Drail türkçesi Drail nedir

Drail ile ilgili cümleler

English: Ali held onto the handrail.
Turkish: Ali tırabzanı tuttu.

English: Hold the handrail.
Turkish: Küpeşteyi tutun.

English: When riding the escalator, please hold the handrail and stand inside the yellow line.
Turkish: Yürüyen merdivene binerken lütfen tırabzanı tut ve sarı çizginin içinde dur.

English: The car ran into a guardrail.
Turkish: Araba bir korkuluğa çarptı.

Drail ingilizcede ne demek, Drail nerede nasıl kullanılır?

Bedrail : Bir yatağın başlığında altlığında veya kenarlarında bulunan döşeme. Yatak başlığı. Yatak başlıkları. Yatak çerçevesi.

Bedrails : Yatak başlığı. Yatak çerçevesi. Bir yatağın başlığında altlığında veya kenarlarında bulunan döşeme. Yatak başlıkları.

Guardrail : Küpeşte. Korkuluk. Bariyer (yol kenarındaki). Parmaklık. Oto korkuluk. Siper demiri. Kılavuz ray. Otokorkuluk.

Handrail : Merdiven korkuluğu. Korkuluk. Trabzan. Merdiven küpeştesi. Tırabzan. Merdiven parmaklığı. Küpeşte. Parmaklık. Makinelerin iskele korkuluğu.

Handrails : Tırabzan. Merdiven korkuluğu. Korkuluk. Trabzan. Küpeşte. Parmaklık. Makinelerin iskele korkuluğu. Merdiven küpeştesi. Merdiven parmaklığı.

Drain cock : Boşaltma supabı. Boşaltma musluğu. Hava boşaltma musluğu. Tahliye musluğu. Drenaj musluğu.

 

Drain line : Drenaj hattı. Akma çizgisi (seramik).

Drain ditch : Drenaj kanalı.

Drain away : Tükenmek. Akıtmak. Suyunu çekmek. Boşaltmak. Akmak. Boşalmak.

Drain down : Boşaltma yeri. Boşaltmak. Gider.

İngilizce Drail Türkçe anlamı, Drail eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ledger board : Küpeşte. Yatay kuşak. Parmaklık küpeştesi.

Bedaubing : Sıvamak. Sürmek. Lekelemek. Karalamak. Kirletmek. Bulamak.

Chased : Kovalamak. Peşine düşmek. Hakketmek. Hızla geçip gitmek. İzlemek. Oymak. Zıvana açmak. Kabartma işlemek. Peşinde olmak.

Besmearing : Pisletmek. Karalamak. Kirletmek. Bulamak.

Catch : Aldatmaca. Cezbetmek. Tutma. Görmek. Tokat atmak. Tutunmak. Birdenbire farketmek. Topu tutma. Tutuşmak.

Handrail : Küpeşte. Merdiven korkuluğu. Tırabzan. Parmaklık. Merdiven küpeştesi. Korkuluk. Makinelerin iskele korkuluğu. Trabzan. Merdiven parmaklığı.

Eat away : Erozyona uğratmak. Yemek. Yiyip durmak. Yavaş yavaş aşındırmak. Yavaş yavaş yemek. Aşındırmak. Yavaş yavaş yok etmek.

Bedaubed : Sıvamak. Sürmek. Kirletmek. Karalamak. Bulamak. Lekelemek.

Drail synonyms : be transmitted by, chace, drifted, contaminate, follow up, blurs, fall behind, ate away, fall back, bedabble, be in line with, railing, balustrade, drop behind, barrier, ensue, draggle, ensues, bedaubs, chases, chase up, hang back, follow, get at, drifts, bar, besmears, carry away, carry, be smeared, drift, be infected, eaten away.

Drail zıt anlamlı kelimeler, Drail kelime anlamı

 

Robust : Sağlam. Zinde. Dinç. Sıhhatli. Zorlu. Çetin. Kaba saba (espri). Dayanıklı. Turp gibi. Dirençli.

Strong : Demir gibi. İstikrarlı. Gür. Sağlam. Şiddetli. Kıvrak. Kesif. Alkollü. Kuvvetli (kanıt). Çok inandırıcı.

Rugged : Yalçın. Kayalık. Engebeli. Sarp. Pürüzlü. Dayanıklı. Kuvvetli. Kulakları tırmalayan. Bet (ses). İnişli çıkışlı.

Drail antonyms : cheer.

Drail ingilizce tanımı, definition of Drail

Drail kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To trail. To draggle.