Hovering türkçesi Hovering nedir

  • Duraksamak.
  • Civciv yuvası.
  • Sallanmak.
  • Süzülüş.
  • Helikopter veya hovercraftin hava yastığı üzerinde durması.
  • Süzülme.
  • Üstünde uçmak.
  • Etrafında gezinmek.

Hovering ile ilgili cümleler

English: We could see the helicopter hovering above the pond.
Turkish: Helikopteri göletin üzerinde uçarken görebiliriz.

English: The helicopter is hovering overhead.
Turkish: Helikopter havada uçuyordu.

Hovering ingilizcede ne demek, Hovering nerede nasıl kullanılır?

Hover flies : Syrphidae ailesindeki sinekler. Parlak, esmer, sarımsı çizgilerle süslü olup, kurtçuk evresinde yaprakbitlerine düşkünlüğü nedeniyle tarımla uğraşanların büyük yardımcısı, sayılan, yine bu evrede memelilerin, bu arada insanların sindirim aygıtına ve dış-kulak borusuna yerleşebilen, çiftekanatlılar familyası. Kümes sinekleri. Süprüntü sinekleri.

Hover over : Kalmak.

Hover : Havada bir yerin üzerinde durmak. Havada durmak. Civciv yuvası. Tereddüt etmek. Duraksamak. Sallanmak. Üstünde uçmak. Havada belli bir noktada durmak. Fazla hareket etmeden üzerinde ve etrafında uçmak. Etrafında gezinmek.

Hovercraft : Hava kayaklı gemi. Hava yastıklı tekne. Hem havada hem de karada gidebilen tekne. Karada ve havada gidebilen taşıt. Hoverkraft. Hava yastıklı taşıt.

Hovercrafts : Hava yastıklı tekne. Hoverkraft. Hava yastıklı taşıt. Hem havada hem de karada gidebilen tekne. Hava kayaklı gemi. Karada ve havada gidebilen taşıt. Hovercraft.

 

Hovered : Etrafında gezinmek. Üstünde uçmak. Duraksamak. Civciv yuvası. Sallanmak.

Hoverers : Bekleyip duran. Tereddüt eden. Havada asılı duran. Duraksayan. Asılı kalan. Sallanan. Etrafında gezinen.

Shovers : Dürtükleyen. İtekleyen kimse. İtip kakan kimse. İten kişi. Dürten kimse. İtici. İtekleyen. İten kimse.

Dry flashover voltage : Kuru kıvılcım gerilimi.

Flashover : Genel parlama. Çakıp atlama. Ani alevlenme. Dolanan ark. Çakma. Çakarak atlama. Delme akımı. Bir yalıykanın yüzeyine istemeden yapılan elektrik deşarjı. Elektrik şimşeği.

İngilizce Hovering Türkçe anlamı, Hovering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hovering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bob : Reverans. Çabuk eğip kaldırmak. Sık sık sallanmak. Şilin. Yarış kızağı. İnip çıkmak. Hareket etmek. Kesik kuyruk (at). Aşağı yukarı hareket ettirmek.

Roar : Kükremek (aslan vb). Kışkırma. Kükreme. Gürleme. Haykırmak. Uğuldamak. Bağırma. Kahkaha ile gülmek. Gümbürtü. Kışkırmak.

Yell : Bağırmak. Feryat. Haykırmak. Tezahürat. Seslenmek. Haykırış. Bağırtmak. Çığırmak. Çığlık atmak. Nara atmak.

Dillydallied : Ağır davranmak. Vakit öldürmek. (argo) oyalanmak. Tereddüt etmiş. Başka bir zamana bırakmak. Kararsız. Zaman geçirmek. Geciktirmek. Ayak sürümek.

Holla : Selam!. Hey!. Bağırma. Merhaba! (selamlama veya dikkat çekme amacıyla kullanılır). Bağırtı.

Drainage : Çekilen su. Drenaj. Yeraltı sularını toplayan döşem. Bir yerdeki gereğinden çok suların akıtılması. Su tahliyesi. Suları akıtma. Lağım şebekesi. Çekilme. Doğal olan veya ameliyatla oluşan boşluklarda toplanmış patolojik sıvıların, dışarı boşaltılmasını kolaylaştırmak için birtakım araçların bu boşluklara konması. Toprağın sağlığa ve tarıma dokuncalı, gereğinden çok suyunu boşaltmak ve akıtmak amacıyla girişilen düzenleme işlerinin tümü.

 

Falter : Tereddüt etmek. Yalpalamak. Sendelemek. Tutuk konuşmak. Azalmak. Tereddüd etmek. Düşmek. Titrek bir sesle konuşmak. Duraklamak.

Bellowing : Derin kükreme. Çok yüksek ses. Bağırış. Kükremek. Kükreme. Öğürmek. Körük. Böğürmek. Yüksek feryat. Bağırmak.

Percolation : Perkolasyon. Süzme. Suyun taş veya toprak içinde hidrostatik basınçla oluşan hareketi. suyun toprakta, belli bir kanal olmaksızın yeraltı su tabakasına doğru yaptığı hareket. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sızma. Sızıntı. Dipteki gözenek ve çatlaklar yoluyla, suların yeraltına kaçma olayı.

Balking : Kaçınmak. Engel olmak. Engellemek. Ayak diremek. İnat etmek. Katılmama. İnatla yürümemek.

Hovering synonyms : hermann goering, hermann goring, hermann wilhelm goring, hollo, gliding, percolate, balk, dillydallies, filtration, hover, yowl, be slung from, permeation, oozing out, volplaned, dilly dallying, hovers, dallies, baulks, dawdle along, dawdles, blow hot and cold, shout, faltered, volplane, holloa, dallied, dithers, dither, baulked, bellow, come to a stop, outcry.

Hovering zıt anlamlı kelimeler, Hovering kelime anlamı

Subordinate : Bağlamak. Ast. İkinci plana almak. İkincil. Başkasının emrinde olan kimse. İkinci dereceye koymak. Birinin emri altına koymak. Tabi kılmak. Alt. Tabi etmek.

Artifact : Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. İnsan eliyle yapılmış şey. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Yapay olgu. Yapı. Elişi. Yapaylık. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan yapımı.