Ucundan nedir, Ucundan ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yüzünden, nedeniyle: El denli ekmek ucundan bu kahrı çekiyorum.
Teknik terim anlamı:
İçin, sebebiyle, sebepten, -den dolayı, yüzünden.
[Bakınız: ucunuzdan].
Ucundan ile ilgili Cümleler
- Kimseye zarar vermeyi aklımın ucundan bile geçirmezken üzerime o kadar çok geldiniz ki bazen hoşuma gitmediğiniz oldu.
- Onun beni sevdiği aklımın ucundan geçmedi.
- Onun hastanede olduğu aklımın ucundan geçmedi.
- Ömür boyu hiçbir işin ucundan tutmamış insanlar için bile bir yaşlılık fonu düzenlenmiş.
- Tom'un Mary ile aynı şekilde hissedeceği aklımın ucundan geçmedi.
- Tom'un hayır diyebileceği hiç aklımın ucundan geçmedi.
- Onun hasta olabileceği aklımın ucundan bile geçmedi.
- Perdenin ucundan göz attı.
Ucundan ile ilgili Atasözü veya Deyim
aklının ucundan bile geçirmemek : hiçbir biçimde düşünmemek.
(bir işin veya bir şeyin) ucundan tutmak : bir şeyle meşgul olmak, katkı sağlamak, yardımcı olmak Mecaz anlamı bir işi yeterince ilgilenmeden, önemsemeden yapmak.
burnunun ucundan ötesini (veya ilerisini) görmemek : dar düşünceli olmak.
Ucundan anlamı, tanımı
Ucunuzdan : Yüzünüzden, sizden dolayı
Yüzünden : -den ötürü.
Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.
Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.
Sebeb : Neden.
Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.
Denli : "Kadar" anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz. Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse).
Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.
Nede : Nerede. Nerede?.
Sebe : Çaba.
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Ekme : Ekmek işi.
Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
Den : [Bakınız: dene]. Ekmek ve yemek kırıntısı. Derece. Tane. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Hububat tanesi, örgüde ilmik. Tane fasulye. Tane, tohum. Buyurun(yemek için): Den bakalım yemek yiyelim. [Bakınız: dendi]. Haydi.
El : Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
Diğer dillerde Uclama anlamı nedir?
Fransızca'da Uclama nedir ? : acrostiche

Bu kısımda Ucundan nedir? Ucundan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ucundan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ucundan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.