Doubted türkçesi Doubted nedir

Doubted ile ilgili cümleler

English: He doubted the truth of her story.
Turkish: Hikayenin doğruluğundan şüphe etti.

English: I never doubted it for a moment.
Turkish: Bundan bir an şüphe etmedim.

English: Ali doubted that Mary would call back.
Turkish: Ali Mary'nin tekrar arayacağından emin değildi.

English: Ali never doubted you.
Turkish: Ali senden asla kuşkulanmadı.

English: I never doubted it.
Turkish: Bundan asla şüphe etmedim.

Doubted ingilizcede ne demek, Doubted nerede nasıl kullanılır?

Misdoubted : Şüphe. Şüphe etmek. Korku. Korkmak.

Redoubted : Cesur. Yürekli. Heybetli. Korkunç.

Undoubted : Kuşkusuz. Şüphesiz. Kesin. Su götürmez. Kuşku götürmez.

Undoubtedly : Kesinlikle. Hiç kuşkusuz. Hiç kuşku yok ki. Şüphesiz olarak. Hiç kuşku yok. Bugüne bugün. Kesin olarak. Hiç şüphesiz. Kuşkusuz.

Doubter : Şüpheli. Şüpheci kimse.

There is no doubt that : Şüphe yoktur ki. Şuna şüphe yok ki -. Şu bir gerçek ki -. Şu kesin ki -. Şurası aşikar ki -.

Admit of doubt : Kuşkuya meydan vermek.

Beyond a shadow of doubt : Kesinlikle. Kati surette. Kuşkusuz. Şüphesiz. Su götürmez.

 

Be in doubt about : Şüphelenmek. Kuşku duymak.

Be in doubt : Şüpheli olmak. Endişeli olmak.

İngilizce Doubted Türkçe anlamı, Doubted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doubted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Haze : Pus. Hafif sis. Bulanıklık. Müphemlik. İnce sis. Belirsizlik. Sis. İnce duman. Duman.

Fluctuate : Azalıp çoğalmak. Yükselip azalmak. Değişmek. Tereddüt etmek. Dalgalanmak. Düzensiz hareket etmek. Bir yükselip bir azalmak. İnip çıkmak. Bocalamak.

Not to be sure : Tam olarak bilmemek.

Disbelieved : İman etmemek. İnançsız olmak. İnanmamak.

Blenching : Ağarmak. Sararmak. Rengi atmak. Geri çekilmek. Ürkmek. İrkilmek. Benzi atmak. Ağartmak. Rengi solmak.

Have a suspicion that : Kuşkusu olmak.

Incertitude : Tereddüt. Kararsızlık. Kesinsizlik. Tümevarımcı bilimlerde öndeyi ve kestirimlerin olgulara uygun düşme ya da gerçekleşme olasılığının düşüklüğü. Tereddüd. Değişiklik.

Discrediting : Kuşku duymak. Kötülemek. İtibarını zayıflatmak. İtibardan düşürmek. Güvenini sarsmak. Halkın gözünden düşürmek. İtibarsızlaştırmak. İtibar erozyonuna uğratmak. İtibardan düşmek.

Doubted synonyms : line double, two base hit, two baser, two bagger, line drive double, be hazy about, be doubtful, dubiousness, beware, question, impeachment, be sceptical of, fud, blench, dither, impeach, base hit, disbeliefs, blow hot and cold, impugn, queries, distrusting, be doubtful of, if, fluctuated, inkling, impugning, have second thoughts about, discredits, be skeptical about, dithered, queried, boggle.

Doubted zıt anlamlı kelimeler, Doubted kelime anlamı

 

Believe : İman etmek. Kanmak. Yemek. İnancı olmak. İnanmak. Kani olmak. Güvenmek. Güven duymak. Varsaymak. Zannetmek.

Certainty : Kuşkusuzluk. Kesinlik. Belirli olma. Kesin olan şey. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı. Muhakkak. Emniyet. Açıklık. Belirlilik. Katiyet.