Throw upon türkçesi Throw upon nedir

Throw upon ingilizcede ne demek, Throw upon nerede nasıl kullanılır?

Throw : Fırlatma. Yere atmak (güreşçi veya at). Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Dikey atım. Yöneltmek. Atmak. Şal. Atış. Bir kırıkta, tavan ve taban kanatları arasındaki düşey yer değiştirme (kayma ölçüsü). Yer tabakasındaki çatlak.

Upon : İle. Üzerine. Göre. Üstünde. Üzerinde.

Throw a banquet : Ziyafet vermek.

Throw a fight : Maçı satmak. Maçı bilerek kaybetmek.

Throw a firebomb : Bir patlayıcı madde fırlatmak. Molotof kokteyli fırlatmak. Yangın bombası fırlatmak.

Throw a fit : Nöbeti tutmak. Kriz geçirmek. Çılgına dönmek. Tepesi atmak. Öfkelenmek. Çileden çıkmak. Aşırı sinirlenmek. Canı sıkılmak. Sinirlenmek. Çok öfkelenmek.

İngilizce Throw upon Türkçe anlamı, Throw upon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throw upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dart : Cirit. Vın diye geçip gitmek. Klasik balenin yedi dans hareketinden biri olan ileriye fırlama. Fırlamak. Sıçramak. Fırlatmak. Çıkıvermek. Fırlama. Atmak.

Dash : Savrulmak. Vurmak. Parçalamak. Karalamak. Darbe. Fırlatmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Cesaretini kırmak. Hızla ilerlemek.

 

Adventuring : Vurgunculuk. Sefer. Risk. Serüven. Avantür. Tehlikeye atmak. Macera. Yeltenmek. Tehlikeli iş.

Burst : Ortaya çıkmak. Kağıt ayırmak. Fışkırmak. Patlamak. Aniden açmak. İnfilak etmek. Yarılmak. Patlak vermek.

Bursts : Patlak vermek. Yarılmak. Patlamak. Had safhaya gelmek. Ortaya çıkmak. Aniden açmak. Boşanmak (gözyaşı). Fırlamak. Fışkırmak.

Break in on : Kesmek.

Adventured : Vurgunculuk. Macera. Riske atmak. Serüven. Tehlikeye atmak. Risk. Avantür. Yeltenmek. Sefer.

Be dismissed : Azledildi. Görevden çıkarılmak. Görevden alınmak. İlişiği kesilmek. Kovuldu. İşinden çıkarılmak. Görevine son verilmek. Azledilmek. Kovulmak. Salıverildi.

Adventure : Yeltenmek. Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe. Riske atmak. Vurgunculuk. Düşsel olayları konu alan masal türü. bk. halk serüveni, kişisel serüven, hayvan serüveni, öykülü serüven, krş. halk masalı, halk sagası. Avantür. Macera. Sefer. Örge. Tehlikeye atmak.

Bounce : Sepetlemek. Sıçratmak. Dalmak. Sektirmek. İşten çıkarmak. Karşılıksız çıkmak (çek). Geri dönme. Girivermek. Sıçramak.

Throw upon synonyms : begin singing, adventures, dashes, begin, court, darted.