Dozing türkçesi Dozing nedir

  • Dozerle çalışma.
  • Dozerle kazıma.
  • Pinekleme.
  • Dozerleme.

Dozing ile ilgili cümleler

English: Ali is dozing on the sofa.
Turkish: Ali kanepede uyukluyor.

English: We are dozing off.
Turkish: Uyukluyoruz.

English: I am dozing.
Turkish: Şekerleme yapıyorum.

English: Ali is dozing.
Turkish: Ali uyukluyor.

English: I am dozing off.
Turkish: Uyukluyorum.

Dozing ingilizcede ne demek, Dozing nerede nasıl kullanılır?

Bulldozing : Gözdağı vermek. Buldozer ile temizlemek. Korkutmak. Yol düzleme. Buldozerle üzerinden geçmek.

Doziness : Uykululuk. Uykulu olma. Uyuşukluk. Sersemlik. Anlayışsızlık.

Dozier : Sersem. Teksas eyaletinde şehir. Uykulu. Daha sersem olanı.

Doziest : Uykulu. En sersem olanı. Sersem.

Dozily : Sersem gibi. Uykulu bir şekilde. Uyku getiren şekilde.

Dozen of times : Çok kereler. Çoğu kez.

Dozed off : Uyuyup kalmak. İçi geçmek. Çöküp kalmak. Bitip tükenmek. Uyuyakalmış. Uyuklamış. Uyuyakalmak. Uykuya dalmış. Yorgunluktan bitkin düşmek. Uykuya dalmak.

Doze : Uyuklamak. Hafif uyku. Şekerleme. Imızganmak. Kestirme. Uyuklama. Pineklemek. Kestirmek (argo terim). Şekerleme yapmak. Pineklemek (argo terim).

Dozen : Bir malın on iki tanesi. Onikilik. Düzine. Onlarca olan şey. On iki tane. Çok sayı.

Dozens : Düzinelerce. Pek çok (örneğin, ı have told you dozens of times {sana pek çok defa söyledim}). Düzineler. Çok fazla. Çok sayıda. Oldukça fazla sayıda (örneğin, ı have made dozens (many) new friends {oldukça fazla yeni arkadaşım oldu}).

 

İngilizce Dozing Türkçe anlamı, Dozing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dozing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slumber : Uyumak. Uyuma. Uyuklama. Hafif uyumak. Pineklemek. Uyku. Hafif uyku. Uyuklamak.

Pick : Seçip almak. Pena. Toplanan ürün miktarı. Kürdan. Toplamak. Tellere vurarak titreştirmek yoluyla gitarı çalmaya yarayan; kemik, plastik ve boynuz benzeri malzemelerden yapılan küçük gereç. Sıyırmak. Gitar penası. Aşırmak.

Split ticket : Birleşik oy pusulası. Çok partili oy pusulası.

Veto : Olmazlama. Veto hakkı. Veto etmek. Yasak. Red. Reddetmek. Veto. Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Ret.

Casting vote : Belirleyici oy. Karar oyu. Etkin oy. Sonucu belirleyen oy. Başkanın oyu.

Balloting : Kura çekmek. Oy verme. Oylama yapma. Oy vermek. Oylama yapmak.

Block vote : Toplu oy. Blok oy.

Choice : Tercih. Elit. Çare. Güzide. Seçkinler. Seçme hakkı. Seçenek. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Üstün. Seçilmiş kişi veya şey.

Boxcars : Yük vagonu. Kapalı yük vagonu. Üstü kapalı yük aracı. Furgon.

Large integer : Geniş tamsayı. Çok büyük tamsayı. Büyük tamsayı.

Dozing synonyms : 12, multiple voting, straight ticket, secret ballot, twelve, slumbered, write in, vote, xii, slumbers, ballot, option, dead sleep, selection.

Dozing zıt anlamlı kelimeler, Dozing kelime anlamı

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Past : Bitmiş. Olmuş. Geçmiş. Ötesinde. Geçkin. Eski. Mazi. Geçmişte kalan. Sabık. Dilb.geçmiş.

Dozing antonyms : present.