Throw up türkçesi Throw up nedir
- Ayrılmak.
- Aceleyle inşaa etmek.
- Aceleyle inşa etmek.
- Havaya kaldırmak.
- Vazgeçmek.
- Elinden atmak.
- Bırakmak.
- Yukarı atmak.
- Kusarak çıkarmak.
- İstifra etmek.
- Kusmak.
- Yetiştirmek.
- Kaldırıvermek (penceye vb).
- Durdurmak.
- İstifrağ etmek.
Throw up ile ilgili cümleler
English: It makes me want to throw up.
Turkish: Bu beni iğrendiriyor.
English: Ali says he feels like he might throw up.
Turkish: Ali kusacak gibi hissettiğini söylüyor.
English: I feel very sick. I want to throw up.
Turkish: Midem bulanıyor. Kusmak istiyorum.
English: I think I'm going to throw up.
Turkish: Sanırım kusacağım.
English: I feel like I might throw up.
Turkish: Kusabilecek gibi hissediyorum.
Throw up ingilizcede ne demek, Throw up nerede nasıl kullanılır?
Throw : Atmak. Dikey atım. Bir kırıkta, tavan ve taban kanatları arasındaki düşey yer değiştirme (kayma ölçüsü). Yere atmak (güreşçi veya at). Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Kaçırmak. Örtü. Atma. Uzaklık. Fırlatma.
Throw up a job : İstifa etmek. İşini bırakmak.
Throw up the sponge : Pes etmek. Pes demek. Havlu atmak. Yenilgiyi kabullenmek.
Throw upon : Atılmak.
Throw a banquet : Ziyafet vermek.
İngilizce Throw up Türkçe anlamı, Throw up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Throw up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pukes : Kusma. Çıkartmak. Kusmuk. Aşağılık kimse. Kusturmak.
Put up : Reçelini yapmak. Kalmak. Çıkarmak. Vermek. Önceden ayarlamak. Açmak (şemsiye). Yiyeceği korumak. Adaylığını koymak. Bahis oynamak.
Abjures : Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Yeminle vazgeçmek. Yemin ederek reddetmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Tövbe etmek. Yemin ederek vazgeçmek. Dönmek (dininden). İnkar etmek. Feragat etmek.
Cultivate : İşlemek. İlerletmek. Kendini adamak. Geliştirmek. Dostluğunu ilerletmek. Dostluğunu kazanmak. Kazanmaya çalışmak. Beslemek. Ekip biçmek.
Abandon : El etek çekmek. Çıkıp gitmek. Başlı-başına koymak. Taşkınlık. Kesmek. Koyup gitmek. Viran hale getirmek. Boşlamak.
Back : Ayak arkası. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Geçmişe. Geriye. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Ciro etmek. Alt tahta. Ters. Arka. Önce.
Levitate : Beyin gücü ile havaya yükselmek. Havaya kalkmak. Havada durmak. Rüyada havaya yükselmek.
Levitated : Havada durmak. Havaya kalkmak. Rüyada havaya yükselmek. Beyin gücü ile havaya yükselmek.
Abdicates : Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). İstifa etmek. El çekmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Tahttan çekilmek. Çekilmek.
Allowing : Ayırmak. İzin verilen. Düşünmek. Vermek. İmkan vermek. İtiraf etmek. Fikrinde olmak. Göz önüne almak. Hesaba katmak.
Throw up synonyms : back down, vomit, chuck up, baulks, abdicating, barf, aborting, spuing, disgorge, honked, disciplines, blocks, cast up, aborts, abort, be separated, apostatise, bow out of, abnegate, upthrow, coached, chuck, coaches, cultivates, belch forth, arrests, boke, break up, abolishes, levitates, boff, puking, boffs.

Bu kısımda Throw up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Throw up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Throw up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Throw up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.