Development economics türkçesi Development economics nedir

  • Kalkınma ekonomisi.
  • İktisaden geri kalmışlığın kuramını oluşturan ve uzun dönem iktisadi kalkınmanın sağlanmasına yönelik politika ve çözümlemeleri araştıran makroiktisadın bir alt dalı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kalkınma iktisadı.

Development economics ingilizcede ne demek, Development economics nerede nasıl kullanılır?

Development : Developman. Düzenleyim. İmara açma. Bir ekonomide halkın değer yargıları, dünya görüşü ile tüketim ve davranış kalıplarındaki değişmeleri içerecek biçimde toplumsal ve kurumsal yapıda dönüşüme yol açan büyüme. Büyüme. Yalından karmaşığa, aşağı olandan üstün olana doğru ilerleyen, olayların iç eğilimlerinin ve özünün aydınlanmasını sağlayan, yeninin ortaya çıkmasına götüren kendi kendine devinim süreci. Tab etme. Bir oyunun inandırıcı aşamalarla çözüme doğru gelişmesini kapsayan dramatik doku. Bir oyunun sonuca doğru inandırıcı bir yolda gelişmesini kapsayan bölüm ya da kuruluş. Zuhur.

Economics : Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı. Ülke ekonomisi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı. Ekonomi bilimi. İktisat bilimi. Ekonomi (bilimi). Tutumbilim. İktisat. Ekonomi.

 

Golden age of development economics : Kalkınma iktisadının altın çağı. Daha önceki dönemlerde büyüme ile özdeş kabul edilen kalkınma kavramının, kalkınmanın altın çağı ile birlikte iktisadın ayrı bir dalı olarak benimsendiği ve yaygınlaştığı dönem.

Traditional development economics : Ülkeleri az gelişmiş ve gelişmiş (sanayileşmiş) diye ayırarak kalkınma ve büyüme sorunlarının bu ayrımda çözümlenmesi gerektiğini ileri süren, az gelişmiş ülkelere özgü iktisadi politikalar geliştirilmesini savunan ve bu bağlamda devletin iktisadi hayata etkin katılımını öngören ve koruyucu dış ticaret politikası eşliğinde dışalım ikameci sanayileşme ile az gelişmiş ekonomilerde varolan kırsal kesim ile modern kesim arasındaki ikiliğin kaldırılmasını amaçlayan ilk iktisadi kalkınma yaklaşımı. Geleneksel kalkınma iktisadı.

Development and investment bank : Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerini bir arada gerçekleştiren banka. Kalkınma ve yatırım bankası.

Development and investment banking : Kalkınma ve yatırım bankası. Kalkınma ve yatırım bankacılığı. Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerinin bir arada gerçekleştirildiği bankacılık.

İngilizce Development economics Türkçe anlamı, Development economics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Development economics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Development economics synonyms : a shift in demand, abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a shift in individual demand, ability rent, abolition of forced labour convention.