Sack türkçesi Sack nedir

Sack ile ilgili cümleler

English: A car, you say! He can't even afford to buy a sack of onions.
Turkish: Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.

English: Ali started to unload the sacks from the truck.
Turkish: Ali çantaları kamyondan çıkarmaya başladı.

English: I'm going to hit the sack early.
Turkish: Erken yatacağım.

English: I can't lift the sack either.
Turkish: Ben de çuvalı kaldıramam.

English: Ali reached into the sack and pulled out some coins.
Turkish: Ali çuvala uzandı ve biraz madeni para çıkardı.

Sack ingilizcede ne demek, Sack nerede nasıl kullanılır?

Sack coat : Düz kısa ceket. Ceket. Sako. Erkek ceketi (amerikan ingilizcesi).

Sack dress : Bol elbise.

Sack duty : Uyuma mecburiyeti. Uyuma görevi. Yatak görevi. Uyumak için gerekli olan zaman.

Sack in : Uyumak için uzanmak. Uyumak için yatmak.

Sack lunch : Paketlenmiş öğle yemeği. Farklı bir yerde daha sonra yemek için paketlenmiş hafif öğleden sonra yemeği.

Gave him the sack : Onu işten attı. Onu işten kovdu. Onunla ilişiği kesti.

Like a sack of potatoes : Patates çuvalı gibi.

 

Gave the sack : İşten kovdu. İlişiği kesti. Görevden aldı.

Hit the sack : Devrilmek. Yatmak. Kafayı vurup yatmak. Yatağa girmek. Uyumak. Uyumaya gitmek. Yatmaya gitmek. Vurup kafayı yatmak.

Sack up : Kazanmak. Yağma etmek.

İngilizce Sack Türkçe anlamı, Sack eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pillage : Ganimet olarak almak. Yağmacılık. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın. böyle baskınlarda ele geçen şeyler. Talan. Yağma.

Despoiled : Soygunculuk. Soymak (yağma).

Despoils : Soymak (yağma). Soygunculuk.

Dispel : Yok etmek. Dağıtmak. Gidermek.

Averts : Bertaraf etmek. Önlemek. Menetmek. Gidermek. Meydan vermemek. Olmasını önlemek. Çevirmek. Başka tarafa çevirmek. Yön değiştirmek.

Catapulted : Vurmak. Mancınıkla atmak. Katapült uçak. Sapan. Fırlatmak. Mancınık. Fırlatma düzeneği ile ilgili.

Chuck : Kavrama. Son vermek. İstifra etmek. Terketmek. Torna bağlama aynası. Atma. Çenesini okşama. Gıdaklamak. Vazgeçmek. Kusmak.

Clean out : İçini silmek. Ayıklamak. Silip süpürmek. Parasız bırakmak. Temizlemek. Boşaltmak. Bir yeri temizlemek. Birşeyin içini boşaltmak. Seçmek.

Cast aside : Kenara itmek. Bir kenara atmak. Başından atmak. Kenara koymak. Terketmek. İhmal etmek. Çevresinden uzaklaştırmak. Kurtulmak. Başından savmak.

Fleecing : Kırkmak. Kaplamak. Kazıkçı. Yün gibi örtmek. Kazıklamak.

Sack synonyms : grocery bag, vesica, chuck out, depredating, ax, chuck away, loots, can, bounces, axing, maraud, cashiering, cast offs, bung, rob, dismisses, bares, banish, drive out, discharges, cysts, poket, beat off, holdall, bare, forayed, boot out, discharging, basket, cast out, boot, pouches, bounce.

 

Sack zıt anlamlı kelimeler, Sack kelime anlamı

Hire : İstihdam etmek. Ücret. Kira ile tutmak. Belirli bir nesnenin bilinen bir süre için gerçek ve tüzel kişiye verilmesi karşılığı alınan para. belirli bir nesneyi bilinen bir süre için yazılı bir sözleşmeye dayanarak kiraya verme. (ücret vererek) tutmak. Tutmak. Ücretle çalıştırmak. Kira. Kiralık.

Sack ingilizce tanımı, definition of Sack

Sack kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Devastation. To plunder or pillage, as a town or city. A name formerly given to various dry Spanish wines. Ravage. A receptacle made of some kind of pliable material, as cloth, leather, and the like. A large pouch. A bag for holding and carrying goods of any kind. The pillage or plunder, as of a town or city. To put in a sack. To ravage. To bag. The storm and plunder of a town. As, to sack corn. To devastate.