Downsize türkçesi Downsize nedir

  • Küçülmeye gitmek.
  • İşten çıkarma yoluyla işgücünün azaltılması.
  • Daha küçük versiyon veya boyutlu.
  • Azaltmak.
  • Küçültmek.
  • Boyutunu küçültmek.

Downsize ingilizcede ne demek, Downsize nerede nasıl kullanılır?

Downsized : Boyutunu küçültmek. Daha küçük miktarlarda üretmek. Küçültmek. Azaltmak.

Downsizes : Küçülmeye gitmek. Boyutunu küçültmek. Daha küçük miktarlarda üretmek. İşten çıkarma yoluyla işgücünün azaltılması. Küçültmek. Azaltmak.

Downsizing : Küçülerek büyüme. Giderleri azaltma. Personel sayısında daralmaya gidilmesi. Masrafları düşürme. Küçülme. Bir şeyi daha küçük bir ölçeğe indirgeme. Boyutlarını küçültme. Personel sayısını azaltma. Ekonomik küçülme. Boyutunu indirgeme.

Downside : Dezavantaj. Düşüş (borsa bedelleri vs). İstenmeyen taraf. Negatif taraf. Alt taraf. Olumsuz taraf. Aşağı taraf. Küçülme. Zarar olasılığı gösteren. Azalma.

Hand me downs : Ivır zıvır.

Downscale : Ölçek küçültmek. Daha az pahalılaştırmak. Azaltmak. Düşürmek. Boyut küçültmek. Ucuzlatmak.

The ups and downs : Hayattaki iniş ve çıkışlar. Hayatın cilveleri. İyi ve kötü günler. İnişler ve çıkışlar. Kah düşme kah kalkma. İyi ve kötü zamanlar. İniş yokuş. Yokuş. Hayattaki iniş çıkışlar. Değişiklik.

 

Downshifting : Vites küçültme. Zenginlik veya paraya odaklanmaya yalın hayat tarzı. Basit yaşam tarzı. Sade yaşam tarzı. Vites düşürme.

Downspout : İniş borusu. Yağış sularını çatıdan alarak aşağıya taşıyan boru. Yağmur suyu iniş borusu. Yağmur oluğu. Suyu çatıdan yeryüzüne yönlendiren boru. Yağmur iniş borusu. Yağmur borusu.

Downshifted : Yavaşlatmak. Çok kazandıran stresli bir işten hayatın diğer (maneviyat sağlık vs'ye önem veren ama para ve varlığa odaklanmayan) alanlarında daha çok avantaj sağlayan bir işe geçiş yaparak yaşam tarzını değiştirmek. Etkilerini azaltmak. İyi maaşlı bir işi bırakıp daha az stresli olan bir işi seçmek. Bir şeyin hızını düşürmek. İyi maaşlı bir işi bırakıp daha az kazandıran ve stressiz bir işi tercih etmek. Aracın vitesini düşürmek. Vites küçültmek. Vites küçültme. Yavaşlamak.

İngilizce Downsize Türkçe anlamı, Downsize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Downsize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring down : (yönetimi) düşürmek. Devirmek. Vurup indirmek. Düşürmek. Aşağıya indirmek. Değerini düşürmek. Yıkmak. Sürdürmek. Yaralamak. İndirmek.

Abase : Alçaltmak. Kibrini kırmak. Yerin dibine sokmak. Gururunu kırmak. Aşağılamak. Küçük düşürmek. Gözden düşmek. Hürmetten salmak.

Abating : Hafiflemek. Dindirme. Yatıştırma. Azalmak. Hafifleme. Yatıştırmak. Azalma. Azaltma. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi).

Allay : Dindirmek. Yatıştırmak.

Trim back : Kesmek.

Decreased : Eksiltmek. Azaltılmış. Azalmak. Azalmış. Düşmek. Küçülmek. İnmek. Eksilmek.

 

Alleviated : Teskin edilmiş. Bastırmak. Yatıştırmak. Hafifletmek. Teskin etmek. Dindirmek.

Allayed : Bastırmak. Yatıştırmak. Gidermek. Hafifletmek. Dindirmek. Sakinleştirmek.

Allays : Yatıştırmak. Bastırmak. Hafifletmek. Sakinleştirmek. Dindirmek. Gidermek.

Belittle : Küçük görmek. Beğenmemek. Kötümsemek. Aşağılamak. Küçümsemek. Alçaltmak.

Downsize synonyms : alleviates, degrade, decreases, abridge, degrades, abate, lay off, abated, derogate, appeases, derogates, derogated, alleviating, belittles, downsized, decrease, abridges, trim, abases, cut back, downsizes, abates, appease, abased, cut, demeaned, trim down, reduce, abridging, furlough, cut down, alleviate, demeans.