Diacritic türkçesi Diacritic nedir
- Fonetik işaret.
- Harfçik.
- Vurgu işareti.
- Vurgu imi.
- Ayıran (vurgu vb).
- Ayıran.
- Belirten.
- Aksan.
- Bir sesin boğumlanma açısından özellik gösteren türlerini birbirinden ayırmak için kullanılan işaret: yuvarlak ayı düz adan ayırmak için (°-: å), damak nsini diş nsinden ayırmak için (-: n, ng) işaretlerinin kullanılması gibi. resmi alfabede seslerin veya hecelerin doğru seslendirilmesine yardımcı olmak üzere, harflerin altına, üstüne veya yanına konan işaret. yazı dilimizde düzeltme, kesme işaretleri ayırıcı işaretler olarak kullanılır:kar/kar, kahin, lamba, laf, neşe, melun, noldu, netsin vb.
- Gramer alanında kullanılır.
- Ayırıcı.
- Ayırıcı işaret.
Diacritic ingilizcede ne demek, Diacritic nerede nasıl kullanılır?
Diacritical : Ayırt edici. Ayırıcı. Vurgulayıcı. Diyakritikal. Ayırıcı (vurgu vb). Ayırıcı işaret olarak işlev gören. Belirtici.
Diacritical mark : Ayırıcı işaret. Aksan imi. Vurgu imi. Ayırıcı im. Harf imi. Nasıl telaffuz edileceğini göstermek amacıyla bir harfin üzerine veya altına konulan işaret (arapça ispanyolca vs'de kullanılır). Harf tamamlama imi. Belirtici işaret.
Diacriticals : Ayırıcı işaretler. Diyakritikal. Belirtici işaretler. Ayırıcı (vurgu vb). Vurgu imleri. Ayırıcı özellikle vermek amacıyla yazıma eklenen aksanlar veya işaretler.
Diacritics : Aksanlar.
Diacromyds : Ses kasları eşit dizililer. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımından, ses kasları yaran çemberli olan soluk borsunun iki yanına dizili bir alt takım.
Diacronic linguistics : Art zamanlı dil bilimi. Dilin anlamla ilgili olaylarını tarihi değişme ve gelişme süreci içinde inceleyen dil bilimi dalı. bk. dil bilimi.
Diacronic phonemics : Art zamanlı ses bilgisi. Bir dilin seslerini ve o dildeki ses olaylarını tarihi gelişme süreci içinde inceleyen ses bilgisi. et. d sesinin tarihi gelişme sürecinden geçerek lehçelerde d > y, t, r, z sesine dönüşmesinin incelenmesi gibi. bk. ses bilgisi (görevsel ses bilgisi).
İngilizce Diacritic Türkçe anlamı, Diacritic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Diacritic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accent : Vurgulu okumak. Şive. Aksan işareti. Vurgulamak. Üzerinde durmak. Ağız. Önem. Vurgu. Aksan vermek.
Cedilla : Çengel işareti. Harf. Çengel (ç, s harflerindeki gibi). Sedil işareti. Çengel. Ş harflerindeki gibi çengel. Harf altı simgesi. Ç.
Umlaut : Üzerine çift nokta koymak (harf). Tını değişimi. Üzeri çift çekitli harf. Harfin üzerine konan çift nokta. Harfin üzerine koyulan çift nokta. Çift nokta. Ünlü harf üzerine konan çift nokta.
Discriminating : Ayrıcalık yapan. Ehil. Titiz. Farklı. Değişen. Fark gözeten. Ayırt eden. Fark eden.
Accent of group : Kelime vurgusunun yerine iki veya daha çok kelimeden oluşan bir kelime grubunda, yoğunluğu kelime vurgusundan daha güçlü bir vurgunun yer alması: pencere perdesi; çocuk arabası; mor menekşe; yarın geleceğim; nasıl bir iş vb. Grup vurgusu.
Action noun : Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211). Kılış adı.
Denotative : Temsil eden. Gösteren. İşaret eden. Düzanlamsal. İfade eden.
Indicant : Ortaya döken. Gösteren. İşaret eden. Gösterge. Gösteren (şey). Gösterici.
Mark : İstenen düzey ya da nitelik. Marka. Not vermek. Bir işletmenin yaptığı malları ya da ürettiği ürünleri, başkalarının mallarından ayırmak amacıyla malın ya da sarmalacın üzerine konulan özel im. Markalamak. İmlemek. Mark. Göstermek. Numara. Marke etmek.
Accents : Şive. Aksan işaretleri.
Diacritic synonyms : wedge, embodiers, distinguishing, dissolutive, stress mark, distinguisher, macron, active voice, determinant, disjunctive, detachers, discriminators, circumflex, discriminator, distinctive, classifiers, dialyzer, differentiator, ablative, ablaut, abstract noun, classifier, dissepimental, determinative, dispersive, indicative, diacritical mark, accentuation, active verb, dividing, accent intensive, adams apple, delimiters.
Diacritic zıt anlamlı kelimeler, Diacritic kelime anlamı
Undiscriminating : Farkı farkedemeyen. Görüşü olmayan.
Diacritic ingilizce tanımı, definition of Diacritic
Diacritic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : , ä, &omacr. That separates or distinguishes. , &obreve. , &abreve. Applied to points or marks used to distinguish letters of similar form, or different sounds of the same letter, as, &amacr. , etc.

Bu kısımda Diacritic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Diacritic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Diacritic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Diacritic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.