Levitates türkçesi Levitates nedir

  • Havaya kaldırmak.
  • Beyin gücü ile havaya yükselmek.
  • Havada durmak.
  • Rüyada havaya yükselmek.
  • Havaya kalkmak.

Levitates ingilizcede ne demek, Levitates nerede nasıl kullanılır?

Levitate : Havaya kaldırmak. Rüyada havaya yükselmek. Havada durmak. Beyin gücü ile havaya yükselmek. Havaya kalkmak.

Levitated : Havaya kalkmak. Havada durmak. Rüyada havaya yükselmek. Havaya kaldırmak. Beyin gücü ile havaya yükselmek.

Levitating : Beyin gücü ile havaya yükselmek. Havada durmak. Havaya kalkmak. Havaya kaldırmak. Rüyada havaya yükselmek.

Levitation : Havada tutma. Havaya kaldırma. Havaya kalkma. Havaya yükseltme. Havaya yükselme.

Levitations : Havaya kalkma. Havada tutma. Havaya kaldırma. Havaya yükselme. Havaya yükseltme.

Levity : Düşüncesizlik. Hafiflik. Gülüşme. Patavatsızlık. Hoppalık. Sebatsızlık. Ciddiyetsizlik. Şakalaşma. Laubalilik.

Levitical : Levitikal yasası ile alakalı. Levi'nin kabilesinin. Levitesler'in. İncil'de levitucus'un kitabı ile alakalı. Rahibin. Levililer kitabına ait.

Leviticus : Eski ahit'in üçüncü kitabı. Eski ahit'in üçüncü kitabı (levitical kuralları ve ritüelleri içeren).

Magnetic levitation : Manyetik kaldırma.

Levities : Hafiflik. Sebatsızlık. Düşüncesizlik. Ciddiyetsizlik. Laubalilik. Gülüşme. Patavatsızlık. Şakalaşma. Hoppalık.

 

İngilizce Levitates Türkçe anlamı, Levitates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Levitates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rise : Kabarmak. Havalanmak. Ayağa kalkmak. Görünmek. Kalkmak. Doğmak. Yükseltmek. Doğmak (güneş). Ayyuka çıkmak. Zam.

Poises : Birşeyi belirli bir şekilde tutmak. Asılı durmak. Dik tutmak (baş). Dengelenmek. Dengede tutmak. Hareketsiz tutmak. Kaldırmak (baş). Kaldırmak. Hareketsiz durmak.

Poise : Hareketsiz tutmak. Dengesiz biçimde yerleştirmek. Dengelemek. Kaldırmak. Dik tutmak (baş). Asılı durmak. Hareketsiz durmak. Özgüven. İliştirmek. Kaldırmak (baş).

Lift : Asansör. Çıkmak. Yükseltmek. İner-çıkar. Topraktan çıkarmak. Yukarı kaldırmak. Germek. Yürütmek. Havalanmak.

Institution : Kurum. Atama. Yerleşmiş gelenek. Tımarhane. Tesis etme. Enstitü. Kurma. Tanınan kimse. Hapishane. Belirli düşüncelerin, davranış kalıplarının, bireyler arasındaki ilişkilerin ve karşılıklı görevlerin oluşturduğu, kökü birtakım törelere dayalı toplumsal örgenleşme (örneğin: din, aile vb.).

Hovers : Havada bir yerin üzerinde durmak. Bekleyip durmak. Etrafında gezinmek. Civciv yuvası. Üstünde uçmak. Sallanmak. Duraksamak. Havada belli bir noktada durmak. Tereddüt etmek.

Throw up : İstifrağ etmek. Durdurmak. Elinden atmak. Aceleyle inşa etmek. Kusarak çıkarmak. Yukarı atmak. Kusmak. Vazgeçmek. Kaldırıvermek (penceye vb).

Arise : Görünmek. Doğmak. Doğrulmak. Zuhur etmek. Kaynaklanmak. Ayağa kalkmak. Ortaya çıkmak. Oluşmak. Kalkmak. Husule gelmek.

Upraised : Yukarıya kaldırmak. Kaldırmak.

 

Levitates synonyms : levitated, hover, poising, come up, put up, move up, levitate, uprise, upraises, go up, levitating, upraising, upraise, hold up.

Levitates zıt anlamlı kelimeler, Levitates kelime anlamı

Fall : Dalmak. Dağılmak. Gece çökmek. Yenilmek. Çökmek. İnmek. Yatağa düşmek. Dökülmek. Rastlamak. Azalma.

Lower : Karartmak. Surat asmak. Düşürmek. Alçaltmak. Eder indirimi. Somurtmak. Kırmak (gurur). Alt. Aşağılamak. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim.