Drainages türkçesi Drainages nedir

  • Suyu çekilen arazi.
  • Suları akıtmak.
  • Süzülme.
  • Su tahliyesi.
  • Boşaltma sistemi.
  • Çekilen su.
  • İltihabı boruyla boşaltma.
  • Lağım şebekesi.
  • Akıtma.
  • Kanalizasyon sistemi.
  • Akaçlama.
  • Kurutulan arazi.
  • Drenaj.
  • Çekilme.
  • Kanalizasyon.

Drainages ingilizcede ne demek, Drainages nerede nasıl kullanılır?

Drainage adit : Drenaj galerisi. Akaçlama galerisi.

Drainage area : Akarsu havzası. Kurutma alanı. Drenaj alanı. Drenaj sahası.

Drainage basin : Akarsu havzası. Drenaj havzası. Akaçlama havzası. Drenaj alanı. Su toplama havzası. Boşaltma havzası.

Drainage coefficient : Drenaj katsayısı. Akaçlama katsayısı.

Drainage density : Akaçlama yoğunluğu. Drenaj yoğunluğu.

Drainage pipe : Drenaj borusu. Suyun veya atık suyun taşınması için kullanılan kanal. Süzme künkü.

Drainage pit : Drenaj çukuru.

Drainage pattern : Drenaj şekli. Drenaj modeli. Akaçlanma biçimi.

Drainage pump : Akıtma pompası. Boşaltma pompası.

Drainage gate : Drenaj kapağı.

İngilizce Drainages Türkçe anlamı, Drainages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drainages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defections : Parti değiştirme. İhanet. İltica. Başarısızlık. Sığınma. Düşman tarafına sığınma. Terk etme. Ayrılma.

Hovering : Süzülüş. Duraksamak. Sallanmak. Helikopter veya hovercraftin hava yastığı üzerinde durması. Etrafında gezinmek. Üstünde uçmak. Civciv yuvası.

 

Emptying : Boşaltma. Tahliye.

Tapping : Vida dişi çekme. Hafifçe vurma. Dağılma (elektronik terimi). Tıklama. Pıtırtı. Kılavuzla deliklere diş açma. Sık aralıklı sesler oluşturmak için bir tel üzerinde sol elle çekiçleme ve salma yöntemleri uygulanırken aynı tele sağ elin bir parmağıyla veya penayla değişik perdeler üzerinden dokunulması yöntemi. Şelpe. Tıklatma.

Percolates : Filtre etmek. Süzmek. Süzülmek. Sızmak. Sızdırmak. Filtreden geçirmek.

Abjurations : Vazgeçme. Yeminle vazgeçme. Dünyevi yaşamdan çıkıp ruhani hayata geçme yemini. İrtidat. Feragat etme. Tövbe etme. Feragat. Dinden çıkma.

Sewers : Lağım. Dikişçi.

Percolation : Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sızıntı. Suyun taş veya toprak içinde hidrostatik basınçla oluşan hareketi. suyun toprakta, belli bir kanal olmaksızın yeraltı su tabakasına doğru yaptığı hareket. Perkolasyon. Dipteki gözenek ve çatlaklar yoluyla, suların yeraltına kaçma olayı. Sızma. Süzme.

Draining : Bıktırıcı. Bezdirici. Süzme. Akıtan. Dökme. Süzgeçten geçirme. Fazlalık suyu boşaltma işi. Boşaltma. Bunaltıcı.

Drain : Tahliye etmek. Dren. Tüketmek. Süzülmek. Kurutmak. Pis su borusu. Akaçlamak. Akmak. Yarayı temizlemek.

Drainages synonyms : permeation, voidance, canalizations, dewatering, sewer system, sewer, sewerage system, being drawn, fluxation, sewerages, gully drain, canalisation, infiltrations, volplane, percolate, sewage, stripe, sewage system, cession, oozing out, infiltration, scrolling, drainage, gliding, canalization, mains, contraction, effusions, abdication, desistence, sewages, sewerage, effusion.