Diaphragme türkçesi Diaphragme nedir

  • Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık.
  • Kimi ışıldaklarda, mercek düzeni içinde bulunan ve ışık niceliğini düzenlemekte kullanılan açılır kapanır mekanizma.
  • [#ışık+düzengeci Işık düzengeci açıklığı].
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Diyafram.

Diaphragme ingilizcede ne demek, Diaphragme nerede nasıl kullanılır?

Diaphragm clutch : Diyafram. Diyaframlı kavrama. Yaylı debriyaj.

Diaphragm cover : Diyafram kapağı.

Diaphragm opening : Diyafram açıklığı.

Diaphragm pump : Diyaframlı pompa. Diyaframlı tulumba. Diyafram pompa. Diyaframlı basaç. Diyafram pompası.

Diaphragm ring : Işık düzengeç ayarını gerçekleştirmek üzere, mercek çerçevesinde yer alan, üzerinde ışık düzengeci göstergesi bulunan, sağa sola çevrilebilen parça. Işık düzengeci bileziği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Automatic diaphragm : Otomatik diyafram.

Diaphragm valve : Zarlı valf. Diyaframlı valf. Diyaframlı vana.

Diaphragm rod : Bazı alıcılarda, ışık düzengeci bileziğini daha kolay devindirmek için bulunan ufak kol. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık düzengeci kolu.

Cone diaphragm : Koni diyafram. Koni diyafram.

Automatic diaphragm system : İçteki bir ışıkölçere bağlı olarak kendi kendine ayarlanabilen ışık düzengeci. Özdevinimli ışık düzengeci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Diaphragme Türkçe anlamı, Diaphragme eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diaphragme ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Focal aperture : Diyafram açıklığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Iris aperture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Shutter aperture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Torso : Yarım kalmış çalışma. İnsan gövdesi. Kolsuz. Kolsuz ve başsız gövde. Heykel gövdesi. Gövde heykeli. Bacaksız. Gövde. Ve başsız insan vücudu. Gövde (insana ait).

Musculature : Müskülatur. Kas sistemi. Adale yapısı.

Lens aperture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mercek diyafram açıklığı. Diyafram açıklığı.

Camera : Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Fotoğraf makinesi. Mahrem. Fotoğraf çekmekte kullanılan aygıt. Kamera. Oda, kamara. Alıcı. Hakimin odası. Gizli. Hakimin özel odası.

Stop : Bırakmak. Dindirmek. Devam etmemek. Noktalamak. Tevakkuf etmek. Hemze. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Kapamak. Dinmek. Engellemek.

Diaphragms : Membran. Zar. Diafram. Işık bebeği. Böleç. Fotoğraf makinesi. Mercek perdesi.

Body : Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Esas. Vücut. Karoser. Cisim. Kitle. Grup. Yığın. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Heyet.

Diaphragme synonyms : muscle system, mechanical device, photographic camera, muscular structure, iris diaphragm, camera aperture, aperture of diaphragm, membrane, diaphragm clutch, aperture, phrenes, midriff, working aperture, diaphragm, f stop, iris, diaphragma, shooting aperture, midriffs, trunk, tissue layer.