Abjures türkçesi Abjures nedir

  • Yemin ederek reddetmek.
  • Yeminle vazgeçmek.
  • Vazgeçtigine dair yemin etmek.
  • Feragat etmek.
  • Yemin ederek vazgeçmek.
  • Vazgeçtiğine dair yemin etmek.
  • Vazgeçmek.
  • İnkar etmek.
  • Tövbe etmek.
  • Dönmek (dininden).

Abjures ingilizcede ne demek, Abjures nerede nasıl kullanılır?

Abjure a claim : İddaadan vazgeçme.

Abjure : Yeminle vazgeçmek. Yemin edip bırakmak. El çekmek. Dönmek (dininden). Yüz döndürmek. Terk etmek. Yemin ederek reddetmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Feragat etmek. İnkar etmek.

Abjured : Feragat etmek. Yemin ederek reddetmek. Tövbe etmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Dönmek (dininden). Yeminle vazgeçmek. İnkar etmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Vazgeçmek. Yemin ederek vazgeçmek.

Abjurement : Tövbe etme. Yeminle vazgeçme. Dininden dönme. Feragat etme.

Abjurer : İnkar eden. Tövbe eden kimse. Yeminle vazgeçen. Vazgeçen kimse. Dininden dönen. Bir yoldan ayrılan. Tövbe eden. Reddeden kimse.

Abjurations : Yeminle vazgeçme. Feragat etme. Dünyevi yaşamdan çıkıp ruhani hayata geçme yemini. Tövbe etme. Feragat. Çekilme. Vazgeçme. İrtidat. Dinden çıkma.

Abjudicate : Hükmü reddetmek (hukuk terimi). Mahkeme kararıyla reddetmek. Mahkeme kararını redetmek. Mahkeme kararına karşı çıkmak.

Abjuration : İrtidat. Boyun kaçırma. Yeminle vazgeçme. Vazgeçme. Dönme. Çekilme. İmtina etme. Feragat etme. Dinden çıkma. Yüz döndürme.

 

Abjuring : Yeminle vazgeçme. Tövbe etme. Dönmek (dininden). Vazgeçtigine dair yemin etmek. Yeminle vazgeçmek. Tövbe etmek. Dininden dönme.

Abjurers : Vazgeçen kimse. Dininden dönen. Tövbe eden. Bir yoldan ayrılan. Yeminle vazgeçen. Tövbe eden kimse. İnkar eden. Reddeden kimse.

İngilizce Abjures Türkçe anlamı, Abjures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abjures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forswearing : Yeminle inkar etmek. Yeminli olarak itiraz etmek. Yemin etmek. Bırakmak için yemin etmek. Yeminli olarak inkar etmek.

Abdicates : Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Bırakmak. Tacını ve tahtını terketmek. İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını). El çekmek. Çekilmek. Tahttan çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan).

Individual : Kişi. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Tekil. Başlıbaşına. Şahsi. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Birbirinden ayrı. Kimse. Zat.

Repudiate : Benimsememek. Ödememek. Tanımamak. Kabul etmemek. Reddetmek. Geri çevirmek. Borçlarını tanımamak. Boşamak.

Demised : Devretme. Bırakma. Devir. Bırakmak. Vasiyetle devretmek. Ölüm. Vefat etmek. Vefat. İntikal.

Desists : Çekilmek. Ayrılmak. -den kendini almak. Fariğ olmak. Bırakmak. Sarfınazar etmek.

Renounce : Başka renk kağıt oynamak. Reddetmek. Terketmek. Bırakmak. Vazgeçmek (bir iddiadan). Vazgeçmek (bir imtiyazdan). Tanımamak. Feragat etmek (bir haktan).

 

Cedes : Terketmek. Fariğ olmak. Teslim etmek. Göçermek. Devretmek. Vermek. Bırakmak. Terk etmek.

Cede : Bırakmak. Terketmek. Göçermek. Fariğ olmak. Vermek. Terk etmek. Devretmek. Teslim etmek.

Abnegate : Feda etmek. Reddetmek. Yadsımak. Ülkeden ayrılmak. Tanımamak. Kaçmak (sorumluluktan).

Abjures synonyms : somebody, abandon hope, mortal, someone, back, denies, abjuring, disallow, demising, back down, person, abnegates, abjured, denying, abdicated, foreswearing, abnegated, disallowed, abdicating, foreswear, repent, abnegating, abjure, repented, disallowing, demise, foresworn, deny, recant, resile, swear off, desist, forswear.