Dourine türkçesi Dourine nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- At hastalığı.
- Durin.
- Afrika, asya, kuzey ve güney amerikanın belirli bölgelerinde atlarda trypanasoma equiperdum'un neden olduğu, üreme organlarında yerel yangıya ilgili ödem, ülser ve kurbağa kabuğuna benzer tarzda pigmentsiz lekelerin yanı sıra deri ve sinir sisteminde patolojik değişimlerle belirgin, çiftleşmeyle bulaşan hastalık, çiftleşme egzantemi, koyital egzantem, örtü hastalığı, kabuk hastalığı, at frengisi, hlk. bahl.
Dourine ingilizcede ne demek, Dourine nerede nasıl kullanılır?
Dour : Soğuk. İnatçı. Asık suratlı. Sert. Suratsız. Haşin. Asık yüzlü. Aksi. Ters.
Doura : Kuzey afrika ve asya'nın kurak bölgelerinde tahılı için yetiştirilen bir sorgum. Karabuğday.
Dourer : Daha inatçı.
Dourest : En inatçı.
Dourly : İnatçı bir şekilde. Asık suratlı bir halde. Asık suratlı bir şekilde. Sertçe. Kasvetli bir şekilde. Somurtkan bir şekilde.
Candours : Asıl fikrini söyleme. Açık sözlülük. İyi kalplilik. Açıkyüreklilik. Doğruluk. Dürüstlük. Açık yüreklilik. Toksözlülük. Samimilik. Açık kalplilik.
Foot odour : Ayak kokusu.
Ardours : Hararet. Gayret. Heves. Heyecan. Ateşlilik. Şevk. Ateş.
Candour : Samimilik. Doğruluk. Açık kalplilik. Samimiyet. Açık sözlülük. Açık yüreklilik. Dürüstlük. Açıkyüreklilik. Tarafsızlık. Toksözlülük.
Malodour : Kötü koku. Ağız kokusu.
İngilizce Dourine Türkçe anlamı, Dourine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dourine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Utilitarianism : Eğitim, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir işin, bir eylemin doğruluk derecesini o iş ve eylemdeki yararlıkla değerlendiren, yarar ilkesini doğru davranışların ölçüsü olarak kabul eden ve böylece yarar ile ahlak arasında sıkı bir ilişki kuran öğreti. genel mutluluğa uymayı ahlaksal değerin ölçütü olarak gören öğreti. Menfaatçılık. Nef'iyyet. Bir bilgi ya da işlemin değerini yararcı niteliğinde bulan düşünce yaklaşımı. Bireyler için faydalı olanın etik açıdan da doğru olduğunu, bireylerin faydalarını ençoklaştırırken sosyal faydanın da ençoklaşacağını savunan ve bunun ancak en çok sayıda bireye ençok mutluluğu sağlayacak eşit gelir dağılımı ile mümkün olabileceğini ileri süren, jeremy bentham tarafından çerçevesi çizilen ve john stuart mill tarafından geliştirilen görüş. Eylemin kendisinden çok ulaşılan sonuçların iyi veya kötü, doğru veya yanlış oluşuyla ilgilenen etik görüş. iyinin, mutluluk veya hazza ve dolayısıyla da doğruya eşit olduğu biçimindeki görüş. Utilitarizm. Yararcılık. Herhangi bir davranış ya da eylemin aktöreye uygunluğunun ölçütünü çoğunluk için yararlı olmada bulan düşünce akımı.
Formalism : Biçimlerin güzelduyusal ve sanatsal yönden ön plana alındığı anlayış. 1915-1930 yılları arasında rusya'da ortaya çıkan, yapıtları kendi başına bir dizge kabul ederek öğeleri, aralarındaki başlantılara göre irdeleyen, bugünkü yapısalcılık akımının gelişmesine katkıda bulunmuş bir àkım. Bilginin özü ve içeriği yerine biçimine önem veren, bilimlerde, özellikle matematikte, doğruların saymaca ilişkiler üzerine kurulduğunu, birtakım simgelerin tanımlarına dayandığını ve bu doğruların bütünüyle biçimsel olduğunu ileri süren soyutlayıcı bir düşünce yolu. Toplumsal olguların anlamlarına bakmadan, yalnız biçimlerine, yapılarına, kurallarına ya da ilişkilerine önem veren öğreti ve uygulama. başlangıçta kendilerine verilen anlamı artık taşımayan kurallara uymayı sürdürme tutumu. Eğitim, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Biçimselcilik. Biçimcilik. Şekilcilik. Bir iş ya da süreci, bir gidiş ya da uygulamayı düzenleyici biçimsel kurallara bağlama. Biçimlerin estetik ve artistik yönden ön düzeye alındığı anlayış. Formalizm.
Cabalism : Kabalizm. Kabala öğretileri (hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan).
Divine right : İlahi hak. Kralın yönetme hakkı (tanrı tarafından sağlanan). Kralın yönetme hakkı. Kutsal hak.
Literalism : Gerçekçilik. Harfi harfine uygunluk. Aslına uygunluk.
Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.
Covering disease : Örtü hastalığı. Kabuk hastalığı.
Dynamism : Güççülük. Gürecilik. Canlılık. Devingenlik. Devimselcilik. Hareketlilik. Dinamiklik. Dinamizm. İlkellerde değişik yerel adlar altında görülen ve doğada var olduğu sanılan, etkisi özellikle belirli nesnelerde, hayvanlarda ve insanlarda daha belirgin olan etkin yaşam gücü tasarımı ve inancı, a. bk. elima, mana, manitu, megbe, orenda, vakonda.
Pluralism : Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Çoğul olma. Plüralizm. Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü. Pluralizm. Çoğulluk. Çokçuluk. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. toplumbilimde: tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Birden fazla makamı olma (din). Çoğulculuk.
Groove : Çizgi. Yiv. Oluk açmak. Yiv açmak. Mükemmel şey. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri. Çizmek. Saban izi. Oluk. Plağın çizgileri.
Dourine synonyms : philosophical theory, presentism, establishmentarianism, philosophical doctrine, divine right of kings, girondism, kabbalism, ethicism, states' rights, church doctrine, nuclear deterrence, irridentism, antiestablishmentarianism, philosophical system, antiestablishmentism, theological doctrine, reincarnationism, pacificism, establishmentism, contextualism, religious doctrine, secular humanism, irredentism, gymnosophy, abaxial, ism, phenomenology, asceticism, prescriptivism, monism, amoralism, horse syphilis, equalitarianism.
Dourine zıt anlamlı kelimeler, Dourine kelime anlamı
Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.
Imitation : Yansılama. Sahte şey. Yapma. İmitasyon. Benzetme. Yapay. Taklit etme. Taklit eser. Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. Bir markanın özdeşini yapma.
Pluralism : Plüralizm. Çoğul olma. Çoğulluk. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. toplumbilimde: tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Birden fazla makamı olma (din). Çokçuluk. Çoğulculuk. Pluralizm. Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü.
Dourine antonyms : internationalism, multiculturalism, formalism, nationalism, monism, hardware.

Bu kısımda Dourine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dourine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dourine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dourine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.