Die young türkçesi Die young nedir

  • Genç ölmek.
  • Genç yaşta ölmek.

Die young ile ilgili cümleler

English: Beautiful women die young - or so the saying goes. If so then my wife is going to live a long life.
Turkish: Güzel kadınlar genç ölür- ya da öylesine demişler. Eğer öyleyse benim karım uzun bir hayat yaşayacak.

English: I'd hate to die young.
Turkish: Genç ölmekten nefret ederdim.

English: "Whom the gods love die young", was said of yore.
Turkish: "Tanrıların sevdiği insan genç ölür", demiş eskiler.

English: It was her fate to die young.
Turkish: Genç ölmek onun kaderiydi.

Die young ingilizcede ne demek, Die young nerede nasıl kullanılır?

Die : Metal kalıp. Sıkılmak. Hayatını teslim etmek. Yok olmak. Mortoyu çekmek. Canı çıkmak. Sönmek (ateş). Kandilin yağı tükenmek. Yivaçarın çelikten yapılmış ve dişi açan parçaları. Tatmak.

Young : Genç. Gençler. Hayvan yavrusu. Gençlik. Küçük. (hayvan) yavru. Döl. Yavru. Yeni. Taze.

Die a glorious death : Şerefli bir şekilde ölmek.

Die a hero : Kahraman olarak ölmek.

Die a martyr : Şehit olmak.

Die a natural death : Eceliyle ölmek.

Die at the scene : Olay yerinde ölmek. Hastaneye kaldırılmadan önce ölmek. Bir kaza veya saldırı yerinde hayatını kaybetmek. Olay mahallinde ölmek.

İngilizce Die young Türkçe anlamı, Die young eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Die young ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come to an untimely end : Erken ölmek.

Die prematurely : Erken öldü. Genç yaşta öldü. Yetişmeden öldü. Zamanından önce öldü. Erken ölmek. Olgunlaşmadan öldü.