Throw a banquet türkçesi Throw a banquet nedir

Throw a banquet ingilizcede ne demek, Throw a banquet nerede nasıl kullanılır?

Throw : Düşürme. Şal. Fırlatma. Atmak. Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Yer tabakasındaki çatlak. Yöneltmek. Çevirmek (sözü veya bakışı birine). Bir kırıkta, tavan ve taban kanatları arasındaki düşey yer değiştirme (kayma ölçüsü). Uzaklık.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Miktar belirtir. Pek iyi. (herhangi) bir.

Banquet : Resmi yemek. Ziyafete katılmak. Ziyafet vermek. Banket. Yemek vermek. Şölen. Yemeğe katılmak. Resmi ziyafet. Ziyafet.

Throw a fight : Maçı satmak. Maçı bilerek kaybetmek.

Throw a firebomb : Molotof kokteyli fırlatmak. Bir patlayıcı madde fırlatmak. Yangın bombası fırlatmak.

Throw a spanner in the works : Tekere çomak sokmak. Çarkına etmek. İçine etmek. Pişmiş aşa su katmak. İşlerin içine ingiliz anahratı atmak. İşin içine etmek. İşi bozmak. İşleri kösteklemek. Faaliyetin durmasına sebep olmak. Taş koymak.

Throw a fit : Öfkelenmek. Çılgına dönmek. Kriz geçirmek. Çok öfkelenmek. Tepesi atmak. Canı sıkılmak. Sinirlenmek. Nöbeti tutmak. Aşırı sinirlenmek. Çileden çıkmak.

 

Throw a hand grenade : El bombası fırlatmış. Küçük bir patlayıcı madde atan.

Throw a party : Parti yapmak. Davet vermek. Parti düzenlemek. Parti vermek.

Throw a monkey wrench into something : Birşeyin içerisine ingiliz anahtarı atmak. Birşeyin bozulmasına sebep olmak.

İngilizce Throw a banquet Türkçe anlamı, Throw a banquet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throw a banquet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dined : Yemeğe davet etmek. Yemek vermek. Yemek yemek. Akşam yemeği yemek. Akşam yemeğini yemek. Akşam yemeği vermek. Günün esas yemeğini yemek. Ağırlamak.

Banqueted : Yemeğe katılmak. Banket. Şölen. Yemek vermek. Ziyafete katılmak. Resmi yemek. Resmi ziyafet. Ziyafet.

Feted : Çit. Ağırlamak. Şenlik. Ziyafet. Eğlence. Bayram. Kutlamak. Piknik. Yortu.

Dine : Akşam yemeği yemek. Yemek yemek. Günün esas yemeğini yemek. Akşam yemeği vermek. Yemeğe davet etmek. Yemek vermek. Akşam yemeğini yemek. Ağırlamak.

Feast : Ağırlamak. İyi beslemek. Bayram. Haz almak. Zevk almak. Bayram yapmak. Doya doya yapmak. Şölen. Yiyip içmek. Tadını çıkarmak.

Feasted : Ziyafette yiyip içmek. Ağırlamak. Ziyafet çekmek. Tadını çıkarmak. Çok yemek yemek. Zevk almak. Haz almak. Bayram. Doya doya yapmak. Şölen.

Banqueting : Yemek vermek. Ziyafete katılma. Yemeğe katılmak. Yemek daveti verme. Ziyafete katılmak. Ziyafet verme. Yemeğe katılma.

Feting : Eğlence. Yortu. Çit. Piknik. Bayram. Kutlamak. Ağırlamak. Ziyafet. Şenlik.

Fetes : Yortu. Çit. Ağırlamak. Ziyafet. Eğlence. Bayram. Kutlamak. Piknik. Şenlik.

Throw a banquet synonyms : give a feast, banquets, feasts, fete, junket, banquet.