Hovers türkçesi Hovers nedir

  • Sallanmak.
  • Havada bir yerin üzerinde durmak.
  • Etrafında gezinmek.
  • Bekleyip durmak.
  • Havada belli bir noktada durmak.
  • Fazla hareket etmeden üzerinde ve etrafında uçmak.
  • Civciv yuvası.
  • Tereddüt etmek.
  • Havada durmak.
  • Üstünde uçmak.
  • Duraksamak.

Hovers ile ilgili cümleler

English: Mary can't stand it when Tom hovers around her while she's cooking.
Turkish: Meryem, yemek yaparken Tom'un etrafında dönüp durmasına tahammül edemiyor.

English: The temperature of the human body hovers around 37°C.
Turkish: İnsan vücudunun ısısı 37°C civarında gezinir.

Hovers ingilizcede ne demek, Hovers nerede nasıl kullanılır?

Pushovers : Çok kolay iş. Enayi. Çocuk oyuncağı. Sümsük. Basit iş. Çocuk işi. Kolay kanan kimse. Yemlik. Saftirik. Pısırık.

Shovers : Dürtükleyen. İtekleyen. İten kişi. Dürten kimse. İtip kakan kimse. İtekleyen kimse. İtici. İten kimse.

Hover flies : Kümes sinekleri. Syrphidae ailesindeki sinekler. Süprüntü sinekleri. Parlak, esmer, sarımsı çizgilerle süslü olup, kurtçuk evresinde yaprakbitlerine düşkünlüğü nedeniyle tarımla uğraşanların büyük yardımcısı, sayılan, yine bu evrede memelilerin, bu arada insanların sindirim aygıtına ve dış-kulak borusuna yerleşebilen, çiftekanatlılar familyası.

Hover over : Kalmak.

 

Hover : Etrafında gezinmek. Havada bir yerin üzerinde durmak. Sallanmak. Duraksamak. Tereddüt etmek. Bekleyip durmak. Havada belli bir noktada durmak. Civciv yuvası. Fazla hareket etmeden üzerinde ve etrafında uçmak. Üstünde uçmak.

Hovercraft : Hava yastıklı taşıt. Hoverkraft. Hem havada hem de karada gidebilen tekne. Karada ve havada gidebilen taşıt. Hava kayaklı gemi. Hava yastıklı tekne.

Hovered : Civciv yuvası. Sallanmak. Duraksamak. Etrafında gezinmek. Üstünde uçmak.

Hoverer : Bekleyip duran. Asılı kalan. Havada asılı duran. Tereddüt eden. Sallanan. Etrafında gezinen. Duraksayan.

Windhover : Kerkenez.

Hovercrafts : Hem havada hem de karada gidebilen tekne. Hava kayaklı gemi. Hovercraft. Hava yastıklı tekne. Hoverkraft. Karada ve havada gidebilen taşıt. Hava yastıklı taşıt.

İngilizce Hovers Türkçe anlamı, Hovers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hovers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sod : Çim. Hıyar. Çimen parçası. Kahretsin. Sinir herif. Kıl. Bir alanı çim parçalarıyla kaplamak. Çimlemek. Çimle kaplamak. Çimen.

Laminate : İnce tabakaların üstüste konmasından elde edilen madde. Yaprak haline getirmek. Lamine etmek. Tabaka. İnce tabaka haline getirmek. Yapraklanmak. İnce tabakalar halindeki bir maddeyi üst üste koyarak daha dayanıklı bir madde haline getirmek. Safiha. Üst üste koymak. Kat kat yapmak.

Demurs : İtiraz etmek. Karşı koymak. Duraksama. İtiraz. Zorluk çıkarmak. Etmek. Kabul etmemek. Karşı çıkmak. Tereddüt.

Face : Dönmek. Karşılamak. Dış görünüş. Görünüş. Yüzey. Uzbilimsel olarak iki boyutla gösterilen, bir özdeğin bir evresini öteki evrelerinden ya da başka özdekerden ayıran sınır yüzü. Yüzleşmek. Örtmek. Karşı olmak. Şeref.

 

Enfold : Bağrına basmak. Paketlemek. Bürümek. Kat kat sarmak. Sarmak. Katlamak. Kucaklamak. Kıvırmak.

Fluctuated : Değişmek. Bocalamak. Kararsız olmak. Yükselip alçalmak. Yükselip azalmak. İnip çıkmak. Azalıp çoğalmak. Düzensiz hareket etmek. Dalgalanmak.

Whiteout : Daksil. Beyaz körlük. Daksilleme. Tipi. Kutup bölgelerinde görülen ve kar kaplı yeryüzünün gökyüzünün beyazıyla birbirine girdiği ve tek parça beyaz oluşturduğu hava durumu (ufku ortadan kaldırır ve derinlik, yön ve uzaklık hislerini yok eder). Beyaz düzeltme sıvısıyla düzeltilen hata. Düzeltme sıvısıyla beyazlatma. Beyaza boyama. Kar fırtınası. Kağıt sıvısı.

Blinker : Pırıldak. Flaşör. İşaret lambası. Çakar söner ışık. İşaret lambası (aut.). At gözlüğü. Flaş lambası. Sinyal ışığı. Atın göz siperi. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı).

Levitates : Havaya kaldırmak. Beyin gücü ile havaya yükselmek. Havaya kalkmak. Rüyada havaya yükselmek.

Falter : Titrek bir sesle konuşmak. Azalmak. Tereddüd etmek. Sersem sersem yürümek. Yalpalamak. Sendelemek. Titremek (ses). Düşmek.

Hovers synonyms : plaster over, beplaster, plank over, duty period, mound over, work shift, plaster, lag, enwrap, mulch, demurring, halt, pall, dawdles, become loose, dust, hover, brush, bank, baulks, apply, spray, aluminize, surface, balk, dangle, falters, steel, demur, dawdle, work time, felt, daub.

Hovers zıt anlamlı kelimeler, Hovers kelime anlamı

Uncover : Ortaya çıkarmak. Açmak. Deşifre etmek. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Su yüzüne çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Kapağını açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Ortaya çıkmasını sağlamak. Şapka çıkarmak.

Unmask : Foyasını çıkarmak. Maskesini çıkarmak. Foyasını meydana çıkarmak. Foyasını ortaya çıkarmak. Maskesi düşmek. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Gerçek yüzünü görmek. Maskesini çıkartmak. Açmak. Maskesini indirmek.

Time off : Mesai dışı saatler. Çalışılmayan saatler.