Nörotransmiter nedir, Nörotransmiter ne demek
Nörotransmiter; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Bir uyarıya cevap olarak sinapslarda, presinaptik akson ucundan salınarak postsinaptik nöron veya kas hücresinin yüzeyindeki özgül almaçlar aracılığında iletinin bir uçtan diğerine geçişini sağlayan ve sonuçta bu hücreleri uyaran veya baskılayan asetilkolin, adrenalin, noradrenalin, dopamin, serotonin, GABA, glisin, glutamat, nitrik oksit, histamin ve benzerleri kimyasal maddelerin ortak adı.
Nörotransmiter tanımı, anlamı
Kimyasal madde : Belirli bir homojen bileşimi olan ve mekanik yollarla ayrılamayan maddelerin genel adı. Bütün element ve bileşikler kimyasal madde kabul edilir, çözelti, dispersiyon, alaşım ve kompozit malzemeler karışımdır
Nitrik oksit : Nitrojen veya amonyağın oksitlenmesiyle elde edilen, renksiz zehirli gaz (NO).
Noradrenalin : Böbrek üstü bezinin medullasından salgılanan ve adrenaline çok benzeyen, sempatik sinir uçlarından iç organlara çıkarılarak nörotransmitter görevi de yapan katekolamin. Norepinefrin. Adrenerjik sinir uçlarında L-trozinden başlayarak üretilen nöromedyatör madde. Sempatik sistemini uyarıcı ilaçların katekolaminler grubuna dâhil olan ve adrenalinin, azot atomundaki metil grubunu içermeyen bir türevi.
Postsinaptik : Sinir sisteminde ya da sinirin kasa temas ettiği yerde impulsun alındığı bölge (dendrit zarı veya kas zarı gibi).
Presinaptik : Sinaps bölgesinde impulsun diğer hücre ya da hücre kısmına aktarıldığı bölge.
Kas hücresi : Kas dokusunu meydana getiren özelleşmiş kasılma yeteneğindeki hücreler. Düz kasta tek tek hücreler hâlinde, çizgili kas tipinde ise hücre hudutları eriyerek çok çekirdekli hâlde bulunurlar. Kas teli.
Asetilkolin : Otonomik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir telciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmitter bir madde. Otomotik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir iplikciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmiter bir madde. Kolinerjik sinir uçlarında, kolin asetiltransferaz enzimi ileasetilkoenzim Adankoline, asetil grubunun aktarılmasıyla oluşan, otonom sinir sisteminin tüm pregangliyoner nöronları, parasempatik sistemin postgangliyoner nöronları, sempatik sistemin bazı postgangliyoner kolinerjik nöronları, sinir-kas kavşaklarındaki sinir uçları ve beynin birçok bölümünden salgılanan, muskarinik ve nikotinik iki tip almacı bulunan küçük moleküllü nörotransmitter madde, ACh. Çoğunlukla uyarıca etkisi olmasına karşın, kalpte vagus sinirleriyle inhibitör etkiye sahiptir. Sinir dokusunda raslanan bir kimyasal madde olup sinir uyarmalarını ileten en önemli madde olarak düşünülür.
Serotonin : Memelilerde ve merkezi sinir sistemi olan diğer canlılarda bulunan, kan pulcukları ve mast hücreleri tarafından meydana getirilen, uyanıklık ve ağrı duygularının düzenlenmesinde rolü olan, düz kası uyararak kan damarlarının büzülmesini sağlayan bir nörotransmitter. 5-hidroksitriptamin. Formülü C10H12ON2 olan, triptofandan oluşan düz kaslar üzerine hormonlar gibi etki eden bir madde.5hidroksitriptamin. Kan pulcukları ve mast hücreleri tarafından meydana getirilen, uyanıklık ve ağrı duygularının düzenlenmesinde rolü olan, düz kası uyararak kan damarlarının büzülmesini sağlayan bir nörotransmiter. Kan pulcukları, sindirim kanalı miyenterik pleksus ve enterokromafin hücreleri, mast hücreleri, az miktarda beyin, omurilik, epifiz ve retinadan salınan, yerel damarları büzen, mide salgısını kısıtlayan, mide-bağırsak hareketini kolaylaştıran, yangıda venül endotel hücrelerinde kontraksiyon yaparak damarlarda genişleme ve damar geçirgenliğinde artışa neden olan ve ağrı yollarında inhibitör etkili triptofandan meydana gelen monoamin yapısında bir nörotransmitter madde, 5-hidroksitriptamin, 5-HT.
