Formalism türkçesi Formalism nedir

  • Biçimlerin güzelduyusal ve sanatsal yönden ön plana alındığı anlayış. 1915-1930 yılları arasında rusya'da ortaya çıkan, yapıtları kendi başına bir dizge kabul ederek öğeleri, aralarındaki başlantılara göre irdeleyen, bugünkü yapısalcılık akımının gelişmesine katkıda bulunmuş bir àkım.
  • Biçimlerin estetik ve artistik yönden ön düzeye alındığı anlayış.
  • Eğitim, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Şekilcilik.
  • Biçimselcilik.
  • Toplumsal olguların anlamlarına bakmadan, yalnız biçimlerine, yapılarına, kurallarına ya da ilişkilerine önem veren öğreti ve uygulama. başlangıçta kendilerine verilen anlamı artık taşımayan kurallara uymayı sürdürme tutumu.
  • Bilginin özü ve içeriği yerine biçimine önem veren, bilimlerde, özellikle matematikte, doğruların saymaca ilişkiler üzerine kurulduğunu, birtakım simgelerin tanımlarına dayandığını ve bu doğruların bütünüyle biçimsel olduğunu ileri süren soyutlayıcı bir düşünce yolu.
  • Biçimcilik.
  • Bir iş ya da süreci, bir gidiş ya da uygulamayı düzenleyici biçimsel kurallara bağlama.
  • Formalizm.

Formalism ingilizcede ne demek, Formalism nerede nasıl kullanılır?

Formalisms : Formalizm. Şekilcilik. Biçimcilik. Biçimselcilik.

Formalisation : Bilginin biçimini belirleyip saptama yoluyla onun içeriğini daha büyük bir kesinlikle belirleme yolu. Biçimleme. Resmi yapma eylemi (ayrıca formalization). Resmileştirme eylemi. Biçimlendirme. Biçimselleştirme.

 

Formalisations : Resmi yapma eylemi (ayrıca formalization). Resmileştirme eylemi. Biçimlendirme. Biçimselleştirme.

Formalise : Şekillendirmek. Biçim vermek. Örneğe göre yapmak. Modellik yapmak (ayrıca formalize). Resmi yapmak. Hukuken geçerli yapmak. Biçimlendirmek. Şekil veya tarz vermek. Resmiyet kazandırmak. Resmiyete dökmek.

Formalised : Şekil veya tarz vermek. Biçimlendirilmiş. Biçimlendirilen. Resmileştirilmiş. Resmiyeti etkilemek. Resmi yapmak. Kanuna göre yapmak. Biçimselleşmiş. Modellik yapmak (ayrıca formalize). Hukuken geçerli yapmak.

Formalist : Şekilci. Formalite düşkünü. Biçimci. Formaliteci. Formalist.

Formalises : Resmiyet kazanmak. Modellik yapmak (ayrıca formalize). Şekillendirmek. Resmileştirmek. Biçimlemek. Resmiyete dökmek. Resmi hale getirmek. Şekil veya tarz vermek. Örneğe göre yapmak. Resmiyeti etkilemek.

Formalist theatre : İçeriği ikinci plana atarak biçimi önemseyen tiyatro anlayışı. biçimin özerkliğini ve önceliğini öne sürerek bir biçimi ve bu biçimi var edecek belirli bir sahne, oyun düzeni uygulayımını benimseyen anlayış, öncü tiyatrolar, dadacı tiyatro, gerçeküstücü tiyatro, antitiyatro vb. biçimci tiyatro kapsamına girer. Biçimci tiyatro. Özü, ikinci düzeye atarak biçimi önemseyen tiyatro türü. kimi ülkeler bu tiyatro türünü güdümlü olarak ele alır; bir araç gibi kullanır.

Formalistic : Şekilci. Geleneksel metodlara ve uygulamalara katı biçimde bağlı olan. Harici tarz ve geleneklerin üzerinde duran.

 

Formalistically : Harici şekil ve adetlere önem vererek. Geleneksel metodlara ve alışkanlıklara bağlı kalarak. Formalistik bir tarzda.

İngilizce Formalism Türkçe anlamı, Formalism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Formalism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doctrine : Akide. İlke. Prensip. Mezhep. Nazariyat. Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Düstur. Öğreti.

Ism : İzm. -izm. Doktrin. -cilik. Öğreti. Meslek.

School of thought : Düşünce ekolü. Düşünce okulu. Düşünce tarzı.

Philosophy : Kendi halindelik. Gerçeğin (realitenin) tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği. bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi. bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş. genel olarak mantık, ahlak, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı. 5- liselerimizde okutulan ve felsefe düşünüşünün niteliği, felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlak sorunları, sanat ile felsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders. Sakinlik. Düşünbilim. Doğanın ve toplumun varoluşunun, insanın düşünme ve bilme sürecinin yasalarını, başta aktöre, sanat, siyasa olmak üzere kılgılı etkinliklerin oluşumlarını araştıran bilim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kalenderlik. Dünya görüşü. Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı. İlm-i hikmet.

Formality : Biçinti. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki. Adet. Teklif. Tören. Samimiyetsizlik. Resmiyet. Resmilik. Muamele.

Formalism synonyms : philosophical doctrine, philosophical system, philosophical theory, formalisms.

Formalism zıt anlamlı kelimeler, Formalism kelime anlamı

Imitation : Yapay. İmitasyon. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Suni. Örnek alınması istenen davranış biçiminin bilinçli ya da bilinçsiz olarak olduğu gibi yinelenmesi. Sahte şey. Taklit. Yapma. Taklit etme. Bir markanın özdeşini yapma.

Formalism ingilizce tanımı, definition of Formalism

Formalism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The practice or the doctrine of strict adherence to, or dependence on, external forms, esp. in matters of religion.