Adventuring türkçesi Adventuring nedir

Adventuring ingilizcede ne demek, Adventuring nerede nasıl kullanılır?

Adventurism : Serüvencilik. Maceraperestlik.

Adventure : Tehlikeye atmak. Atılmak. Vurgunculuk. Tehlikeli iş. Örge. Macera. Sefer. Düşsel olayları konu alan masal türü. bk. halk serüveni, kişisel serüven, hayvan serüveni, öykülü serüven, krş. halk masalı, halk sagası. Riske atmak. Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe.

Adventure ballad : Serüven baladı. Toplumla doğrudan doğruya ilgili olmayan acıklı bir serüveni anlatan balad. bk. tarihsel balad.

Adventure film : Serüven filmi. Kişilerinin tehlikelerle dolu, serüvenli bir yaşam sürdükleri; soluk kesici olaylar, kahramanca davranışlarla dolu olan, hızlı dizemli filmler için kullanılan genel terim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Adventure oneself : Cesaret etmek. Tehlikeyi göze almak.

Adventurers : Maceraperest. Serüvenci. Vurguncu. Maceraperestler. Spekülatör. Dolandırıcı.

Adventuresome : Cesur. Gözü pek. Atılgan. Atak. Gözüpek.

Adventuress : Spekülatör kadın. Serüvenci kadın. Dolandırıcı kadın. Maceraperest kadın.

 

Adventurer : Vurguncu. Serüvenci. Maceraperest kişi. Maceraperest. Dolandırıcı. Dalavereci. Maceracı. Spekülatör. Maceraperest kimse.

Adventure story : Macera hikayesi. Macera romanı.

İngilizce Adventuring Türkçe anlamı, Adventuring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adventuring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Escapades : Aptalca hareket. Sergüzeşt. Hoppalık. Kaçamak. Haylazlık. Çılgınlık. Yaramazlık.

Flirtation : Kur yapma. Aşıktaşlık. Flört etme. Flört. Şuhluk. Kur.

Try : Deneyimlemek. -e soyunmak. Sinirlerini bozmak. Atış hakkı (ragbi). Uğraşmak. Kalkışma. Deneme. Sıkmak. Kızdırmak. (bir işe) soyunmak.

Have a stake in : Çıkarı olmak. (şirkette vb.) payı olmak. Menfaati olmak.

Dart : Vın diye geçip gitmek. Fırlamak. Cirit. Klasik balenin yedi dans hareketinden biri olan ileriye fırlama. Atmak. Çıkıvermek. Fırlama. Çıkarıvermek. Ok gibi fırlamak. Fırlatmak.

Gest : Kazanç. Jest. Yaşanan iyi bir şey. Eylem veya başarı. Romantik nesir. Romans yazısı. Macera hikayeleri. Dinsel, büyüsel ve törensel işlemlerde, oyunlarda, yeminlerde, efsanelerin canlandırılmasında simgesel ya da benzetmeye dayalı el, kol, gövde hareketi.

Chance : Şans eseri olmak. Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum. Şans eseri olan. Olasılık. Rastlantı sonucu oluşmak. Planlanmamış. Rastlantı. İhtimal. Rastlantısal.

Usury : Tefecilik. Faizcilik. Murabahacılık. Yasal sınırı üstünde aşırı kertede ürem alma. Tefeci. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Murabaha. Aşırı faiz. Faiz.

 

Gambled : Kumar oynamak. Rizikolu iş. Oynamak. Kumar. Spekülasyon yapmak. Riskli girişim.

Adventuring synonyms : goldstone, adventured, escapade, monopoly, flirtations, compromising, military expedition, gambling, exploits, quartz, presume, attempts, adventures, jeopardize, gallantries, burst, jeopardise, dare, hazarding, move to, rashness, peril, headways, court, bursts, jeopardising, imperil, imperils, gallantry, touch and go, begin singing, danger, jeopardises.