Musculature türkçesi Musculature nedir

  • Adale yapısı.
  • Kas sistemi.
  • Müskülatur.

Musculature ingilizcede ne demek, Musculature nerede nasıl kullanılır?

Musculatures : Kas sistemi. Adale yapısı. Müskülatur.

Muscular : Adale. Güçlü. Muskular. Kaslı. Adalesel. Kuvvetli. Kaslarla ilgili. Adaleli. Kasa ait. Muskularis.

Muscular atrophy : Kas atrofisi.

Muscular coordination : Kas koordinasyonu. Kas kooridanasyonu.

Muscular dystrophia : Müsküler distrofi.

Muscular system : Çalışan bütün bir sistem olarak vücut kasları. Kas aygıtı. Kaslar yapısı. Kas sistemi. Kas jüyesi. İskeleti saran ve devinim olanağıyla vücudu biçimlendiren et örtüsü.

Muscular exertion : Kas yorgunluğu. Kaslara aşırı yüklenmeyle oluşan güç azalması.

Muscular tissue : Kasdoku. Kas dokusu.

Muscular work : Kas gruplarını güçlendiren ve daha çok ağırlığa ve eşin direncine karşı yapılan alıştırmalar. Kuvvet alıştırmaları (güç alıştırmaları).

Muscularis mucosae : Gastrointestinal sistemde mukozayla submukozayı ayıran kas tabakası. Muskularis mukoza.

İngilizce Musculature Türkçe anlamı, Musculature eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Musculature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diaphragm : Işık düzengeci. Diafram. Biyoloji, fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıldakların bir takısı. bir çerçeveye oturtularak takılan diyafram yuvarlak biçimdedir; iç tarafında birbirinin üzerine kayarak ya da birbirinin üzerinden açılarak yuvarlağın çapını büyülten ve küçülten yaprakları vardır. bununla sahne üzerindeki aydınlatma alanı genişletilip daraltılabilir. Irakgörürlerde, fotoğraf makinelerinde nesne merceği açıklığını büyütüp küçülten düzen. Böleç. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Titreşerek ses üreten ince metal yaprak. Basaç zarı. Memelilerde, akciğerlerde gaz alış verişini kolaylaştıran, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran kas ve tendon tabakası.

 

Gorge : Boğaz. Tıkanmak. Atıştırmak. Oburluk. Yemek atıştırmak. Tıka basa doldurmak. Geçit. Tıkınmak. Tıka basa yemek. Tiksinti.

Muscular system : Kas aygıtı. Kas jüyesi. İskeleti saran ve devinim olanağıyla vücudu biçimlendiren et örtüsü. Çalışan bütün bir sistem olarak vücut kasları. Kaslar yapısı.

Muscular tissue : Kas dokusu. Kasdoku.

Tendon : Kas-kemik bağı. Kiriş. Lif. Sinir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tendo. Öngerme çeliği. Kasları kemiklere bağlayan yoğun, düzenli bağ dokusu. Tendon. Veter.

Sinew : Kuvvet. Güç. Sinir. Veter. Enerji. Kas kirişi. Kiriş. Kas gücü. Kas teli.

System : Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Evren. Jüye. Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Kaide. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Usul. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Düzen.

 

Esophagus : Sindirim kanalının, yutakla mide arasında kalan kısmı, özefagus, ösefagus, özofagus. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Meri. Bkz.oesophagus. Yemek borusu. Yutak. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Özofagus. Özefagus. Yemekborusu.

Gullet : Gırtlak. Sel yatağı. Ümük. Kanal. Yemek borusu. Ağız boşluğu ile yemek borusu arasında uzanan kısa, kaslı bir kanal. farinks. Boğaz. Su kanalı. Yutak.

Musculature synonyms : muscular structure, muscle system, musculoskeletal system, musculatures, oesophagus, midriff, ligament, muscle.

Musculature ingilizce tanımı, definition of Musculature

Musculature kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Musculation.