Furloughed türkçesi Furloughed nedir

  • İzin.
  • Askeri izin.
  • (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek.
  • Sıla izni vermek.
  • Vazifeden izinle ayrılma.
  • İşten çıkartmak.

Furloughed ingilizcede ne demek, Furloughed nerede nasıl kullanılır?

Furlough : İşten çıkartmak. Sıla izni. Askeri izin. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. İzin. Sıla izni vermek. Vazifeden izinle ayrılma.

Furloughing : Sıla izni vermek. Vazifeden izinle ayrılma. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. İşten çıkartmak. Askeri izin. İzin.

Furloughs : Sıla izni vermek. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. Vazifeden izinle ayrılma. İzin. İşten çıkartmak. Askeri izin.

İngilizce Furloughed Türkçe anlamı, Furloughed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furloughed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Countenance : Kontrol. Onay. Teşvik etmek. Onaylamak. Surat. Yüz. Denge. Uygun görmek. Tasvip.

Leave of absence : Dönem izni. Ücretsiz izin. İzinli olarak işçinin bir süre işine gelmemesi.

Leave : Bakımına bırakmak. Veda. Terketmek. Bırakmak. Çıkmak. Ayrılmak (sevgileden vb). Ayrılmak. Sorumluluğuna bırakmak. Müsaade.

Give notice : Haber vermek. Bildirmek. Önceden haber vermek. İhbar etmek. Uyarmak. Tebligat vermek. İhtar çekmek.

 

Displace : Yerini değiştirmek. Yerinden çıkmak. Yerinden çıkarmak. Yerinden etmek. Ülkesinden çıkarmak. Sürmek. -in yerine geçmek. Azletmek. Yerine geçmek. Yerini almak.

Dismiss : İşten çıkarmak. Görevden almak. Açığa çıkarmak. Yol vermek. İşten atmak. Bırakmak. Kapı dışarı etmek. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. İşten kovmak.

Force out : Dışarı çıkmaya zorlamak.

Concession : Ödün. Ayrıcalıklı alan. Yurt içinde büyük çapta yapılacak bazı araştırma, inşaat ve kurulacak işletmeler için yabancı ortaklıklara verilen ayrıcalık. özel ve tüzel kişilere verilen haklar. kimi durumlarda bazı kişilere tanınan özel haklar. Bayilik. Taviz. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık. Bir sözleşme veya izin belgesiyle belli kişilere açık olan spor alanları ve kamu parkları gibi kulüp malları. perakende satıcıya bir mağazada, otelde, panayırda satış yapması için ayrılan alandır. Teslim. İmtiyaz. Ayrıcalık.

Authorisation : Müsaade. Güçlendirme. Ruhsatname. Yetki. (britanya ingilizcesi) yetki verme. Yetki verme. Ruhsat. Yetkilendirme. Görev verme. Cevaz.

Give the sack : İlişiğini kesmek. İşten kovmak. İşten atmak. Bohçasını koltuğuna vermek. Kovmak. Sepetlemek.

Furloughed synonyms : give the axe, furloughs, blighties, fire, send away, concessions, allowance, furloughing, authorizations, furlough, accreditment, can, day off, consent, downsize, authorization, authorisations, terminate, go ahead, sack, lay off.

 

Furloughed zıt anlamlı kelimeler, Furloughed kelime anlamı

Hire : Ücretle tutmak. Kiralık. Tutmak. Ücret. Kira. Ücretle çalıştırmak. Kiralamak. İstihdam etmek. (ücret vererek) tutmak.

Forbid : Memnu kılmak. Yasaklamak. Menetmek. Olanak vermemek. Haram etmek. Men etmek. Yasak etmek. Engel olmak.

Disallow : İptal etmek. Golü iptal etmek. Kabul etmemek. İnkar etmek. Reddetmek. Saymamak. İzin vermemek. Menetmek. Müsaade etmemek. Karşı çıkmak.