Hover türkçesi Hover nedir

  • Duraksamak.
  • Bekleyip durmak.
  • Etrafında gezinmek.
  • Havada durmak.
  • Üstünde uçmak.
  • Havada belli bir noktada durmak.
  • Tereddüt etmek.
  • Fazla hareket etmeden üzerinde ve etrafında uçmak.
  • Havada bir yerin üzerinde durmak.
  • Civciv yuvası.
  • Sallanmak.

Hover ile ilgili cümleler

English: The helicopter hovered over the building.
Turkish: Helikopter binanın üstünde uçuyordu.

English: My hovercraft is full of eels.
Turkish: Hoverkraftım yılanbalığı dolu.

English: The helicopter is hovering overhead.
Turkish: Helikopter havada uçuyordu.

English: He hovered between life and death.
Turkish: Yaşam ve ölüm arasında kaldı.

English: Mary can't stand it when Tom hovers around her while she's cooking.
Turkish: Meryem, yemek yaparken Tom'un etrafında dönüp durmasına tahammül edemiyor.

Hover ingilizcede ne demek, Hover nerede nasıl kullanılır?

Hover flies : Kümes sinekleri. Süprüntü sinekleri. Syrphidae ailesindeki sinekler. Parlak, esmer, sarımsı çizgilerle süslü olup, kurtçuk evresinde yaprakbitlerine düşkünlüğü nedeniyle tarımla uğraşanların büyük yardımcısı, sayılan, yine bu evrede memelilerin, bu arada insanların sindirim aygıtına ve dış-kulak borusuna yerleşebilen, çiftekanatlılar familyası.

Hover over : Kalmak.

Hovercraft : Hoverkraft. Hava kayaklı gemi. Hem havada hem de karada gidebilen tekne. Hava yastıklı tekne. Hava yastıklı taşıt. Karada ve havada gidebilen taşıt.

 

Hovercrafts : Hem havada hem de karada gidebilen tekne. Hovercraft. Hava yastıklı taşıt. Hava kayaklı gemi. Hoverkraft. Karada ve havada gidebilen taşıt. Hava yastıklı tekne.

Hovered : Sallanmak. Civciv yuvası. Etrafında gezinmek. Duraksamak. Üstünde uçmak.

Shovers : İtekleyen. İten kişi. Dürten kimse. İtici. İtekleyen kimse. İten kimse. Dürtükleyen. İtip kakan kimse.

Pushover : Basit iş. Saftirik. Kolay kanan kimse. Çocuk işi. Çok kolay iş. Pısırık. Yemlik. Sümsük. Çocuk oyuncağı. Enayi.

Flashover : Ani alevlenme. Bir yalıykanın yüzeyine istemeden yapılan elektrik deşarjı. Dolanan ark. Delme akımı. Çakarak atlama. Elektrik şimşeği. Çakma. Çakıp atlama. Genel parlama.

Hoverers : Sallanan. Etrafında gezinen. Bekleyip duran. Asılı kalan. Duraksayan. Tereddüt eden. Havada asılı duran.

Hoverer : Havada asılı duran. Duraksayan. Asılı kalan. Tereddüt eden. Bekleyip duran. Etrafında gezinen. Sallanan.

İngilizce Hover Türkçe anlamı, Hover eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Falters : Duraklamak. Yalpalamak. Gücünü kaybetmek. Sendelemek. Azalmak. Düşmek. Hızını kaybetmek. Tereddüd etmek. Bocalamak.

Dawdled : Boşa geçirmek. Aylaklık etmek. Eğlenmek. Oyalanmak. Salınmak. İşi ağırdan almak. Zaman harcamak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Ağır davranmak.

Hovering : Süzülme. Helikopter veya hovercraftin hava yastığı üzerinde durması. Süzülüş.

 

Dawdles : İşi ağırdan almak. Salınmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Eğlenmek. Oyalanmak. Boşa geçirmek. Aylaklık etmek. Ağır davranmak. Zaman harcamak.

Hesitate : Tereddütte kalmak. İkirciklenmek. Tereddüd etmek. Çekinmek. Duralamak. Teklemek. Duraklamak. Tereddütte bulunmak.

Balked at : Ürkmek. Tereddüt edilmiş. Yapmamakta diretmek. İnat edilmiş. İnat etmek. Ayak diremek. Yapmamakta diretilmiş.

Fluctuated : Bocalamak. Azalıp çoğalmak. Değişmek. İnip çıkmak. Dalgalanmak. Düzensiz hareket etmek. Kararsız olmak. Yükselip alçalmak. Yükselip azalmak.

Dillydallied : Başka bir zamana bırakmak. Kararsız. Ağır davranmak. (argo) oyalanmak. Vakit öldürmek. Ayak sürümek. Tereddüt etmiş. Zaman geçirmek. Geciktirmek.

Levitated : Beyin gücü ile havaya yükselmek. Havaya kalkmak. Rüyada havaya yükselmek. Havaya kaldırmak.

Hover synonyms : hovers, linger, balk, dithers, dither, hang back, waffle, poise, vibrate, balk at, hovered, demurring, demur, dilly dallying, come to a stop, baulking, blow hot and cold, levitating, dillydallies, halts, poises, hesitated, levitates, dawdle along, dangle, oscillate, be slung from, waver, dallies, shillyshally, poising, dangles, fluctuate.

Hover zıt anlamlı kelimeler, Hover kelime anlamı

Fall : Çökmek. Karanlık bastırmak. Çöküş. Dökülmek. Yenilmek. Azalmak. Aşağı sallanmak. Vurmak. Dağılmak. Düşmek.

Hover ingilizce tanımı, definition of Hover

Hover kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be suspended in the air above something. To hang fluttering in the air, or on the wing. A shelter. A cover. A protection. To remain in flight or floating about or over a place or object.