçesi Devein nedir

  • Damarını çıkarmak.
  • Damarsızlaştırmak.
  • (karides ) temizlemek.
  • Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak.

Devein ingilizcede ne demek, Devein nerede nasıl kullanılır?

Deveined : Damarını çıkarmak. Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak. Damarsızlaştırmak.

Deveining : Damarsızlaştırmak. Damarını çıkarmak. Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak. (karides ) temizlemek.

Deveins : Damarını çıkarmak. Damarsızlaştırmak. Bir karidesin büyük ve koyu iplik şeklindeki ana damarını çıkarmak. (karides ) temizlemek.

Develop : Açıklamak. Açınım yapmak. Gelişmek. Ün kazanmak. Tab etmek. Açınmak. (film) banyo etmek. Harekete geçmek. Geliştirmek. Şekillendirmek.

Develop environment : Gelişmiş ortam. Rahat program araçları sağlayan fonksiyonlar ve komutlar toplamı.

Developed countries : Çağdaş ülke. Modern ülke. Geniş bir sanayisi bulunan ve yaşam standardı dünya ortalamasına göre yüksek olan ülke. Gelişme gösteren ülke. İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. krş. birinci dünya ülkeleri. Gelişmiş ülkeler. Gelişmiş devletler. Gelişmiş ülke. Gelişen ülke.

 

Developable surface : Açınır yüzey. Açılabilir yüzey.

Developed antibodies : Vücuttaki zararlı bakterilerle savaşmak üzere gelişmiş maddeler. Oluşmuş antikorlar. Gelişmiş antikorlar. Şekillenmiş antikorlar.

Developed breeds : Kültür ırkları. Çayır ve meraları kaliteli ve verimli, pazar imkanları elverişli yerlerde yetiştirilen, tek veya kombine verim yönlü, yerli ırkların saf yetiştirme ve seleksiyonla geliştirilmeleriyle elde edilmiş ırklar.

Develop present cooperation : Mevcut işbirliğini geliştirmek.

İngilizce Devein Türkçe anlamı, Devein eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Devein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Remove : İzale etmek. Götürmek. Çıkarmak. Kesmek. Elini çekmek. Pille. Öçürmek. Defetmek. Gidermek. Oynatmak.

Get rid of : Elden çıkarmak. Bir şeyden kurtulmak. Yakayı sıyırmak. Kovmak. Başından atmak. Sepetlemek. Öldürmek. Savuşturmak. Temizlemek. Yakasını sıyırmak.

Devein synonyms : deveining, deveined, deveins.