Dooms türkçesi Dooms nedir

  • Aşırı.
  • Akıbet.
  • Kaderi kötü olmak.
  • Epeyce.
  • Mahkum etmek.
  • (argo) çok.
  • Kader.
  • Yazgı.
  • Son bulmak.
  • Oldukça (damned {aşırı} kullanımının iskoçya ve kuzey ingiltere'deki edebi kelam biçimi).
  • Hüküm vermek.
  • Lanet.
  • Zeval.

Dooms ingilizcede ne demek, Dooms nerede nasıl kullanılır?

Doomsayer : Felaket tellalı. Felaket habercisi.

Doomsday : Kıyamet. Mahşer günü. Kıyamet günü. Karar günü. Ahir zaman. Ana baba günü. Hüküm günü. Hesap günü.

Doomsdays : Hesap günü. Kıyamet günü. Karar günü. Ahir zaman. Hüküm günü. Kıyamet. Ana baba günü. Mahşer günü.

Doomster : Kıyamet gününün yaklaştığını iddia eden kimse. Felaket habercisi. Felaket tellalı.

Doomsters : Kıyamet gününün yaklaştığını iddia eden kimse. Felaket habercisi. Felaket tellalı.

Doom : Akıbet. Kader. Kötü kader. Mahkum etmek. Son bulmak. Hüküm vermek. Yazgı. Son. Ölüm. Lanet.

Doom to : -ya mahkum etmek. Hakkında -ması yargısına varmak. -a mahkum etmek. ...cezasına çarptırmak. Hakkında -mesi hükmü vermek.

Crack of doom : Mahşer günü. Kıyamet günü. Kıyamet kopması.

The trump of doom : Kıyamet borusu. Sur.

Doom to death : Ölüme mahkum etmek.

İngilizce Dooms Türkçe anlamı, Dooms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dooms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attendant : Eşlik eden. Görevli. Eşlik eden kimse. İlgilenen. Bakıcı. Mevcut. İlişkili. Beraberinde olan. Hizmetçi. Bağlı.

Crassest : Görgüsüz. Aptal. Dangalak (argo terim). İncelikten yoksun. Duygusuz. Hissiz. Densiz. Ahmak. Galiz.

Destiny : Nasip. Talih. Yazı. Alın yazısı. Kısmet. Çarkıfelek. Felek.

Acute : Sivri. Güçlü. Dar. Ağır. Zeki. Açıkgöz. Keskin. Akut. İlerlemiş.

Cuss : Genç adam. Küfür. Adam. Sövmek. Küfretmek. Lanetlemek. Herif. Delikanlı. Huysuzluk. Tip.

Condemns : Ayıplamak. Çarptırmak. El koymak. Kamulaştırmak. İstimlak etmek. Kınamak. Suçlamak.

Damns : Ah etmek. Değersiz şey. Küfretmek. Mahvetmek. Lanet etmek. Suçu yüklemek. Lanetlenmek. Sövmek.

End : Ölüm. Sonuca ulaşmak. Kalkmak. Taraf. Sona ermek. Bitmek. Kalıntı. Sonuç. Sona erdirmek.

Bally : Bloody (kahrolası) kelimesinin yumuşak hali (argo terim). İğrenç. Topak topak. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Küresel biçimde.

Goodliest : Hoş görünüşlü. Dolgun. Epey büyük (bir miktar). Güzel. Çok hoş.

Dooms synonyms : end of the world, doom, dissolution, curtains, dispensation, cusswords, adjudicate, fatal, damned, astronomical, respectably, dooming, awfully, condemning, windfall, reasonably, astronomic, cussword, cloying, predestination, curse, decides, lotting, bereavement, fate, quite a bit, fatalities, adjudicates, goodly, destinies, goodlier, decide, breakneck.

Dooms zıt anlamlı kelimeler, Dooms kelime anlamı

Inside : Gizli. İç taraf. İçerisi. İçte. İçerde. İç kısım. Mide. İçeriye. İç taraftaki.

Acquit : Ayrıcalık tanımak. Suçsuz çıkarmak. Beraat etmek. Tenzih etmek. Ödemek. Beraat ettirmek. Muaf tutmak. Temize çıkarmak. Aklamak. İbra etmek.