Dopamin nedir, Dopamin ne demek
Dopamin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Yokluğu ya da eksikliği Parkinson hastalığına sebep olan, L-dopanın karboksilasyonu ile oluşan, tirozin metabolizmasının ara ürünü olan, merkezi sink sisteminin bir nörotransmitteri; 3,4-dihidroksifenilamin ya da hidroksitiramin.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kimi otonom sinirlerinin ganliyonlarında, beynin bazı bölgelerinde sinir hücrelerinin uçlarından ve az miktarda böbrek üstü bezi medullasından salınan nörotransmiter madde, hidroksitiramin, 3,4-dihidroksifeniletilamin.
Kalp kasının kasılma gücünü artırmasından dolayı özellikle dolaşım şokunun tedavisinde kullanıla ilaç.
Dopamin ile ilgili Cümleler
- Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salınımını arttırır.
- Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.
- Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.
- Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salınımını arttırır.
Dopa ile ilgili Cümleler
Dopamin hakkında bilgiler
Dopamin (DA), vücutta doğal olarak üretilen bir kimyasaldır. Beyinde, dopamin reseptörlerini aktive ederek nörotransmiter olarak görev yapar. Dopamin, ayrıca, hipotalamustan da salgılanır ve kana karışarak nörohormon görevi yapar. Nörohormon olarak görevi hipofizin ön lobundan prolaktin salgılanmasını baskılamaktır. Sempatik sinir sistemindeki etkileri dolayısıyla ilaç olarak; kalp atışlarını hızlandırmak ve kan basıncını yükseltmek için kullanılır. Kan-beyin omurilik sıvısı bariyerini geçemediği için merkezi sinir sitemini doğrudan etkileyemez. Parkinson hastalarında ve Dopa-Duyarlı distoni hastalarında, beyindeki dopamin miktarını artırmak için, dopamin sentezinde öncü molekül görevi üstlenebilen L-DOPA molekülü kullanılır, zira L-DOPA kan-beyin bariyerini aşabilir. Dopaminin kimyasal formülü (C6H3(OH)2-CH2-CH2-NH2) şeklindedir. Kimyasal adlandırması ise 4-(2-aminoetil)benzen-1,2-diol'dür ve "DA" şeklinde kısaltılır.
Dopamin anlamı, tanımı
Dopa : Böbrek üstü bezi medullasında, beyin ve sempatik sinir uçlarında tirozinden epinefrin ve norepinefrinin üretimi sırasında ve de epidermisin altında kromatofor hücrelerinde tirozinin melanine dönüşmesi sırasında meydana gelen ara metabolit, levodopa, L-dopa. Tirozin hidroksilaz enzimi ile adrenal medulla, beyin ve sempatik sinir uçlarında tirozinden epinefrin ve norepinefrin sentezi sırasında, epidermisin altında kromatofor hücrelerinde tirozinin melânine dönüşmesi sırasında meydana gelen ara metabolit
Sempatik sinir sistemi : Yaşatkan sinir sistemini oluşturan iki sinir sisteminden biri.
Parkinson hastalığı : Özellikle kol ve bacak kaslarının sertleştiği, hastada sürekli titreme ve hafif sallantının görüldüğü bir merkezî sinir sistemi bozukluğu.
Böbrek üstü bezi : Böbreklerin üstünde bulunan, hormon niteliğinde salgısı olan bez.
Hidroksitiramin : Dopamin.
Kimyasal formül : Saf bir maddenin kimyasal bileşiminin kimyasal sembol ve sayılarla gösteriliş şekli. Metan için CH4, hidrojen klorür için HCl gibi.
Nörotransmitter : Nöronun ucundan salgılanan ve bir sonraki nöronun özgün bir reseptörüne bağlanan, sinir impulslarının iletimine yardımcı olan, genellikle nitrojen içeren düşük moleküler ağırlıklı bir bileşik.
Nörotransmiter : Bir uyarıya cevap olarak sinapslarda, presinaptik akson ucundan salınarak postsinaptik nöron veya kas hücresinin yüzeyindeki özgül almaçlar aracılığında iletinin bir uçtan diğerine geçişini sağlayan ve sonuçta bu hücreleri uyaran veya baskılayan asetilkolin, adrenalin, noradrenalin, dopamin, serotonin, GABA, glisin, glutamat, nitrik oksit, histamin ve benzerleri kimyasal maddelerin ortak adı.
Sinir sistemi : Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.
Hızlandırmak : Hız verilmek, hızı artırılmak.
Hızlandırma : Hızlandırmak işi.
Kan basıncı : Kan hacmine ve yoğunluğuna bağlı olan atardamar içi gerilimi, tansiyon.
Hipotalamus : Talamus ile birlikte diyensefalonu (ara beyin) oluşturan, vücut ısısı, su dengesi, uyku, iştah, korku, kızgınlık ve sevgi gibi duyguları, otonom sinir sistemi aracılığıyla organların çalışmasını ve hormon salgısını kontrol eden beynin bir kısmı. Ön beynin alt bölgesi olup bazı organ ve bezlerin çalışmasını düzenleyen kısmı. Talamusun alt kısmı. Beynin tabanında yerleşmiş, vücut sıcaklığı ve iştahı kontrol eden ve hipofiz bezi tarafından salgılanan hormonların salınımını düzenleyen bölüm.
Metabolizma : Canlı organizmada veya canlı hücrelerde hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, biyolojik ve kimyasal değişimlerin bütünü, özümlemenin ve yadımlamanın toplamı.
Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.
Adlandırma : Adlandırmak işi, isimlendirme.
Yükseltmek : Yükseğe çıkarmak, yukarı kaldırmak. Güçlendirmek, şiddetlendirmek. Bir sayıyı kendisiyle birkaç kez çarpmak. Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek. Aşama ve mevki bakımından daha yüksek duruma getirmek. Değerini olduğundan daha çok göstermek.
Karboksil : Organik asit grubunda bulunan -COOH formülündeki tek değerli kökler.
Kalp kası : Kalbin ana duvarını çeviren ve düzenli hareket edebilen kas örgüsü, miyokart.
Yükseltme : Yükseltmek işi.
Diğer dillerde Dopamin anlamı nedir?
İngilizce'de Dopamin ne demek ? : dopamine

Bu kısımda Dopamin nedir? Dopamin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dopamin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dopamin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.