Did not bat an eyelid türkçesi Did not bat an eyelid nedir

  • İkinci bir kez düşünmedi bile.
  • En ufak bir şekilde şoke olmadı.
  • Hiçbir şaşırma belirtisi göstermedi.

Did not bat an eyelid ingilizcede ne demek, Did not bat an eyelid nerede nasıl kullanılır?

Did : Direct ınward dialing (doğrudan içeriye arama). Bir şirketin az sayıda gerçek telefon hattıyla erişilebilen bir telefon numaraları kütlesi aldığı telefon hizmeti (ilave hat gerektirmeden özel dahili hatlara olanak sağlar). Do fiilinin ikinci hali.

Not : Yoksa. Olmayan. Asla. Yok. Gayri. Emes. Değil.

Bat : Vurmak (topa). Kırpmak (göz). Topa vurmak. Sopa ile vurmak. Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve çıkarlarını savunmak, bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı olarak çalışması ve rekabet gücünün artırılması, rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak ve uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958 yılında kurulan birlik. Vuruş yapmak. Sopayla vurmak. Yarasa. Beysbol sopası. Türkiye bankalar birliği.

An : Bir. Bir (ünlülerden önce). Anabatik rüzgar. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. (herhangi) bir.

Eyelid : Blefaron. Göz kapağı. Gözü örten ve açılıp kapanabilen deri parçası. Gözkapağı.

 

Did not ask permission : İzin almadı. İzin istemedi. Yetki almadı.

Without batting an eyelid : Duraksamadan. Gözünü kırpmadan. Sektirmeden. Şaşırdığını belli etmeden. Tereddüt etmeden.

Did not believe it : Onu varsaymayı veya düşünmeyi reddetti. İnanmadı. İnanamadı.

Did not approve of : -masını onaylamadı. -nın yapılması konusunda olumlu görüş bildirmedi.

Not bat an eyelid : Suratından bir şey anlaşılmamak. Kılını kıpırdatmamak. Hiçbir şaşırma belirtisi göstermemek. Tepki vermemek. Yüzünde mimik oynamamak.