Downsized türkçesi Downsized nedir

Downsized ingilizcede ne demek, Downsized nerede nasıl kullanılır?

Downsize : Daha küçük versiyon veya boyutlu. Küçültmek. İşten çıkarma yoluyla işgücünün azaltılması. Küçülmeye gitmek. Azaltmak. Boyutunu küçültmek.

Downsizes : Küçülmeye gitmek. Küçültmek. Daha küçük miktarlarda üretmek. İşten çıkarma yoluyla işgücünün azaltılması. Boyutunu küçültmek. Azaltmak.

Downsizing : Ekonomik küçülme. Küçültme. Personel sayısını azaltma. Boyutunu indirgeme. Giderleri azaltma. Masrafları düşürme. Boyutlarını küçültme. Küçülme. Personel sayısında daralmaya gidilmesi. Bir şirketin finansal istikrarını sağlamak amacıyla giderleri düşürücü önlemler alma (daha küçük miktarda imal etme, çalışan sayısını azaltma vs şeklinde).

Downside : Düşüş (borsa bedelleri vs). Zarar olasılığı gösteren. Küçülme. Alt taraf. Negatif taraf. Azalma. Olumsuz taraf. Dezavantaj. Aşağı taraf. İstenmeyen taraf.

Hand me downs : Ivır zıvır.

Downspout : Yağmur oluğu. İniş borusu. Yağmur suyu iniş borusu. Yağış sularını çatıdan alarak aşağıya taşıyan boru. Yağmur iniş borusu. Suyu çatıdan yeryüzüne yönlendiren boru. Yağmur borusu.

 

Ups and downs : İnişler ve çıkışlar. Yokuş. Çıkışlar ve inişler. Kah düşme kah kalkma. İniş yokuş. Yüksekler ve alçaklar. Hayattaki iniş çıkışlar. Hayattaki iniş ve çıkışlar. Hayatın cilvesi. Hayatın cilveleri.

Reach me downs : Ucuz hazır elbise.

Downs : Tebesirli yayla. Ağaçsız. Ağaçsız tepeler. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir.

The ups and downs : Kah düşme kah kalkma. Hayattaki iniş ve çıkışlar. Hayatın cilveleri. Hayattaki iniş çıkışlar. Yokuş. İniş yokuş. Değişiklik. Hayatın cilvesi. İyi ve kötü zamanlar. İnişler ve çıkışlar.

İngilizce Downsized Türkçe anlamı, Downsized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Downsized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Furlough : Sıla izni. Askeri izin. İzin. Sıla izni vermek. Vazifeden izinle ayrılma. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. İşten çıkartmak.

Derogates : Eksiltmek. Alçalmak. Küçümsemek. İhlal etmek. Küçülmek. Bozmak. Karşı. Almak.

Abate : Ceza indirimi yapmak. Hafifletmek. Dindirmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Yürürlükten kaldırmak. Eksilmek. Yatıştırmak. Çekilmek. Azalmak.

Decreased : Düşmek. Azaltılmış. Eksiltmek. Azalmak. Eksilmek. İnmek. Küçülmek. Azalmış.

Degrades : İndirmek. Onurunu kırmak. Kepaze etmek. İndirgemek. Aşağılamak. Küçük düşürmek. Gerilemek. Düşmek. Rengini açmak.

Alleviated : Bastırmak. Dindirmek. Teskin edilmiş. Teskin etmek. Hafifletmek. Yatıştırmak.

Abased : Küçük düşürmek. Gururunu kırmak. Aşağılamak. Aşağılanmış.

 

Abridges : Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek. Kısaltmak. Mahrum etmek. Özetlemek. Kesmek. Kısmak.

Appease : Yatıştırmak. Tatmin etmek. Sakinleştirmek. Gönlünü almak. Bastırmak. Hafifletmek. Doyurmak. Bastırmak (açlığı vb). Gidermek.

Demean : Küçük düşürmek. Davranış sergilemek. Alçaltmak. İndirgemek. Davranmak. Terbiyeli olmak. Alçaltmak (birisini).

Downsized synonyms : alleviate, alleviates, belittles, downsize, appeases, lay off, decreases, alleviating, abridge, abates, belittle, demeaned, abridging, allay, downsizes, decrease, abated, degrade, derogate, side, abases, allayed, abase, allays, demeans, abating, derogated.