Dialectical türkçesi Dialectical nedir

  • Eytişimsel.
  • Eytişim.
  • Diyalektik.
  • Dünyayı ve olayları tez, antitez, sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Mantıkla ilgili.

Dialectical ingilizcede ne demek, Dialectical nerede nasıl kullanılır?

Dialectical materialism : Marx ve engels tarafından benimsenmiş olan ve gerçekliğin temelinin sürekli değiştiğini ve akıldaki önceliğin de bu mesele olduğunu belirten sosyal ve ekonomik teori. Diyalektik materyalizm. Eytişimsel özdekçilik.

Dialectical method : Hatalı olandan gerçeği ayıran sanat veya bilim dalı. Diyalektik yöntem.

Dialectically : Diyalektik olarak.

Dialectic method : Bir konu ya da yaşantı ile ilgili olarak ortaya çıkan anlaşmazlıkları ve yanlış anlamaları sona erdiren, tartışmalara öğrencilerin katılmasını ve böylece öğrenciler arasında canlı bir etkileşimin doğmasını sağlayan öğrenme ve öğretme yöntemi. karşıt kavramları bir arada düşünmek ve tartışmak yoluyla gerçeği bulmayı amaç edinen bir felsefe ya da düşünme yöntemi. Eytişimsel yöntem.

Dialectic : Eytişimsel. Karşılıklı savların ileri sürüldüğü bilimsel konuşmaları yönetme ve yürütme sanatı. fichte, hegel ve marx gibi filozofların, kavramların karşıtlarıyle birlikte düşünülerek gerçeğin bulunabileceği yolundaki görüşlerine verilen ad. genel anlamda sokrates'in soru sorma ve soruları karşılama temeline dayalı öğretim yöntemine benzer bir tartışma yolu. Mantıklı yorumlama. Diyalektik. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Doğanın, toplumun ve düşüncenin durmayan bir devinim ve değişim içinde bulunmaları, bunlardaki evrimin her şeyde var olan iç çelişmelerin çatışması sonucu ortaya çıkması olgusu. Mantık. Bir devinimsel sürecin, karşıtlıkların uzlaşarak yeni ve daha ileri biçimler yaratması yolunda oluşup geliştiğini söyleyen evrim yasası. Eytişim.

 

Dialecticism : Konuşmada diyalektik etki veya yol.

Dialectal : Lehçeye ait. Eytişim. Ağgana değişli. Dünyayı ve olayları tez, antitez, sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi. Lehçe ile ilgili.

Dialect geography : Konuşma tarzları ve lehçelerinin bölgesel dağılımını inceleyen bilim dalı. Lehçe coğrafyası.

Dialect play : Şive benzetmeleri ile gelişen yerel havada kısa oyun. Şive oyunu.

Dialectology : Lehçebilim. Bölgesel diller bilimi. Ağganbilim.

İngilizce Dialectical Türkçe anlamı, Dialectical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dialectical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Dialectical synonyms : a shift in individual demand, dialectics, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, abnormal budget receipts, dialectic, a change in demand, dialectal, noematic, a group shares.