Akson ucu : Motor sinirlerin efektör organlar üzerinde biten uçları; nöron ile nöronun temas ettiği hücre arasındaki yüzeyi genişletmek üzere gelişmiş yapılar. Nöronla nörönun temas ettiği hücre arasındaki yüzeyi genişletmek üzere gelişmiş, motor sinirlerin efektör organlar üzerinde biten uçları.
Adrenalin : Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
Histamin : Mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan, merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen, kuvvetli bir damar genişletici madde. Formülü C3H3N2CH2CH2NH2, mol kütlesi 111,1 g , e.n. 83-84 °C olan, çavdar mahmuzundaki histidinden elde edilen, bitki ve hayvan dokularında bulunan, beyaz kristaller halinde bir amin. 1H-imidazol-4-etamin. [Bakınız: imidazoletilamin]. Histidin amino asidinin dekarboksilasyona uğraması neticesinde meydana gelen, mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan ve merkezi sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen kuvvetli bir damar genişletici madde. Bütün vücut dokularında özellikle mast hücreleri ve kan bazofilleri yüksek konsantrasyonda bulunan, kılcal damarlarda genişlemeye, venüllerde geçirgenlik artmasına ve endotel hücrelerinde kasılmaya, bağırsak ve bronşlar gibi organların düz kaslarında kasılmaya, mide salgısının artmasına, yangıda ve aşırı duyarlılık reaksiyonlarında rol oynayan histidinin dekarboksilayonu sonucu oluşan C5H9N3 kimyasal formüllü bir amin bileşiği.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.
Glutamat : [Bakınız: glutamik asit]. Glutamik asidin tuz, ester veya anyonik formu.
Dopamin : Yokluğu ya da eksikliği Parkinson hastalığına sebep olan, L-dopanın karboksilasyonu ile oluşan, tirozin metabolizmasının ara ürünü olan, merkezi sink sisteminin bir nörotransmitteri; 3,4-dihidroksifenilamin ya da hidroksitiramin. Kimi otonom sinirlerinin ganliyonlarında, beynin bazı bölgelerinde sinir hücrelerinin uçlarından ve az miktarda böbrek üstü bezi medullasından salınan nörotransmiter madde, hidroksitiramin, 3,4-dihidroksifeniletilamin. Kalp kasının kasılma gücünü artırmasından dolayı özellikle dolaşım şokunun tedavisinde kullanıla ilaç.
Sonuçta : Sonuç olarak.
Ucundan : Yüzünden, nedeniyle: El denli ekmek ucundan bu kahrı çekiyorum. İçin, sebebiyle, sebepten, -den dolayı, yüzünden. [Bakınız: ucunuzdan].
Salına : Bulgurlu ya da pirinçli lahana yemeği.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Glisin : Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollagen ve elâstin gibi proteinlerin yapısına giren en basit amino asit. Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollajen ve elastin gibi proteinlerin yapısına giren en basit aminoasit, aminoasetik asit. Genelde beyin sapı ve omurilik sinapslarında salınan, inhibitör işlev yapan, sembolü Gly ve G olan alifatik ve hidrofobik yan zincirli nörotransmiter esansiyel olmayan bir amino asit.
Diğer dillerde Nörotransmiter anlamı nedir?
İngilizce'de Nörotransmiter ne demek ? : neurotransmitter

Bu kısımda Nörotransmiter nedir? Nörotransmiter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Nörotransmiter tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Nörotransmiter hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.