Furloughs türkçesi Furloughs nedir

  • Askeri izin.
  • İşten çıkartmak.
  • (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek.
  • Sıla izni vermek.
  • İzin.
  • Vazifeden izinle ayrılma.

Furloughs ingilizcede ne demek, Furloughs nerede nasıl kullanılır?

Furlough : İzin. Sıla izni. Sıla izni vermek. Askeri izin. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. İşten çıkartmak. Vazifeden izinle ayrılma.

Furloughed : Sıla izni vermek. İzin. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. Vazifeden izinle ayrılma. İşten çıkartmak. Askeri izin.

Furloughing : (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. İşten çıkartmak. Sıla izni vermek. Vazifeden izinle ayrılma. Askeri izin. İzin.

Furlong : Metrelik uzunluk.

Furlongs : İki yüz metre. Bir milin sekizde biri. Milin sekizde biri.

İngilizce Furloughs Türkçe anlamı, Furloughs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furloughs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Countenance : Surat. Teşvik. Uygun bulmak. Destek. Yüz. Tasvip. Yüz ifadesi. Onaylamak. İzin vermek.

Give the sack : Kovmak. Bohçasını koltuğuna vermek. İlişiğini kesmek. İşten atmak. Sepetlemek. İşten kovmak.

Authorisations : Ruhsat. Görev verme. Onay (authorization olarak da yazılır). Cevaz. Yetki. Resmi izin. (britanya ingilizcesi) yetki verme. Güçlendirme. Rıza. Vekaletname.

 

Concession : Ödün. Ayrıcalıklı alan. Kabul. Bayilik. İmtiyaz. Bir devletin yabancı bir devlete ya da çok kez olduğu gibi bir ortaklığa, bir madeni arama, işletme ya da herhangi bir hizmeti görme konusunda belli bir bölgede, belli süre ve koşullarla tanıdığı özel izin. İtiraf. Yurt içinde büyük çapta yapılacak bazı araştırma, inşaat ve kurulacak işletmeler için yabancı ortaklıklara verilen ayrıcalık. özel ve tüzel kişilere verilen haklar. kimi durumlarda bazı kişilere tanınan özel haklar. Taviz. Belli kamu işgörülerinin görülmesi amacıyla, kent yönetimince belli kişi, kuruluş ya da ortaklıklara verilen özel olur.

Blighties : İngiltere. Bir askerin ingiltere'ye geri gönderilmesine izin verdiren yaralanma.

Give notice : Uyarmak. İhbar etmek. Bildirmek. Haber vermek. İhtar çekmek. Tebligat vermek. Önceden haber vermek.

Leave : Veda. Çıkmak. Bakımına bırakmak. Terketmek. Müsaade. Ayrılmak. Ayrılmak (sevgileden vb). Terk etmek. Ruhsat. Vazgeçmek.

Leave of absence : Ücretsiz izin. İzinli olarak işçinin bir süre işine gelmemesi. Dönem izni.

Allowance : Alacaklı indirimi. İskonto. Göz yumma. Müsaade. Müsamaha. Pay. Sağlanan para. Handikap spor. Göz önünde tutma. İndirim.

Dismiss : İhraç etmek. Yol vermek. Göndermek. Bırakmak. Salıvermek. Reddetmek (dava). İşten atmak. Görevden almak. Kapı dışarı etmek.

Furloughs synonyms : give the axe, furloughing, fire, accreditment, furlough, lay off, sack, authorization, authorizations, go ahead, send away, displace, terminate, consent, can, furloughed, authorisation, force out, day off, concessions, downsize.

 

Furloughs zıt anlamlı kelimeler, Furloughs kelime anlamı

Hire : Kira ile tutmak. Belirli bir nesnenin bilinen bir süre için gerçek ve tüzel kişiye verilmesi karşılığı alınan para. belirli bir nesneyi bilinen bir süre için yazılı bir sözleşmeye dayanarak kiraya verme. (ücret vererek) tutmak. Kira. Kiralamak. İstihdam etmek. Ücretle tutmak. Tutmak. Ücretle çalıştırmak.

Forbid : Engel olmak. Memnu kılmak. Men etmek. Menetmek. Haram etmek. Olanak vermemek. Yasak etmek. Yasaklamak.

Disallow : Golü iptal etmek. İzin vermemek. Reddetmek. Kabul etmemek. İptal etmek. İnkar etmek. Müsaade etmemek. Menetmek. Karşı çıkmak. Saymamak.