Furlough türkçesi Furlough nedir

  • (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek.
  • İşten çıkartmak.
  • İzin.
  • Sıla izni.
  • Vazifeden izinle ayrılma.
  • Sıla izni vermek.
  • Askeri izin.

Furlough ingilizcede ne demek, Furlough nerede nasıl kullanılır?

Furloughed : İzin. Askeri izin. Vazifeden izinle ayrılma. İşten çıkartmak. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. Sıla izni vermek.

Furloughing : Sıla izni vermek. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. İzin. Vazifeden izinle ayrılma. İşten çıkartmak. Askeri izin.

Furloughs : İzin. Vazifeden izinle ayrılma. Sıla izni vermek. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. Askeri izin. İşten çıkartmak.

Furlong : Metrelik uzunluk.

Furlongs : İki yüz metre. Bir milin sekizde biri. Milin sekizde biri.

Furless : Kürksüz.

Unfurl a flag : Bayrağı fora etmek. Bayrak açmak.

Furlers : Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kürkle kaplamak. Kürk ile süslemek. Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan). Kürklü giysi. Toplayan kimse. Kürk ile kaplamak. Saran kimse. Kazantaşı. Kürklü hayvan.

Furler : Kürkle kaplamak. Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan). Kürk ile kaplamak. Kürk. Toplayan kimse. Kürklü giysi. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kürklü hayvan. Kürk ile süslemek. Post.

 

Unfurling : Açmak (yelken, bayrak gibi sarılı bir şeyi). Çekmek. Açılmak. Açmak. Bayrak açmak. (sarılı bir şeyi) açmak. Göz önüne sermek. Fora. Fora etmek.

İngilizce Furlough Türkçe anlamı, Furlough eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furlough ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Force out : Dışarı çıkmaya zorlamak.

Allowance : Müsamaha. Handikap spor. Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim. Göz önünde tutma. Müsaade. Alacaklı indirimi. Aylık. Sağlanan para. Hesaba katma.

Give the sack : İşten kovmak. İşten atmak. Kovmak. Bohçasını koltuğuna vermek. Sepetlemek. İlişiğini kesmek.

Concessions : Ayrıcalık. Ödün. Kabul. Ruhsat. Taviz. Teslim. İmtiyazlar. İmtiyaz.

Sack : Çuval. Soymak. Talan etmek. Çuvala doldurmak. Çapullamak. Sepetlemek. Torba. Çuvala koymak. Soyup soğana çevirmek. Kovmak.

Lay off : İşten çıkarmak. Bir şeyi yapmaya son vermek. Geçici olarak uzaklaştırmak. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. Rahat bırakmak. Bitmek. Bırakmak. Kesmek. Vazgeçmek.

Can : Konservelemek. Kasede kaydetmek. Yakıtı çevreleyerek, fisyon ürünlerini tutmaya yarayan, paslanmaz çelik ya da alüminyum-zirkonyum alaşımlı koruyucu. -ebilmek. Olabilmek. Kutu. Konserve. Makaraların korunması, saklanması, sıralanması için yerleştirildikleri amüminyum, paslanmaz çelik ya da yoğruktan, yassı ve yuvarlak kap. (ayrıca, bir makaralık film taşıdığından, makara gibi film uzunluk birimi olarak da kullanılır. bir kutu film, 35 mm'lik fimlerde, 1.000 ayaktır (yaklaşık 300 m). büyük göstericilerde, aygıtın üst ve altında yer alan, verici ve alıcı makaraların takıldığı, kapaklı yuva. Yapabilmek. Uzaklaştırmak (okul).

 

Fire : Kovmak. Tutuşturmak. Ateş almak. İşten atılma. Soruvermek. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. İşten çıkarmak. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi. Yakmak. Canlandırmak.

Terminate : Sonlamak. Bitmek. Bitirmek. Sona erdirmek. Sonlandırmak. Sınırlamak. Sona ermek. Son vermek. Sınır koymak.

Furlough synonyms : give the axe, furloughed, day off, accreditment, authorization, go ahead, give notice, displace, leave, send away, furloughing, authorisations, countenance, consent, authorizations, concession, furloughs, leave of absence, dismiss, authorisation, downsize, blighties.

Furlough zıt anlamlı kelimeler, Furlough kelime anlamı

Hire : Kiralık. Kira ile tutmak. Ücretle çalıştırmak. Ücretle tutmak. Belirli bir nesnenin bilinen bir süre için gerçek ve tüzel kişiye verilmesi karşılığı alınan para. belirli bir nesneyi bilinen bir süre için yazılı bir sözleşmeye dayanarak kiraya verme. Tutmak. İstihdam etmek. Kira. (ücret vererek) tutmak.

Forbid : Olanak vermemek. Memnu kılmak. Haram etmek. Engel olmak. Menetmek. Men etmek. Yasak etmek. Yasaklamak.

Disallow : Kabul etmemek. İptal etmek. Golü iptal etmek. Karşı çıkmak. Müsaade etmemek. Menetmek. Saymamak. İzin vermemek. Reddetmek. İnkar etmek.

Furlough ingilizce tanımı, definition of Furlough

Furlough kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Leave of absence. Especially, leave given to an officer or soldier to be absent from service for a certain time. To grant leave of absence to, as to an officer or soldier. To furnish with a furlough. Also, the document granting leave of absence.