Devilfish türkçesi Devilfish nedir

  • Yumuşakçalar (mollusca) dalının, kafadan ayaklılar (cephalopoda) sınıfından, sekiz kollu, kısa ve yuvarlak vücutlu türleri olan bir cins.
  • Büyük bir ahtapot türü.
  • Ahtapot.
  • Kuzey pasifik okyanusu'nda bulunan gri bir balina türü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Manta vatozu.

Devilfish ingilizcede ne demek, Devilfish nerede nasıl kullanılır?

Devil among the tailors : Kavga. Takışma. Dalaşma. Münakaşa.

Devil dodger : Kilise üyesi dindar kimse. Vaiz.

Devil dog : American marine corps (amerikan bahriye birliği) üyesi. Bileşik devletler bahriyelisi.

Devil fish : Şeytan balığı. Ahtapot. Manta.

Devil food cake : Çikolatalı pasta.

Devil take the hindmost : Altta kalanın canı çıksın. Her koyun kendi bacağından asılır.

A devil incarnate : İnsan kılığındaki şeytan. Şeytanın ta kendisi.

Have the devil to pay : Kıyamet kopmak.

Devil for somebody : Yardımcısı olarak en sıkıntılı işleri yapmak.

Give the devil his due : Sezar'ın hakkı sezar'a. Kötü de olsa hakettiğini vermek. Sezarın hakkı sezara. İyi davranmak. Hakça muamele etmek. Yiğidi öldür hakkını yeme. Kötü adamın bile hakkını vermek. Sezar'ın hakkını sezar'a vermek.

İngilizce Devilfish Türkçe anlamı, Devilfish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Devilfish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Manta ray : Tropik dev balık.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Polypus : Hek. Polipus. Polip.

Devil fish : Manta. Şeytan balığı.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Polyp : Basit yapılı hayvan. Mukozadan gelişerek dışarıya doğru uzanan saplı veya sapsız tümöral oluşum, hlk. ankebut. iyicil olmakla birlikte, zamanla kötücül hale de dönüşebilirler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Polip. Knidlilerde eşeysiz üreyen ve koloni meydana getiren bireyler. Knidlilerde eşeysiz üreyen ve koloni meydana getiren sesil bireyler. mukozadan gelişerek dışarıya doğru uzanan iyi huylu tümöral oluşum.

 

Devilfish synonyms : genus eschrichtius, gray whale, grey whale, eschrichtius robustus, genus octopus, baleen whale, eschrichtius, eschrichtius gibbosus, abramis zone, octopuses, octopus, a protein, hanger on, whalebone whale, a cells, polyps, octopods, abductor muscle, polypi, octopod, a chromosome, aardvarks, abo blood groups system, aardvark, a cell, octopi, abiotic environment.

Devilfish ingilizce tanımı, definition of Devilfish

Devilfish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A huge ray (Manta birostris or Cephaloptera vampyrus) of the Gulf of Mexico and Southern Atlantic coasts. Several other related species take the same name. [Bakınız: Cephaloptera].