Falters türkçesi Falters nedir
- Titremek (ses).
- Tereddüd etmek.
- Duraklamak.
- Kekelemek.
- Tutuk konuşmak.
- Bocalamak.
- Sersem sersem yürümek.
- Gücünü kaybetmek.
- Titrek bir sesle konuşmak.
- Yalpalamak.
- Azalmak.
- Duraksamak.
- Hızını kaybetmek.
- Sendelemek.
- Sarsılmak.
- Düşmek.
Falters ingilizcede ne demek, Falters nerede nasıl kullanılır?
Falter : Duraklamak. Yalpalamak. Kekelemek. Tutuk konuşmak. Düşmek. Titremek (ses). Titrek bir sesle konuşmak. Tereddüd etmek. Sersem sersem yürümek. Hızını kaybetmek.
Faltered : Tereddüd etmek. Tutuk konuşmak. Sersem sersem yürümek. Titremek (ses). Kekelemek. Duraksamak. Düşmek. Bocalamak. Yalpalamak. Duraklamak.
Faltering : Tereddütlü. Duraksamalı. Kararsız. Sendeleme. Bocalayan. Tutuk. Tereddüdlü. Titrek (ses). Kem küm.
Faltering process : Dengesiz süreç. Kararsız yöntem. Değişken süreç. İstikrarsız süreç. Tutarsız işlem.
Falteringly : Tereddütlü bir şekilde. Duraksayarak. İstikrarsız bir şekilde. Bocalayarak. Tereddüt ederek. Dengesiz bir şekilde. Sendeleyerek. Tereddütle.
Falbala : Süs. Saçak.
Sheriffalty : Şerifin ofisi. Şerifin bölgesi. Şeriflik.
Faltboats : Portatif bot.
Unfalteringly : Tereddütsüz. Tereddütsüz bir şekilde. Sağlam bir biçimde.
Faltboat : Portatif bot.
İngilizce Falters Türkçe anlamı, Falters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Falters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Heat up : Hareketlendirmek. Isıtmak. Kızdırmak. Kızıştırmak.
Tense : Gerilmiş. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Gergin. Germek. Sıkı. Stresli. Çekmek. Zaman. Kip.
Clear : Temiz. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Tahliye etmek. Silmek. Açıkça. Tamamen. Işık tutmak. Defolmak. Berrak.
Classicize : Klasikleştirmek. Klasik tarzda yapmak (ayrıca 'classicise'). Klasik stili takip etmek. Klasik yapmak.
Wobble : Sallanma. Dingildetmek. Titremek. Tereddüt etmek. Titreme. Sallamak.
Energise : Hayat bulmak. Enerji vermek. Dinamikleştirmek. Yaşam bulmak. Canlandırmak. Harekete geçirmek. Harekete geçmek. Kudret vermek. Uyarmak. Elektrik enerjisi sağlamak (ayrıcao energize).
Industrialise : Sanayileşmek. Bir yerde endüstri geliştirme (industrialize olarak da yazılır). Sanayileştirmek. (britanya ingilizcesi) endüstrileşmek. Bir bölgeye sanayi dalları getirmek. Endüstriyelleşmek. Endüstrileştirmek.
Pressurize : Basınçlandırmak. Baskı yapmak (birine). Basınç uygulamak. Akılamak. Basıncını ayarlamak (uçak). Sıkıştırmak. Baskı yapmak. Basınç yapmak. Uçak basıncını ayarlamak. Sıkmak.
Abating : Azaltma. Hafifleme. Azalma. Hafiflemek. Dindirme. Azaltmak. Dindirmek. Yatıştırma. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Yatıştırmak.
Deaden : Etkisini azaltmak (alkollü içki vb). Parlaklığını gidermek. Zayıflatmak. Matlaştırmak. Donuklaştırmak. Katılaştırmak. Kesmek. Köreltmek. Duygusuzlaştırmak. Kesmek (ses veya ağrı vb'ni).
Falters synonyms : internationalise, spice up, mythicise, diabolise, destress, mythologise, ionate, dinge, transaminate, unsubstantialise, immaterialise, animize, domesticise, deodourise, animise, dynamise, dissonate, conventionalise, orientalise, intransitivise, individualise, renormalise, professionalise, vascularise, acetylize, revolutionize, bolshevise, untune, intransitivize, opalize, detransitivise, color in, make grow.
Falters zıt anlamlı kelimeler, Falters kelime anlamı
Decelerate : Hızı azalmak. Hız kesmek. Hız azaltmak. Yavaşlatmak. Yavaşlamak.
Dissimilate : Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklılaşmak. Farklı yapmak. Farklı sesler çıkarmak. Farklı olmak. Farklılaştırmak.
Focus : Odaklama eylemi. Odak ayarı yapmak. İlgi merkezi. Merkez çekit. Odaklama. Odak noktası. İlgi odağı. Ayar etmek. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme.
Falters antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order, let out, diversify, take in.

Bu kısımda Falters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Falters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Falters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Falters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.