Doubts türkçesi Doubts nedir

Doubts ile ilgili cümleler

English: Ali doubts if Mary will come today.
Turkish: Ali Mary'nin bugün gelip gelmeyeceğinden emin değil.

English: Ali doubts if Mary will come on time.
Turkish: Ali Mary'nin zamanında gelip gelmeyeceğinden şüphe ediyor.

English: Ali doubts if Mary will come tomorrow.
Turkish: Ali Mary'nin yarın gelip gelmeyeceğinden emin değil.

English: Ali doubts if Mary will come to school today.
Turkish: Ali Mary'nin bugün okula gelip gelmeyeceğinden emin değil.

English: Ali doubts if it will rain.
Turkish: Ali yağmur yağıp yağmayacağından şüpheli.

Doubts ingilizcede ne demek, Doubts nerede nasıl kullanılır?

Have doubts about : Emin olmamak. Kuşkulanmak. Sürümcenede kalmak. Kesin olmamak. Şüpheleri olmak. Kuşkuyla karşılamak. Şüphesi olmak. Muallakta olmak. Hakkında şüpheleri veya kuşkuları olmak. Kuşku duymak.

Assailed by doubts : Şüpheye kapılmış.

Be assailed with doubts : Kuşkular içinde olmak.

Expressed doubts : Şüphelerini ifade eden. Konu ile ilgili ne kadar tereddüt içerisinde olduğunu belirten (bir kişi veya bir şey hakkında).

Has doubts : Kararsızlık duygusuna sahip. Şüpheleri var.

 

Admit of doubt : Kuşkuya meydan vermek.

Be in doubt : Şüpheli olmak. Endişeli olmak.

Serious doubts : Ciddi şüpheler. Ciddi kaygılar. Büyük korkular.

There is no doubt that : Şurası aşikar ki -. Şu kesin ki -. Şu bir gerçek ki -. Şuna şüphe yok ki -. Şüphe yoktur ki.

Have no doubt that : Herhangi bir belirsizlik empoze etmemekte. -den şüphesi olmamak. -den emin olmak. -den kuşku duymamak.

İngilizce Doubts Türkçe anlamı, Doubts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doubts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dubiety : Kuşkululuk. Şüphelilik. Tereddüt. İkirciklik. Şüpheli olma.

Be of two minds : İki fikirli olmak. İki düşünce arasında tereddüt etmek.

Distrusting : Emniyet etmemek. İtimat etmemek. -e itimat etmemek. Sıtkı sıyrılmak. Şüphe duymak. Güvensizlik. İnanmamak. Güveni sarsılmak.

Anxieties : Kaygılar. Endişe. Sıkıntı. Can atma. Heves. Kaygı. Vesvese. Merak. Bunaltı.

Incredulity : Şüphecilik. İnanmazlık. Kuşkuculuk. Kuşku.

Be skeptical of : Kuşku duymak.

Disbelieves : İman etmemek. İnançsız olmak. İnanmamak.

Dithers : Panik yapmak. Telaşa kapılmak. Tereddüt etmek. Titremek. Tereddüd etmek. Kıpırtılandırmak. Duraksamak. Eli ayağına dolanmak. Eli ayağı titremek.

Query : -den kuşku duymak. Sormak. Soru sormak. Soru işareti koymak. Doğruluğunu sormak. Sorgu. Sorguya çekmek.

Disbelieved : İnançsız olmak. İman etmemek. İnanmamak.

Doubts synonyms : skepticism, line double, two base hit, two baser, two bagger, line drive double, cognitive state, mental rejection, be doubtful, peradventure, misgiving, queries, be uncertain, impugn, arriere pensee, be vague about something, visioned, impugning, hypochondria, distrusts, fluctuated, dubiousness, feared, irresolution, have misgivings, disbelieving, suspicions, back and fill, indecisiveness, be suspicious of, fear, blow hot and cold, fluctuate.

 

Doubts zıt anlamlı kelimeler, Doubts kelime anlamı

Certainty : Açıklık. Belirli olma. Kuşkusuzluk. Kesin olan şey. Gerekirlik. Muhakkak. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı. Kesinlik. Belirlilik. Emniyet.

Believe : Zannetmek. İnancı olmak. İnanmak. Güvenmek. Kanmak. İman etmek. Kani olmak. Sanmak. Güven duymak. Yemek.