Downside türkçesi Downside nedir
- Aşağı taraf.
- Zarar olasılığı gösteren.
- Azalma.
- Dezavantaj.
- Küçülme.
- Alt taraf.
- Düşüş (borsa bedelleri vs).
- Olumsuz taraf.
- İstenmeyen taraf.
- Negatif taraf.
Downside ile ilgili cümleler
English: There are downsides to being pretty.
Turkish: Güzel olmanın olumsuz yanları var.
English: The downside, well, it's how thoroughly work gets mixed up with my private life.
Turkish: İşin kötü tarafı, mesleğimin ve özel hayatımın bu derece birbirine karışıyor olması.
English: Being handsome also has its downside.
Turkish: Yakışıklı olmanın da olumsuz tarafı var.
Downside ingilizcede ne demek, Downside nerede nasıl kullanılır?
Downsize : Boyutunu küçültmek. İşten çıkarma yoluyla işgücünün azaltılması. Azaltmak. Daha küçük versiyon veya boyutlu. Küçültmek. Küçülmeye gitmek.
Downsized : Küçültmek. Azaltmak. Boyutunu küçültmek. Daha küçük miktarlarda üretmek.
Downsizes : Boyutunu küçültmek. Azaltmak. Daha küçük miktarlarda üretmek. İşten çıkarma yoluyla işgücünün azaltılması. Küçültmek. Küçülmeye gitmek.
Downsizing : Masrafları düşürme. Personel sayısında daralmaya gidilmesi. Bir şirketin finansal istikrarını sağlamak amacıyla giderleri düşürücü önlemler alma (daha küçük miktarda imal etme, çalışan sayısını azaltma vs şeklinde). Küçülerek büyüme. Bir şeyi daha küçük bir ölçeğe indirgeme. Boyutunu indirgeme. Küçülme. Küçültme. Ekonomik küçülme.
Hand me downs : Ivır zıvır.
Downshifted : Aracın vitesini düşürmek. Yavaşlatmak. Çok kazandıran stresli bir işten hayatın diğer (maneviyat sağlık vs'ye önem veren ama para ve varlığa odaklanmayan) alanlarında daha çok avantaj sağlayan bir işe geçiş yaparak yaşam tarzını değiştirmek. Vites küçültme. Bir şeyin hızını düşürmek. Yavaşlamak. Vites küçültmek. Etkilerini azaltmak. İyi maaşlı bir işi bırakıp daha az kazandıran ve stressiz bir işi tercih etmek. İyi maaşlı bir işi bırakıp daha az stresli olan bir işi seçmek.
Downshift : Vites küçültme. Etkilerini azaltmak. Bir şeyin hızını düşürmek. İyi maaşlı bir işi bırakıp daha az kazandıran ve stressiz bir işi tercih etmek. Yavaşlamak. Vites küçültmek. Çok kazandıran stresli bir işten hayatın diğer (maneviyat sağlık vs'ye önem veren ama para ve varlığa odaklanmayan) alanlarında daha çok avantaj sağlayan bir işe geçiş yaparak yaşam tarzını değiştirmek. Aracın vitesini düşürmek. İyi maaşlı bir işi bırakıp daha az stresli olan bir işi seçmek. Yavaşlatmak.
The ups and downs : Değişiklik. Hayattaki iniş ve çıkışlar. Kah düşme kah kalkma. Hayattaki iniş çıkışlar. Hayatın cilveleri. İnişler ve çıkışlar. İyi ve kötü zamanlar. İniş yokuş. Yokuş. Hayatın cilvesi.
Downs : Kansas eyaletinde şehir. Tebesirli yayla. Ağaçsız tepeler. Ağaçsız. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
Downshifting : Zenginlik veya paraya odaklanmaya yalın hayat tarzı. Vites küçültme. Sade yaşam tarzı. Basit yaşam tarzı. Vites düşürme.
İngilizce Downside Türkçe anlamı, Downside eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Downside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Decrease : İnmek. Düşmek. İnişe geçmek. Eksilmek. Küçültmek. Azalmak. Düşüş göstermek. Küçülmek. Eksilme.
Side : Kenar. Yan. Taraf tutmak. Desteklemek. Cephe. Takım. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Kıvrım kanatları. Yön. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları.
Abatements : Yürürlükten kaldırma. Azaltma. İptal. Zayiat. Fütur. Boyut ufalması. İndirme. İndirim. Azaltılma. İptal (hukuk terimi).
Diminutions : Eksiltme. Alçalma. Eksilme. Tenakus. Eksiklik. Azaltma. Küçültme. İnme. Fire verme.
Drawbacks : Çekince. Vergi iadesi. Sorun. Zorluk. İhraç primi. Sakınca. Engel. Mahzur. Ayakbağı.
Shrinkage : Çapçekme. Daralma. Kıymetten düşme. Çekilme payı. Ençekme. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çekme. Çekme (kumaşta). Hava koşullarının elverişsizliğinden dolayı film tabanında ya da duyarkatta ortaya çıkan kırışma, kısalma.
Alleviations : Dinme. Hafifletme. Teselli. Azaltma. Yatışma. Hafifleme.
Disadvantageousness : Sakınca. Dezavantajlılık. Sakıncalı oluş. Mahzurluk.
Decremented : Azaltım. Eksiklik. Zayiat. Azaltma miktarı. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Azaltma. Azalım. Eksilme.
Decrement : Eksilme. Azaltım. Azaltma. Zayiat. Eksiklik. Azalım. Azaltma miktarı. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Kayıp.
Downside synonyms : handicap, becoming smaller, declinations, deficits, deficit, undersides, declination, attenuations, disadvantage, exinanition, derogations, abridgement, letups, low end, decrements, being diminished, drawback, attenuation, alleviate, abating, contraction, downsizing, handicaps, letup, abatement, diminution, self abasement, derogation, undersurface, underside, disadvantages, dwindling, abasement.

Bu kısımda Downside kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Downside ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Downside anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Downside ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.